Onlar, gözleri beni anmaktan perdeli olan ve dinleyecek güçleri de olmayan kimselerdi.— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Onların gözleri öğütlerime/uyarılarıma karşı örtülü ve kulakları da duymuyordu.— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Ve, gözleri beni görmeye kapalı bulunan, kulak vermeye de tahammül edemez olan— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Dünyada gözlerinin önünde görmelerine mani olan perdeden dolayı Allah'ı zikretmekten kör olan kâfirler için Cehennem'i gösterdik. Kabul etmek kasdıyla Allah'ın ayetlerini dinlemeye güçleri de yoktu.— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
— Turkish - Turkish translationٱلَّذِينَ كَانَتۡ أَعۡيُنُهُمۡ فِي غِطَآءٍ عَن ذِكۡرِي وَكَانُواْ لَا يَسۡتَطِيعُونَ سَمۡعًاOnlar ki, beni hatirlatan âyetlerimden gözleri bir örtü içindeydi. Isitmeye de tahammül edemiyorlardi.
— Diyanet Isleri - Turkish translationٱلَّذِينَ كَانَتۡ أَعۡيُنُهُمۡ فِي غِطَآءٍ عَن ذِكۡرِي وَكَانُواْ لَا يَسۡتَطِيعُونَ سَمۡعًاGözleri bizim öğüdümüze karşı kapalı olan ve öfkelerinden onu dinlemeye tahammül edemeyen kafirlere o gün cehennemi öyle bir gösteririz ki!