Yeryüzünde olanların hepsini de. Sonra (ister ki) kendini kurtarsın.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Ve yeryüzünde bulunan herkesi (fidye olarak vermek ister) ki kendini kurtarabilsin.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
tüm ailesini ve yeryüzünde kim varsa, tek kendini kurtarsın.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Ve yeryüzünde bulunan insan, cin ve diğer herkesi feda etmek ister ki; bu fedakârlık onu Cehennem azabından esenlikte kılıp, kurtarsın.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
وَمَن فِي ٱلۡأَرۡضِ جَمِيعٗا ثُمَّ يُنجِيهِ

Ve yeryüzünde bulunanlarin hepsini ki, tek kendini kurtarabilsin.

— Turkish - Turkish translation
وَمَن فِي ٱلۡأَرۡضِ جَمِيعٗا ثُمَّ يُنجِيهِ

Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.

— Diyanet Isleri - Turkish translation