Kendi aralarında fısıldaşarak yola koyuldular.— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Diye gizlice konuşarak yola düştüler.— الترجمة التركية - شعبان بريتش
fısıldaşa fısıldaşa yola koyuldular.— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Birbiriyle kısık bir sesle konuşarak alelacele mahsullerinin yanına gittiler.— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
— Turkish - Turkish translationفَٱنطَلَقُواْ وَهُمۡ يَتَخَٰفَتُونَDerken firladilar, aralarinda fisildasiyorlardi.
— Diyanet Isleri - Turkish translationفَٱنطَلَقُواْ وَهُمۡ يَتَخَٰفَتُونَ"Bugün orada, hiçbir düşkün kimse yanımıza sokulmasın" diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.