Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Onu ve ailesini, o büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Kendisini ve ailesini büyük felâketten kurtardık. 
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Şüphesiz onu, ailesini ve onunla birlikte olan Mü'minleri kavminin eziyetinden ve kavminin kâfir olanlarına gönderilen büyük tufanda boğulmaktan kurtarmıştık.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
وَنَجَّيۡنَٰهُ وَأَهۡلَهُۥ مِنَ ٱلۡكَرۡبِ ٱلۡعَظِيمِ

Biz hem onu, hem ailesini o büyük sikintidan kurtardik.

— Turkish - Turkish translation
وَنَجَّيۡنَٰهُ وَأَهۡلَهُۥ مِنَ ٱلۡكَرۡبِ ٱلۡعَظِيمِ

Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

— Diyanet Isleri - Turkish translation