Bunun üzerine gizlice onların ilahlarına varıp; “Yemek yemiyor musunuz?” dedi.— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
İbrahim, onların ilahlarıyla baş başa kaldı. Yemez misiniz? dedi.— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Yavaşça putlarının yanına vardı. (Oraya konmuş yemekleri görünce:) Yemiyor musunuz? dedi.— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Allah'tan başka ibadet ettikleri ilahlarına küçümseyici bir ifadeyle; "Müşriklerin size hazırlayıp yapmış olduğu yemeklerden yemiyor musunuz?" dedi.— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
— Turkish - Turkish translationفَرَاغَ إِلَىٰٓ ءَالِهَتِهِمۡ فَقَالَ أَلَا تَأۡكُلُونَDerken bir kurnazlikla onlarin ilâhlarina vardi da, "Buyursaniza, yemez misiniz?" dedi.
— Diyanet Isleri - Turkish translationفَرَاغَ إِلَىٰٓ ءَالِهَتِهِمۡ فَقَالَ أَلَا تَأۡكُلُونَO da onların tanrılarına gizlice yönelip: "Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?" dedi.