Artık benimle onların aralarında hüküm ver ve beni ve benimle beraber olan mü'minleri kurtar."
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
"Batıl üzerine ısrar etmeleri sebebiyle benimle onların arasında sen hüküm ver. Kavmimden kâfir olanları helâk ettiğin şeyden beni ve beraberimdeki Mü'minleri kurtar."
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
فَٱفۡتَحۡ بَيۡنِي وَبَيۡنَهُمۡ فَتۡحٗا وَنَجِّنِي وَمَن مَّعِيَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

"Artik benimle onlarin arasinda sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar."

— Turkish - Turkish translation
فَٱفۡتَحۡ بَيۡنِي وَبَيۡنَهُمۡ فَتۡحٗا وَنَجِّنِي وَمَن مَّعِيَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

Nuh: "Rabbim! Milletim beni yalanladı. Benimle onların arasında Sen hüküm ver. Beni ve beraberimdeki inananları kurtar" dedi.

— Diyanet Isleri - Turkish translation