Biz de onu ve onunla birlikte olanları dopdolu o gemi içerisinde kurtardık.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Bunun üzerine biz, onu ve yanındakileri o yüklü/dolu gemide kurtuluşa erdirdik.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri, o dolu geminin içinde (taşıyarak) kurtardık.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Bunun üzerine biz onun duasına icabet ettik. İnsanlar ve hayvanlar ile dolu olan gemide, onu ve onunla beraber olan Mü'minleri kurtardık.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
فَأَنجَيۡنَٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِي ٱلۡفُلۡكِ ٱلۡمَشۡحُونِ

Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide tasiyarak kurtardik.

— Turkish - Turkish translation
فَأَنجَيۡنَٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِي ٱلۡفُلۡكِ ٱلۡمَشۡحُونِ

Bunun üzerine onu ve beraberinde bulunanları, dolu bir gemi içinde taşıyarak kurtardık.

— Diyanet Isleri - Turkish translation