Bizi o suçlulardan başkası saptırmadı.— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Bizi hep o günahkârlar saptırdı.— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Bizi ancak o günahkârlar saptırdı.— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
"Bizi hak yoldan saptıranlar Allah'ı bırakıp da bizi kendilerine ibadet etmeye davet eden o günahkârlardan başkası değildi."— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
— Turkish - Turkish translationوَمَآ أَضَلَّنَآ إِلَّا ٱلۡمُجۡرِمُونَ"Ve bizi hep o günahkarlar saptirdi."
— Diyanet Isleri - Turkish translationوَمَآ أَضَلَّنَآ إِلَّا ٱلۡمُجۡرِمُونَOrada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.