İşte o anda onlar; ne bir vasiyette bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
(O zaman) Ne bir vasiyet edebilirler, ne de ailelerine geri dönebilirler— الترجمة التركية - شعبان بريتش
İşte o anda onlar ne bir vasiyyette bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Bu korkunç ses, onları ansızın yakaladığı zaman birbirlerine herhangi bir vasiyette bulunmaya, evlerine ve ailelerine dönmeye güç yetiremezler. Bilâkis onlar, bu meşgaleleri ile uğraşırken öleceklerdir.— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
— Turkish - Turkish translationفَلَا يَسۡتَطِيعُونَ تَوۡصِيَةٗ وَلَآ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِمۡ يَرۡجِعُونَO zaman bir vasiyette bile bulunamazlar. Ailelerine de dönemezler.
— Diyanet Isleri - Turkish translationفَلَا يَسۡتَطِيعُونَ تَوۡصِيَةٗ وَلَآ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِمۡ يَرۡجِعُونَO zaman, artık ne vasiyet edebilirler ne de ailelerine dönebilirler.