Kafile (Mısır’dan) ayrılınca babaları (etrafındakilere) dedi ki: "Bana bunak demeyecekseniz, inanın ki Yusuf’un kokusunu alıyorum."
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Kafile yola çıktığında, babaları: Doğrusu ben Yusuf’un kokusunu alıyorum, dedi. (Bundan dolayı) beni de bunak sanmayın
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Kafile (Mısır'dan) ayrılınca, babaları (yanındakilere): Eğer bana bunamış demezseniz inanın ben Yusuf'un kokusunu alıyorum! dedi.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Kafile Mısır'dan yola çıkıp şehirden ayrılınca, Yakub -aleyhisselam- çocuklarına ve etrafındakilere dedi ki: "Beni cahillikle suçlamayacağınızı ve bu adam ne dediğini bilmeyen bir bunak demeyecekseniz inanın ki, ben Yusuf'un kokusunu alıyorum."
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
وَلَمَّا فَصَلَتِ ٱلۡعِيرُ قَالَ أَبُوهُمۡ إِنِّي لَأَجِدُ رِيحَ يُوسُفَۖ لَوۡلَآ أَن تُفَنِّدُونِ

Ne zaman ki, kafile (Misir'dan) ayrildi, öteden babalari dedi ki: "Eger bana bunak demezseniz, dogrusu ben Yusuf'un kokusunu aliyorum."

— Turkish - Turkish translation
وَلَمَّا فَصَلَتِ ٱلۡعِيرُ قَالَ أَبُوهُمۡ إِنِّي لَأَجِدُ رِيحَ يُوسُفَۖ لَوۡلَآ أَن تُفَنِّدُونِ

Kervan, memleketlerine dönmek üzere ayrıldığında, babaları: "Doğrusu ben Yusuf'un kokusunu duyuyorum; ne olur bana bunak demeyin" dedi.

— Diyanet Isleri - Turkish translation