Onlara ne gök ağladı, ne de yer! Onlar mühlet verilenler de olmadı.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Onlara ne gök ağladı, ne de yer! Hiç bekletilmediler.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Firavun ve kavminin suda boğulup helâk olmaları ile gök de yer de ağlamadı. Tevbe edinceye kadar kendilerine mühlet de verilmedi.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
فَمَا بَكَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلسَّمَآءُ وَٱلۡأَرۡضُ وَمَا كَانُواْ مُنظَرِينَ

Gök ve yer onlarin üzerine aglamadi. Onlara mühlet de verilmedi.

— Turkish - Turkish translation
فَمَا بَكَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلسَّمَآءُ وَٱلۡأَرۡضُ وَمَا كَانُواْ مُنظَرِينَ

Gök ve yer, onlar için gözyaşı dökmedi, onlar erteye bırakılmamışlardı.

— Diyanet Isleri - Turkish translation