O vakit onlar, onun (ateşin) etrafında oturmuşlardı.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Kenarında oturmuşlar.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar,
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Onlar ateşle dolu o çukurun kenarında oturmuşlardı.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
إِذۡ هُمۡ عَلَيۡهَا قُعُودٞ

Hani o atesin basina oturmuslar,

— Turkish - Turkish translation
إِذۡ هُمۡ عَلَيۡهَا قُعُودٞ

Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!

— Diyanet Isleri - Turkish translation