Çünkü onlar, bundan önce (arzularının hoşuna giden şeyler içinde) şımarmış kimselerdi.— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Çünkü onlar, bundan önce (haramlar içinde) şımarmış kimselerdi.— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Çünkü onlar bundan önce varlık içinde sefahete dalmışlardı.— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Şüphesiz ki onlar, bu azaba uğratılmadan önce dünyada bolluk içinde yaşıyorlardı. Onlar ancak arzularını önemsiyorlardı.— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
— Turkish - Turkish translationإِنَّهُمۡ كَانُواْ قَبۡلَ ذَٰلِكَ مُتۡرَفِينَÇünkü onlar bundan önce varlik içinde sefâhete dalmislardi.
— Diyanet Isleri - Turkish translationإِنَّهُمۡ كَانُواْ قَبۡلَ ذَٰلِكَ مُتۡرَفِينَÇünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı.