ترجمة معاني سورة المزّمّل باللغة التركية من كتاب الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
فريق مركز رواد الترجمة بالتعاون مع موقع دار الإسلام
الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
فريق مركز رواد الترجمة بالتعاون مع موقع دار الإسلام
آية رقم 1
ﭑﭒ
ﭓ
Ey örtüsüne bürünmüş olan!
آية رقم 2
ﭔﭕﭖﭗ
ﭘ
Gece kalk, ancak birazı dışında.
آية رقم 3
ﭙﭚﭛﭜﭝ
ﭞ
Yarısı kadar yahut ondan biraz eksilt.
آية رقم 4
ﭟﭠﭡﭢﭣﭤ
ﭥ
Yahut buna biraz ekle. Kur’an’ı ağır ağır, tane tane oku.
آية رقم 5
ﭦﭧﭨﭩﭪ
ﭫ
Doğrusu Biz, sana, taşıması ağır bir söz vahyedeceğiz.
آية رقم 6
Gerçekten, gece kalkışı etki bakımından daha kuvvetli ve okuma bakımından da daha sağlamdır.
آية رقم 7
ﭵﭶﭷﭸﭹﭺ
ﭻ
Gündüz ise senin için uzun bir uğraş vardır.
آية رقم 8
ﭼﭽﭾﭿﮀﮁ
ﮂ
Rabbinin ismini zikret ve her şeyden kendini çekerek yalnızca O'na yönel.
آية رقم 9
O, doğunun da batının da Rabbidir. O’ndan başka (hak) bir ilah da yoktur. Öyleyse O'nu vekil edin.
آية رقم 10
Onların söylediklerine katlan ve onlardan güzel bir şekilde ayrıl.
آية رقم 11
ﮕﮖﮗﮘﮙﮚ
ﮛ
Yalanlayan o nimet sahipleri ile beni başbaşa bırak ve onlara azıcık mühlet ver.
آية رقم 12
ﮜﮝﮞﮟ
ﮠ
Çünkü bizim yanımızda ağır bukağılar ve yakıcı bir ateş var.
آية رقم 13
ﮡﮢﮣﮤﮥ
ﮦ
Boğazı tıkayan bir yiyecek ve acı veren bir azap vardır!
آية رقم 14
O günde yer ve dağlar sarsılır, dağlar da yığılarak akıp dağılan kum gibi olur.
آية رقم 15
Biz, Firavun’a bir rasûl gönderdiğimiz gibi size de üzerinize şahit olacak bir rasûl gönderdik.
آية رقم 16
ﯝﯞﯟﯠﯡﯢ
ﯣ
Firavun, rasûle karşı çıktı. Biz de onu müthiş bir şekilde yakaladık.
آية رقم 17
Eğer küfredecek olursanız, çocukların saçlarını ağartan bir günde, siz kendinizi nasıl koruyacaksınız?
آية رقم 18
O günün dehşetiyle gökyüzü yarılacak, O'nun vaadi mutlaka yerine gelecektir.
آية رقم 19
Şüphesiz bunlar bir öğüttür. Kim dilerse Rabbine ulaştıran bir yol tutar.
آية رقم 20
Şüphesiz Rabbin biliyor ki, gerçekten sen gecenin üçte ikisinden daha azı ve (bazen) yarısı ve (bazen de) üçte biri kadar (namaz için) kalkıyorsun. Beraberinde bulunanlardan (ashâbından) bir topluluk da (böyle yapıyor). Geceyi ve gündüzü Allah takdir eder. O sizin, bunu sayamayacağınızı (buna güç yetiremeyeceğinizi) bildiği için sizi bağışladı. Öyleyse Kur’an’dan (bildiğiniz) kolayınıza geleni okuyun. İçinizden hasta olacakları, bir kısmınızın yeryüzünde dolaşıp Allah’ın rızkını arayacağını, diğerlerinin Allah yolunda savaşacağını da bilmektedir. Öyleyse ondan kolayınıza geleni okuyun, namazı ikame edin, zekâtı verin ve Allah’a güzel bir borç (ile borç) verin. Kendiniz için hayır olarak (dünyada) ne sunarsanız; onu Allah katında daha iyi, daha büyük bir mükâfat ile (karşılık verilmiş) bulursunuz. Allah’tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah; çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.
تقدم القراءة