ترجمة معاني سورة المزّمّل باللغة التركية من كتاب الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
مجموعة من العلماء
آية رقم 1
ﭑﭒ
ﭓ
Ey örtünüp bürünen (Rasûlüm)!
آية رقم 2
ﭔﭕﭖﭗ
ﭘ
Birazı hariç, geceleri kalk namaz kıl.
آية رقم 3
ﭙﭚﭛﭜﭝ
ﭞ
(Gecenin) yarısını (kıl). Yahut bunu biraz azalt
آية رقم 4
ﭟﭠﭡﭢﭣﭤ
ﭥ
ya da çoğalt ve Kur’an'ı tane tane oku.
آية رقم 5
ﭦﭧﭨﭩﭪ
ﭫ
Doğrusu biz sana (taşıması) ağır bir söz vahyedeceğiz.
آية رقم 6
Şüphesiz gece kalkışı, (kalp ve uzuvlar arasında) tam bir uyuma ve sağlam bir kıraata daha elverişlidir.
آية رقم 7
ﭵﭶﭷﭸﭹﭺ
ﭻ
Zira gündüz vakti, sana uzun bir meşguliyet var.
آية رقم 8
ﭼﭽﭾﭿﮀﮁ
ﮂ
Rabbinin adını an. Bütün varlığınla O’na yönel.
آية رقم 9
O, doğunun da batının da Rabbidir. O'ndan başka ilâh yoktur. Öyleyse yalnız O'nun himayesine sığın.
آية رقم 10
Onların (müşriklerin) söylediklerine katlan ve onlardan güzellikle ayrıl.
آية رقم 11
ﮕﮖﮗﮘﮙﮚ
ﮛ
Nimet içinde yüzen o yalancıları bana bırak ve onlara biraz mühlet ver.
آية رقم 12
ﮜﮝﮞﮟ
ﮠ
Hiç şüphesiz bizim nezdimizde (onlar için hazırlanmış) boyunduruklar, yakıcı bir ateş vardır.
آية رقم 13
ﮡﮢﮣﮤﮥ
ﮦ
Boğazdan geçmez bir yiyecek ve elem verici bir azap.
آية رقم 14
O gün (kıyamet günü) yeryüzü ve dağlar sarsılır, dağlar çöküntü ile akıp giden kum yığınına döner.
آية رقم 15
Nasıl Firavun’a bir elçi göndermiş idiysek doğrusu size de, hakkınızda şahitlik edecek bir peygamber gönderdik.
آية رقم 16
ﯝﯞﯟﯠﯡﯢ
ﯣ
Ama Firavun o peygambere karşı gelmiş, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde muaheze etmiştik.
آية رقم 17
Peki inkâr ederseniz, çocukları ak saçlı ihtiyarlara çevirecek o günden kendinizi nasıl koruyabileceksiniz?
آية رقم 18
Gökyüzü bile onunla (o günün dehşetiyle) yarılacaktır. Allah'ın vaadi mutlaka yerine gelir.
آية رقم 19
İşte bu (anlatılanlar), şüphesiz bir öğüttür. Artık kim dilerse Rabbine (varan) bir yol tutar.
آية رقم 20
(Rasûlüm!) Senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, (bazen) yarısını, (bazen de) üçte birini yatmadan (ibadetle) geçirdiğini ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun da (böyle yaptığını) Rabbin elbette biliyor. Gece ve gündüzü (içinde olup bitenleri iyiden iyiye) ölçüp biçen ancak Allah'tır. O sizin, bunu sayamayacağınızı bildiği için, sizi bağışladı. Artık, Kur’an'dan kolayınıza geleni okuyun. Allah bilmektedir ki, içinizde hastalar bulunacak, bir kısmınız Allah'ın lütfundan (rızık) aramak üzere yeryüzünde yol tepecekler, diğer bir kısmınız da Allah yolunda çarpışacaklardır. O halde Kur'an’dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah'a gönül hoşluğuyla ödünç verin. Kendiniz için önden (dünyada iken) ne iyilik hazırlarsanız Allah katında onu bulursunuz; hem de daha üstün ve mükâfatça daha büyük olmak üzere. Allah'tan mağfiret dileyin, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.
تقدم القراءة