ترجمة معاني سورة الحاقة باللغة التركية من كتاب الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
مجموعة من العلماء
آية رقم 1
ﮯ
ﮰ
Gerçekleşecek olan;
آية رقم 2
ﮱﯓ
ﯔ
(Evet) nedir o gerçekleşecek olan?
آية رقم 3
ﯕﯖﯗﯘ
ﯙ
Gerçekleşecek olanın (kıyametin) ne olduğunu sen nereden bileceksin?
آية رقم 4
ﯚﯛﯜﯝ
ﯞ
Semûd ve Ad kavimleri, kapılarını çalacak felâketi (kıyameti) yalan saymışlardı.
آية رقم 5
ﯟﯠﯡﯢ
ﯣ
Semûd'a gelince: Onlar pek zorlu (bir sarsıntı) ile helâk edildiler.
آية رقم 6
ﯤﯥﯦﯧﯨﯩ
ﯪ
Ad kavmi ise, uğultulu, kasıp kavuran bir fırtına ile mahvedildiler.
آية رقم 7
Allah onu, ardarda yedi gece, sekiz gün onların üzerine musallat etti. Öyle ki (eğer orada olsaydın), o kavmi, içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.
آية رقم 8
ﯼﯽﯾﯿﰀ
ﰁ
Şimdi sen, onlardan, orada kalmış herhangi bir şey görüyor musun?
آية رقم 9
ﭑﭒﭓﭔﭕﭖ
ﭗ
Firavun, ondan öncekiler ve altı üstüne getirilen beldeler halkı (Lût kavmi) hep o günahı (şirki) işlediler.
آية رقم 10
ﭘﭙﭚﭛﭜﭝ
ﭞ
Böylece Rablerinin peygamberlerine karşı geldiler, O da onları pek şiddetli bir şekilde yakalayıverdi.
آية رقم 11
Şüphesiz, su bastığı vakit sizi gemide biz taşıdık;
آية رقم 12
ﭧﭨﭩﭪﭫﭬ
ﭭ
onu sizin için bir ibret ve öğüt yapalım ve belleyici kulaklar onu bellesin diye.
آية رقم 13
ﭮﭯﭰﭱﭲﭳ
ﭴ
Artık Sûr'a bir defa üflendiği,
آية رقم 14
ﭵﭶﭷﭸﭹﭺ
ﭻ
yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine tek çarpışla çarpılıp darmadağın edildiği zaman,
آية رقم 15
ﭼﭽﭾ
ﭿ
işte o gün olacak olur (kıyamet kopar).
آية رقم 16
ﮀﮁﮂﮃﮄ
ﮅ
Gök de yarılır ve artık o gün o, çökmeye yüz tutar.
آية رقم 17
Melekler onun (göğün) etrafındadır. O gün Rabbinin arşını, bunların da üstünde sekiz (melek) yüklenir.
آية رقم 18
ﮑﮒﮓﮔﮕﮖ
ﮗ
(Ey insanlar!) O gün (hesap için) huzura alınırsınız; size ait hiçbir sır gizli kalmaz.
آية رقم 19
Kitabı sağ tarafından verilen: "Alın, kitabımı okuyun;
آية رقم 20
ﮢﮣﮤﮥﮦ
ﮧ
doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum," der.
آية رقم 21
ﮨﮩﮪﮫ
ﮬ
Hoşnut kalacağı bir hayat içindedir.
آية رقم 22
ﮭﮮﮯ
ﮰ
Artık yüce bir cennette
آية رقم 23
ﮱﯓ
ﯔ
o, meyveleri sarkmış,
آية رقم 24
(Onlara denir ki:) Geçmiş günlerde işlediklerinize (iyi amellerinize) karşılık, âfiyetle yiyin, için.
آية رقم 25
Kitabı sol tarafından verilene gelince, o: Keşke, der, bana kitabım verilmeseydi de,
آية رقم 26
ﯩﯪﯫﯬ
ﯭ
hesabımın ne olduğunu bilmeseydim!
آية رقم 27
ﯮﯯﯰ
ﯱ
Keşke onunla (ölümümle) her iş olup bitseydi!
آية رقم 28
ﯲﯳﯴﯵﯶ
ﯷ
Malım bana hiç fayda sağlamadı;
آية رقم 29
ﯸﯹﯺ
ﯻ
saltanatım da benden (koptu), yok olup gitti.
آية رقم 30
ﯼﯽ
ﯾ
Onu yakalayın da, (ellerini boynuna) bağlayın;
آية رقم 31
ﯿﰀﰁ
ﰂ
sonra alevli ateşe atın onu!
آية رقم 32
Sonra da onu yetmiş arşın uzunluğunda bir zincir içinde oraya sokun!
آية رقم 33
ﰋﰌﰍﰎﰏﰐ
ﰑ
Çünkü o, ulu Allah'a iman etmezdi,
آية رقم 34
ﰒﰓﰔﰕﰖ
ﰗ
Yoksulu doyurmaya teşvik etmezdi.
آية رقم 35
ﰘﰙﰚﰛﰜ
ﰝ
Bu sebeple, bugün burada onun candan bir dostu yoktur.
آية رقم 36
ﭑﭒﭓﭔﭕ
ﭖ
Kanlı irinden başka yiyeceği de yoktur.
آية رقم 37
ﭗﭘﭙﭚ
ﭛ
Ancak günahkârların yediği...
آية رقم 38
ﭜﭝﭞﭟ
ﭠ
Görebildikleriniz üzerine yemin ederim ki
آية رقم 39
ﭡﭢﭣ
ﭤ
ve göremedikleriniz.
آية رقم 40
ﭥﭦﭧﭨ
ﭩ
Hiç şüphesiz o (Kur'an), çok şerefli bir elçinin sözüdür.
آية رقم 41
Ve o, bir şair sözü değildir. Ne de az iman ediyorsunuz!
آية رقم 42
Bir kâhin sözü de değildir (o). Ne de az düşünüyorsunuz!
آية رقم 43
ﭻﭼﭽﭾ
ﭿ
(O), âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.
آية رقم 44
ﮀﮁﮂﮃﮄ
ﮅ
Eğer o (Muhammed) bize atfen bazı sözler uydurmuş olsaydı,
آية رقم 45
ﮆﮇﮈ
ﮉ
elbette onu kıskıvrak yakalardık.
آية رقم 46
ﮊﮋﮌﮍ
ﮎ
Sonra onun can damarını koparırdık (onu yaşatmazdık).
آية رقم 47
ﮏﮐﮑﮒﮓﮔ
ﮕ
Hiçbiriniz buna mâni de olamazdınız.
آية رقم 48
ﮖﮗﮘ
ﮙ
Doğrusu o (Kur'an), takvâ sahipleri için bir öğüttür.
آية رقم 49
ﮚﮛﮜﮝﮞ
ﮟ
İçinizde (onu) yalan sayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz.
آية رقم 50
ﮠﮡﮢﮣ
ﮤ
Muhakkak o, kâfirler için bir iç yarasıdır
آية رقم 51
ﮥﮦﮧ
ﮨ
ve o, gerçekten kat'î bilginin ta kendisidir.
آية رقم 52
ﮩﮪﮫﮬ
ﮭ
O halde,Yüce Rabbinin adını yüceltip noksanlıklardan tenzih et.
تقدم القراءة