ترجمة معاني سورة نوح باللغة التركية من كتاب الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
مجموعة من العلماء
آية رقم 1
Kendilerine yakıcı bir azap gelmeden önce kavmini uyar, diye Nuh'u kendi kavmine gönderdik.
آية رقم 2
ﮇﮈﮉﮊﮋﮌ
ﮍ
Nuh şöyle dedi: Ey kavmim! Şüpheniz olmasın ki, ben sizi, apaçık uyaran bir kimseyim.
آية رقم 3
ﮎﮏﮐﮑﮒ
ﮓ
«Allah’a kulluk edin; O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki,
آية رقم 4
Allah bir kısım günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vâdeye kadar tehir etsin (muahaze etmeden yaşatsın)» diyerek bilinmeli ki Allah’ın tayin ettiği vâde gelince, artık o ertelenmez. Keşke bilseydiniz!
آية رقم 5
(Sonra Nuh:) Rabbim! dedi, doğrusu ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim;
آية رقم 6
ﮱﯓﯔﯕﯖ
ﯗ
Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı.
آية رقم 7
Gerçekten de, (imana gelmeleri ve böylece) günahlarını bağışlaman için onları ne zaman davet ettiysem, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, (beni görmemek için) elbiselerine büründüler, ayak dirediler, kibirlendikçe kibirlendiler.
آية رقم 8
ﯧﯨﯩﯪ
ﯫ
Sonra, ben kendilerine haykırarak davette bulundum.
آية رقم 9
Sonra, onlarla hem açıktan açığa hem de gizli gizli konuştum.
آية رقم 10
ﯴﯵﯶﯷﯸﯹ
ﯺ
Dedim ki: Rabbinizden mağfiret dileyin; çünkü O çok bağışlayıcıdır.
آية رقم 11
ﭑﭒﭓﭔ
ﭕ
(Mağfiret dileyin ki,) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin,
آية رقم 12
Mallarınızı ve oğullarınızı çoğaltsın, size bahçeler ihsan etsin, sizin için ırmaklar akıtsın.
آية رقم 13
ﭠﭡﭢﭣﭤﭥ
ﭦ
Size ne oluyor ki, Allah'a büyüklüğü yakıştıramıyorsunuz?
آية رقم 14
ﭧﭨﭩ
ﭪ
Oysa, sizi türlü merhalelerden geçirerek O yaratmıştır.
آية رقم 15
Görmediniz mi, Allah yedi göğü birbiriyle ahenktar olarak nasıl yaratmış!
آية رقم 16
Onların içinde ayı bir nûr kılmış, güneşi de bir kandil kılmıştır.
آية رقم 17
ﭼﭽﭾﭿﮀ
ﮁ
Allah, sizi de yerden ot (bitirir) gibi bitirmiştir.
آية رقم 18
ﮂﮃﮄﮅﮆ
ﮇ
Sonra sizi yine oraya döndürecek ve sizi yeniden çıkaracaktır.
آية رقم 19
ﮈﮉﮊﮋﮌ
ﮍ
Allah, yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır.
آية رقم 20
ﮎﮏﮐﮑ
ﮒ
Onda geniş yollar edinip dolaşabilesiniz diye.
آية رقم 21
(Öğütlerinin fayda vermemesi üzerine) Nuh: Rabbim! dedi, doğrusu bunlar bana karşı geldiler de, malı ve çocuğu kendi ziyanını arttırmaktan başka işe yaramayan kimseye uydular.
آية رقم 22
ﮡﮢﮣ
ﮤ
Bunlar da, büyük hileler, büyük desiseler kurdular!
آية رقم 23
Ve dediler ki: Sakın ilâhlarınızı bırakmayın; hele Ved'den, Suvâ'dan, Yeğûs'tan, Ye'ûk'tan ve Nesr'den asla vazgeçmeyin!
آية رقم 24
(Böylece) onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar. (Rabbim!) Sen de bu zalimlerin ancak şaşkınlıklarını arttır!
آية رقم 25
Bunlar, günahları yüzünden suda boğuldular, ardından da ateşe sokuldular ve o zaman Allah'a karşı yardımcılar da bulamadılar.
آية رقم 26
Nuh: «Rabbim! dedi, yeryüzünde kâfirlerden hiç kimseyi bırakma!»
آية رقم 27
«Çünkü sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar; yalnız ahlâksız, nankör (insanlar) doğururlar (yetiştirirler).»
آية رقم 28
«Rabbim! Beni, ana-babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla, zalimlerin de ancak helâkini arttır.»
تقدم القراءة