ترجمة معاني سورة الإنسان باللغة التركية من كتاب الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
مجموعة من العلماء
آية رقم 1
İnsanın üzerinden, henüz kendisinin anılan bir şey olmadığı uzun bir süre geçmedi mi?
آية رقم 2
Gerçek şu ki, biz insanı katışık bir nutfeden (erkek ve kadının dölünden) yarattık; onu imtihan edelim diye, kendisini işitir ve görür kıldık.
آية رقم 3
Şüphesiz biz ona (doğru) yolu gösterdik. İster şükredici olsun ister nankör.
آية رقم 4
ﯻﯼﯽﯾﯿﰀ
ﰁ
Doğrusu biz, kâfirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırladık.
آية رقم 5
İyiler ise, kâfur katılmış bir kadehten (cennet şarabı) içerler.
آية رقم 6
(Bu,) Allah'ın has kullarının içtikleri ve akıttıkça akıttıkları bir pınardır.
آية رقم 7
O kullar, şiddeti her yere yayılmış olan bir günden korkarak verdikleri sözü yerine getirirler.
آية رقم 8
Onlar, kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler.
آية رقم 9
«Biz sizi Allah rızası için doyuruyoruz; sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz.»
آية رقم 10
«Biz, çetin ve belâlı bir günde Rabbimizden (O'nun azabına uğramaktan) korkarız» (derler).
آية رقم 11
İşte bu yüzden Allah onları o günün fenalığından esirger; (yüzlerine) parlaklık, (gönüllerine) sevinç verir.
آية رقم 12
ﮅﮆﮇﮈﮉ
ﮊ
Sabretmelerine karşılık onlara cenneti ve (cennetteki) ipekleri lütfeder.
آية رقم 13
Orada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar; ne yakıcı sıcak görülür orada, ne de dondurucu soğuk.
آية رقم 14
ﮗﮘﮙﮚﮛﮜ
ﮝ
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri, üzerlerine sarkar; kolayca koparılabiIen meyveler istifadelerine sunulur.
آية رقم 15
Yanlarında, gümüş kaplar ve billur kâselerle, (billur gibi) şeffaf kupalarla dolaşılır ki, sâkiler bunu (cennet şarabını)
آية رقم 16
ﮧﮨﮩﮪﮫ
ﮬ
gümüş beyazlığında ölçüsünce tayin ve takdir ederler.
آية رقم 17
ﮭﮮﮯﮰﮱﯓ
ﯔ
Onlara orada bir kâseden içirilir ki (bu şarabın) karışımında zencefil vardır.
آية رقم 18
ﯕﯖﯗﯘ
ﯙ
(Bu şarap) orada bir pınardandır ki adına Selsebîl denir.
آية رقم 19
O insanların etrafında öyle ölümsüz genç nedimler dolaşır ki, onları gördüğünde, etrafa saçılıp dağılmış inciler sanırsın.
آية رقم 20
Ne yana bakarsan bak, (yığınla) nimet ye ulu bir saltanat görürsün.
آية رقم 21
Üzerlerinde yeşil ipekten ince ve kalın elbiseler vardır; gümüş bilezikler takınmışlardır. Rableri onlara tertemiz bir içki içirir.
آية رقم 22
(Onlara şöyle denir:) Bu, sizin için bir mükâfattır. Sizin gayretiniz karşılığını bulmuştur.
آية رقم 23
ﰅﰆﰇﰈﰉﰊ
ﰋ
(Rasûlüm!) Kur'an'ı sana biz, evet biz indirdik.
آية رقم 24
Artık Rabbinin hükmüne (boyun eğip)sabret; onlardan hiçbir günahkâra, yahut hiçbir nanköre boyun eğme.
آية رقم 25
ﰖﰗﰘﰙﰚ
ﰛ
Sabah akşam Rabbinin ismini yâdet.
آية رقم 26
Gecenin bir kısmında O'na secde et; gecenin uzun bir bölümünde de O'nu tesbih et.
آية رقم 27
Şu insanlar, çarçabuk geçen dünyayı seviyorlar da önlerindeki çetin bir günü (ahireti) ihmal ediyorlar.
آية رقم 28
Onları biz yarattık; onların yaratılışını sapasağlam yaptık. Dilediğimizde (kendilerini yok eder) yerlerine benzerlerini getiririz.
آية رقم 29
Şüphesiz ki bu bir öğüttür. Artık dileyen Rabbine bir yol tutar.
آية رقم 30
Sizler ancak Rabbinizin dilemesi (izin vermesi) sayesinde (bir şeyi) dileyebilirsiniz. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.
آية رقم 31
O, dilediğini rahmetine dahil eder. Zalimlere gelince, onlar için elem verici bir azap hazırlamıştır.
تقدم القراءة