سورة العنكبوت

الترجمة التركية - شعبان بريتش

ترجمة معاني سورة العنكبوت باللغة التركية من كتاب الترجمة التركية - شعبان بريتش

شعبان بريتش

الترجمة التركية - شعبان بريتش

شعبان بريتش

آية رقم 1
Elif Lâm Mîm.
İman edip salih ameller işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz ve onları yapmakta oldukları amellerin en güzeli ile ödüllendireceğiz.
آية رقم 9
İman edenleri ve salih ameller işleyenleri elbette salih kimselerin arasına katacağız.
آية رقم 11
Allah, elbette iman edenleri biliyor ve elbette münafıkları da biliyor.
آية رقم 15
Nuh’u ve gemide bulunanları kurtardık; bunu insanlığa bir ayet/ibret kıldık.
Onlar Allah'ın ilk olarak nasıl (yoktan) yarattığını, sonra da onu tekrardan (ölümden sonra bir daha) yarattığını görmüyorlar mı? Bu, Allah için çok kolaydır.
Allah’ın ayetlerini ve O’nunla buluşmaya küfredenler, onlar benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır. İşte bunlar için çok acı bir azap vardır.
آية رقم 37
Ama onu yalanladılar, bunun üzerine onları korkunç bir sarsıntı yakaladı ve oldukları yerde diz üstü çöküp kaldılar.
Ad ve Semud kavimlerini (helak ettik). Onların meskenlerinden bu apaçık size belli olmuştur. Şeytan, onlara yaptıklarını güzel göstermiş ve onları (hak) yoldan alı koymuştur. Oysa onlar basiret sahibi kimselerdi.
Karun'u, Firavun’u ve Haman’ı (helak etti.) Musa, onlara apaçık delillerle gelmişti. Fakat yeryüzünde büyüklendiler. Onlar kaçıp kurtulamazlar. Onlardan her birini günahı sebebiyle yakaladık.
Senden acele azap istiyorlar. Eğer belirlenmiş bir süre olmasaydı elbette onlara hemen azap geliverirdi. Azap onlara haberleri olmadıkları bir sırada ansızın gelecektir.
آية رقم 54
Senden azabın acele gelmesini istiyorlar. Oysa, Cehennem kâfirleri çepeçevre kuşatacaktır.
آية رقم 59
Onlar, sabredenler ve yalnızca Rab’lerine tevekkül edenlerdir.
Eğer onlara: Gökleri ve yeri kim yarattı? Güneşe ve Ay'a kim boyun eğdirdi? diye sorsan, elbette: Allah! derler. De ki: O halde (iman etmekten) nasıl çevrilip döndürülüyorlar?
آية رقم 66
Kendilerine verdiklerimize nankörlük edip, dünyada geçinip gitsinler bakalım, yakında öğrenecekler.
Çevrelerinde insanlar kapılıp kaçırılırken, bizim (Mekke'yi) güvenilir, harem kıldığımızı görmüyorlar mı? Hâlâ, batıla ima edip, Allah’ın nimetlerine nankörlük mü edecekler?
Bizim uğrumuzda cihad edenler (var ya), biz mutlaka onları yollarımıza hidayet ederiz. Şüphesiz Allah, iyi kimselerle beraberdir.
تقدم القراءة