سورة القمر

الترجمة التركية - شعبان بريتش

ترجمة معاني سورة القمر باللغة التركية من كتاب الترجمة التركية - شعبان بريتش

شعبان بريتش

الترجمة التركية - شعبان بريتش

شعبان بريتش

Onlardan önce Nuh kavmi de yalanladı. Kulumuzu yalanladılar da mecnun (cinlenmiş) dediler. O (davetinden) alıkoymaya kalkışıldı.
آية رقم 10
O da: Ben yenik düştüm, bana yardım et, diye Rabbine dua etti.
آية رقم 11
Bunun üzerine biz de göğün kapılarını şiddetle boşanan sulara açtık.
آية رقم 13
Onu gözümüzün önünde akıp giden tahta ve mıhtan yapılmış (gemide) taşıdık.
آية رقم 14
Gözlerimizin önünde akıp gitti. Küfredilen (Nuh’a) bir mükâfat olarak.
آية رقم 17
Andolsun ki Kur’an’ı da okunması/düşünülmesi için kolaylaştırdık, öğüt alan var mı?
آية رقم 18
Âd da (Hud'u) yalanlamıştı. Benim azabım ve uyarılarım nasılmış?
آية رقم 20
Sanki kökünden sökülmüş hurma ağacının kökleri gibi insanları yerlerinden koparıp atıyordu.
آية رقم 22
Andolsun ki Kur’an’ı da okunması/düşünülmesi olması için kolaylaştırdık, öğüt alan var mı?
آية رقم 23
Semûd da o uyarıları yalanladılar.
آية رقم 29
Arkadaşlarını çağırdılar, o da elini uzatıp deveyi kesti.
آية رقم 31
Onların üstüne tek bir çığlık gönderdik. Hemen hayvan ağılına (çit olarak) konan kuru ot gibi oluverdiler.
آية رقم 32
Andolsun ki Kur’an’ı da okunması/düşünülmesi için kolaylaştırdık, öğüt alan var mı?
آية رقم 36
Lût, onları şiddetli azabımız hakkında uyarmıştı. Ama onlar, uyarıları şüphe ile karşıladılar.
Onlar Lut'un misafirlerine karşı kötülük yapmayı/elde etmeyi istediler. Biz de onların gözlerini silip kör ettik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).
آية رقم 40
Andolsun ki Kur’an’ı da okunması/düşünülmesi için kolaylaştırdık, öğüt alan var mı?
آية رقم 42
Bütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de onları üstün ve güçlü olanın yakalamasıyla yakalayıverdik.
آية رقم 45
Bu topluluk hezimete uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır.
آية رقم 46
Onlara asıl vadedilen kıyamettir. Kıyamet daha korkunç ve daha acıdır.
آية رقم 47
Şüphesiz günahkârlar sapıklık ve çılgın alev içindedirler.
تقدم القراءة