سورة الحجر

الترجمة التركية - شعبان بريتش

ترجمة معاني سورة الحجر باللغة التركية من كتاب الترجمة التركية - شعبان بريتش

شعبان بريتش

الترجمة التركية - شعبان بريتش

شعبان بريتش

آية رقم 3
Onları bırak! Yesinler, eğlensinler, beklentileri onları oyalasın. Nasıl olsa öğrenecekler.
آية رقم 12
İşte böylece biz onu, (yalanlamayı) suçluların (Mekke müşriklerinin) kalplerine sokarız.
آية رقم 13
Öncekilerin başına gelenler (onlara da gelecektir.) Onlar hala bu (peygambere) iman etmiyorlar.
آية رقم 18
Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da ardına açık (yakıcı) bir alev düşer.
آية رقم 20
Orda sizler için ve kendisine rızık vermekten sorumlu olmadığınız canlılar için geçimlikler kıldık.
Rüzgârları da (bulutlara yağmur )aşılayıcılar olarak gönderdik. Sonra gökten (buluttan) su indirdik de onunla sizleri suladık ve onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.
آية رقم 23
Şüphesiz biz, hem hayat veririz hem de öldürürüz. Varisler olanlar da bizleriz.
(İblis) dedi ki: Rabbim, beni azdırmana karşılık ben de yeryüzünde (günahları) onlara (günahları) süslü göstereceğim ve saptıracağım hepsini!
آية رقم 54
Bana ihtiyarlık gelmiş olduğu halde mi müjde veriyorsunuz? Beni ne ile müjdelemektesiniz?” dedi
آية رقم 60
(Fakat Lût'un) karısı müstesna; biz onun geri kalanlardan olmasını takdir ettik.
آية رقم 64
Sana hak olanı getirdik, şüphesiz biz doğru söyleyenleriz.
آية رقم 70
"Biz sana insanları misafir etmeni yasaklamadık mı?" dediler.
آية رقم 72
(Ey Muhammed!) Hayatına and olsun ki onlar sarhoşlukları içerisinde bocalayıp duruyorlar.
آية رقم 73
Güneşin doğuşuyla birlikte onları bir çığlık yakaladı.
آية رقم 74
Böylece (şehrin) üstünü altına getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
آية رقم 76
O (şehir, herkesin gelip geçtiği) bir yol üzerinde durmaktadır.
آية رقم 79
Her iki (şehir) de açık (gidip gelinen) bir yolun üzerindedir
آية رقم 80
Şüphesiz Hicr (Semud) halkı da peygamberleri yalanlamışlardı.
آية رقم 81
Onlara ayetlerimizi göndermiştik ama ondan yüz çevirmişlerdi.
آية رقم 83
Sabahladıklarında onları da bir çığlık yakalayıverdi.
آية رقم 90
Nitekim biz, (Kur'an'ı) kısımlara ayıranlara azabı indirmişizdir.
آية رقم 91
Onlar, Kur'ân'ı kısım kısım ayırdılar. (Bir kısmına sihir, bir kısmına yalan dediler)
آية رقم 92
92-93: Rabbine andolsun ki, onların hepsini yaptıklarından dolayı sorguya çekeceğiz.
آية رقم 93
92-93: Rabbine andolsun ki, onların hepsini yaptıklarından dolayı sorguya çekeceğiz.
تقدم القراءة