سورة الصافات

Turkish - Turkish translation

Turkish - Turkish translation kitabından التركية dilinde Saffet Suresi suresinin çevirisi

Turkish - Turkish translation

Verse 1

Saffet Suresi


Andolsun o saf baglayip duranlara.

Gerçekten biz dünya gögünü (o yakin gögü) bir zinetle, yildizlarla süsledik.
Verse 12

Fakat sen onlara sasiyorsun, ama onlar (seninle) egleniyorlar.
Verse 18

De ki: "Evet, hem de sizler çok asagilanmis olarak (dirileceksiniz)."

Çünkü O (sura üfürmek) zorlu bir kumandadan ibarettir ki, derhal onlarin gözleri açiliverir.

(Onlara): "Iste bu, sizin yalanlamakta oldugunuz (iyi ve kötüyü) ayirt etme günüdür" denir.

(22-23) Toplayin mahsere o zulmedenleri, eslerini ve Allah'tan baska taptiklari seyleri. Toplayin da götürün onlari sirata (cehennem köprüsüne) dogru.

(22-23) Toplayin mahsere o zulmedenleri, eslerini ve Allah'tan baska taptiklari seyleri. Toplayin da götürün onlari sirata (cehennem köprüsüne) dogru.
Verse 25

(Onlara): "Ne oldu sizlere de yardimlasmiyorsunuz?" (denilir.)

Ve: "Biz, hiçbir mecnun (deli) sair için ilâhlarimizi birakir miyiz?" diyorlardi.
Verse 42

(42-43) Meyveler (vardir), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir.
Verse 43

(42-43) Meyveler (vardir), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir.

(45-46) Içenlere lezzet veren, pinardan doldurulmus bembeyaz bir kadehle onlarin etrafinda dolasilir.
Verse 46

(45-46) Içenlere lezzet veren, pinardan doldurulmus bembeyaz bir kadehle onlarin etrafinda dolasilir.
Verse 48

Yanlarinda iri gözlü, bakislarini kocalarindan baskalarina çevirmeyen hanimlar vardir.
Verse 49

Sanki onlar örtülüp saklanmis yumurta gibidirler.

"Öldügümüz ve bir toprakla bir yigin kemik oldugumuz zaman biz hakikaten cezalanacak miyiz?"

Ona söyle der: "Allah'a yemin ederim ki, dogrusu sen az daha beni helak edecektin."
Verse 58

(58-59) "Nasilmis bak. Biz ilk ölümümüzden baska bir daha ölmeyecek miymisiz? Biz azaba ugratilmayacak miymisiz?

(58-59) "Nasilmis bak. Biz ilk ölümümüzden baska bir daha ölmeyecek miymisiz? Biz azaba ugratilmayacak miymisiz?
Verse 63

Gerçekten biz onu zalimler için bir fitne (imtihan) yaptik.
Verse 72

Gerçekten biz onlara içlerinden uyarici peygamberler de gönderdik.

Andolsun ki Nuh bize seslenip dua etmisti de biz de ne güzel kabul etmistik.
Verse 78

Hem de sonradan gelenler içinde güzel bir namini biraktik.
Verse 88

(88-89) Derken yildizlara bir bakti da: "Ben gerçekten hastayim" dedi.
Verse 89

(88-89) Derken yildizlara bir bakti da: "Ben gerçekten hastayim" dedi.
Verse 90

O zaman arkalarini dönerek basindan kaçisiverdiler.

Derken bir kurnazlikla onlarin ilâhlarina vardi da, "Buyursaniza, yemez misiniz?" dedi.
Verse 92

(Cevap vermediklerini görünce de): "Neyiniz var da konusmuyorsunuz?" (dedi).
Verse 93

Nihayet bir yolunu bulup onlara kuvvetli bir darbe indirdi.
Verse 94

Bunun üzerine birbirlerine girerek ona yürüdüler.
Verse 95

Ibrahim dedi ki: "A, siz kendi yonttugunuz seylere mi tapiyorsunuz?"

Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de kendilerini daha alçak düsürdük.
Verse 101

Biz de kendisine yumusak huylu bir ogul müjdeledik.
Verse 103

Ne zaman ki ikisi de bu sekilde Allah'a teslim oldular, Ibrahim oglunu sakagi üzerine yatirdi.
Verse 108

Kendisine sonradan gelenler içinde iyi bir nâm biraktik.
Verse 110

Iste biz iyilik yapanlari böyle mükafatlandiririz.
Verse 112

Ona bir de salihlerden bir peygamber olmak üzere Ishak'i müjdeledik.
Verse 116

Hem yardim ettik onlara da, galip gelenler onlar oldular.
Verse 117

Hem kendilerine o belli kitabi (Tevrat'i) verdik.
Verse 124

(124-125-126) Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz misiniz? Yaratanlarin en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarinizin da Rabbi bulunan Allah'i birakip da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvariyorsunuz?" dedi.
Verse 125

(124-125-126) Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz misiniz? Yaratanlarin en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarinizin da Rabbi bulunan Allah'i birakip da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvariyorsunuz?" dedi.
Verse 126

(124-125-126) Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz misiniz? Yaratanlarin en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarinizin da Rabbi bulunan Allah'i birakip da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvariyorsunuz?" dedi.
Verse 127

Fakat onlar, onu yalanladilar. Bu yüzden onlar mutlaka (cehennemde) hazir bulundurulacaklardir.
Verse 135

Ancak geride kalip batanlar içinde kalan yasli bir kadin hariç.
Verse 137

(137-138) Ve siz elbette sabahleyin ve geceleyin onlara ugrar ve üzerlerinden geçersiniz. Hâlâ akil edip düsünmez misiniz?
Verse 138

(137-138) Ve siz elbette sabahleyin ve geceleyin onlara ugrar ve üzerlerinden geçersiniz. Hâlâ akil edip düsünmez misiniz?
Verse 141

(Oradakilerle) kur'a çekmis de kaydirilanlardan (yenilenlerden) olmustu.
Verse 142

Derken (denize atilmis ve) kendisini balik yutmustu. (Kendi nefsini) kiniyordu.
Verse 143

(143-144) Eger çok tesbih edenlerden olmasaydi, yeniden dirilecekleri güne kadar onun karninda kalirdi.

(143-144) Eger çok tesbih edenlerden olmasaydi, yeniden dirilecekleri güne kadar onun karninda kalirdi.
Verse 148

O zaman ona iman ettiler de biz onlari bir zamana kadar yasattik.
Verse 151

(151-152) Ha!.. Onlar, süphesiz uydurduklari iftiralarindan dolayi: "Allah dogurdu" derler. Hiç süphesiz onlar, yalancidirlar.
Verse 152

(151-152) Ha!.. Onlar, süphesiz uydurduklari iftiralarindan dolayi: "Allah dogurdu" derler. Hiç süphesiz onlar, yalancidirlar.

Onlar, Allah ile cinler arasinda bir neseb (hisimlik bagi) uydurdular. Oysa andolsun cinler bilirler ki, o yalancilar mutlaka cehenneme götürüleceklerdir.
Verse 159

Allah, onlarin yakistirdiklari vasiflardan münezzeh ve yücedir.
Verse 160

Fakat Allah'in ihlas ile seçilen kullari baska (onlar, Allah'i böyle sirk ile vasiflamazlar).
Verse 161

(161-162-163) Çünkü siz ve taptiklariniz, kendiliginden cehenneme saldiran kimseden baskasini, Allah'a karsi kandirip, saptiramazsiniz.
Verse 162

(161-162-163) Çünkü siz ve taptiklariniz, kendiliginden cehenneme saldiran kimseden baskasini, Allah'a karsi kandirip, saptiramazsiniz.
Verse 163

(161-162-163) Çünkü siz ve taptiklariniz, kendiliginden cehenneme saldiran kimseden baskasini, Allah'a karsi kandirip, saptiramazsiniz.

(164-165-166) (Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makami vardir. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler.
Verse 165

(164-165-166) (Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makami vardir. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler.
Verse 166

(164-165-166) (Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makami vardir. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler.
Verse 167

(167-168-169) (Müsrikler) söyle diyorlardi: "Eger yanimizda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydi, elbette biz de Allah'in ihlas ile seçilmis kullarindan olurduk."

(167-168-169) (Müsrikler) söyle diyorlardi: "Eger yanimizda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydi, elbette biz de Allah'in ihlas ile seçilmis kullarindan olurduk."
Verse 169

(167-168-169) (Müsrikler) söyle diyorlardi: "Eger yanimizda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydi, elbette biz de Allah'in ihlas ile seçilmis kullarindan olurduk."
Verse 171

(171-172-173) Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarimiz hakkinda su sözümüz geçmistir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardir ve elbette bizim ordularimiz mutlaka galip geleceklerdir."
Verse 172

(171-172-173) Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarimiz hakkinda su sözümüz geçmistir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardir ve elbette bizim ordularimiz mutlaka galip geleceklerdir."
Verse 173

(171-172-173) Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarimiz hakkinda su sözümüz geçmistir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardir ve elbette bizim ordularimiz mutlaka galip geleceklerdir."
Verse 175

Onlara (inecek azabi) gözetle.Yakinda onlar da göreceklerdir.
Verse 176

Ya simdi onlar, bizim azabimiza ugramakta acele mi ediyorlar?

Fakat (azabimiz) onlarin sahasina indigi zaman, (o aci sonuçla) uyarilanlarin sabahi ne kötüdür!
Verse 179

(Inecek azabi) gözetle! Yakinda onlar da göreceklerdir.

Senin güç ve kuvvet sahibi Rabbin, onlarin yakistirdiklari vasiflardan münezzeh ve yücedir.
Verse 181

Gönderilen bütün peygamberlere selam olsun.
تقدم القراءة