سورة الصافات

الترجمة التركية - شعبان بريتش

الترجمة التركية - شعبان بريتش kitabından التركية dilinde Saffet Suresi suresinin çevirisi

الترجمة التركية - شعبان بريتش

Verse 12
Belki sen buna hayret ediyorsun, onlar da alay ediyorlar.
Verse 32
Evet sizi saptırdık, çünkü biz de sapkın kimseler idik.
Verse 42
Meyveler (vardır) ve onlar ikrama layık olanlardır.
Verse 48
Yanlarında da, gözlerini sadece kendisine çevirmiş, güzel gözlü eşler.
İşte o zaman birbirlerine dönerek (dünyadaki hallerini) soracaklar:
Allah’a yemin ederim ki, sen neredeyse beni de helak edecektin! der.
Eğer Rabbimin nimeti olmasaydı, şimdi ben de (Cehennem'e) getirilenlerden olurdum, dedi.
Verse 65
Tomurcukları (ürünleri) sanki Şeytanlar'ın başları gibidir.
Verse 69
Onlar, babalarını, atalarını sapık kimseler olarak bulmuşlardı.
Andolsun ki, onlardan önce eski milletlerin çoğu dalalete düştü.
Şüphesiz Nuh bize seslenmişti de, doğrusu biz pek güzel icabet edenleriz!
Verse 87
Alemlerin Rabbi hakkında ne düşünüyorsunuz ki (O'na şirk koştunuz)?
Verse 94
Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.
Verse 95
İbrahim, onlara; (Ellerinizle) Yonttuğunuz şeylere mi ibadet ediyorsunuz? dedi.
Verse 96
Oysa sizi de yapmakta olduklarınızı da Allah yaratmıştır.
Verse 101
Biz de ona yumuşak huylu bir erkek çocuk müjdesi verdik.
Verse 103
Her ikisi de teslimiyet gösterip, İbrahim oğlunu alnı üzerine yatırdığı zaman...
Verse 107
Ona fidye/bedel olarak büyük bir kurbanlık (koç) vermiştik.
Verse 117
O ikisine açıkça anlaşılan kitabı vermiştik.
Verse 125
Yaratıcıların en iyisini bırakıp Ba’l (adlı puta) mi dua ediyorsunuz?
Verse 126
Sizin Rabbinizin de, daha önceki atalarınızın Rabbi de Allah’tır.
Verse 127
Onu yalanladılar, bundan dolayı gerçekten onlar, (azap için getirilip) hazır bulundurulacak olanlardır.
Verse 135
Sadece geride kalanlardan olan yaşlı bir kadın dışında.
Verse 137
Siz sabah vakti onların üstünden (yanından) muhakkak geçip gidiyorsunuz.
Verse 146
Onun üzerine de (geniş yapraklı) bir bal kabağı bitkisi bitirdik.
Verse 148
Ona iman ettiler, biz de onlara bir süreye kadar geçimlik verdik.
Verse 152
“Allah'ın erkek bir çocuğu oldu” diyorlar. Gerçekten onlar yalancıdırlar.
Verse 159
Allah, onların vasıflandırdıkları (sıfatlardan) münezzehtir.
Verse 162
Hiçbiriniz, (Allah'a karşı) başka kimseyi fitneye düşürüp yoldan çıkaramazsınız.
Verse 171
Andolsun ki, (peygamber) gönderilmiş kullarım için Bizim (onlara yardım) sözümüz geçmiştir.
Verse 175
Ve onlara (gelecek azabı) gözetleyedur. Onlar da yakında görecekler.
Verse 176
Azabımızı mı acele istiyorlar?
Fakat (azap) onların sahasına indiği zaman, uyarılıp korkutulanların sabahı pek de kötü olacak!
Verse 179
Ve onlara (gelecek azabı) gözetleyedur. Onlar da yakında görecekler.
İzzet/güç sahibi olan senin Rabbin, onların nitelendirmekte olduklarından münezzehtir.
تقدم القراءة