الترجمة التركية - شعبان بريتش kitabından التركية dilinde Nebe Suresi suresinin çevirisi
Verse 1
ﭑﭒ
ﭓ
Neyi soruşturup duruyorlar?
Verse 2
ﭔﭕﭖ
ﭗ
Büyük haberi mi?
Verse 3
ﭘﭙﭚﭛ
ﭜ
Onlar ki, hakkında ihtilaf ediyorlar.
Verse 4
ﭝﭞ
ﭟ
Hayır, yakında öğrenecekler.
Verse 5
ﭠﭡﭢ
ﭣ
Sonra, Hayır! Yakında öğrenecekler.
Verse 6
ﭤﭥﭦﭧ
ﭨ
Yeri bir döşek kılmadık mı?
Verse 7
ﭩﭪ
ﭫ
Dağları da birer kazık.
Verse 8
ﭬﭭ
ﭮ
Sizi de çift çift yarattık.
Verse 9
ﭯﭰﭱ
ﭲ
Uykunuzu dinlenme kıldık.
Verse 10
ﭳﭴﭵ
ﭶ
Geceyi örtü kıldık.
Verse 11
ﭷﭸﭹ
ﭺ
Gündüzü de geçimlik kıldık.
Verse 12
ﭻﭼﭽﭾ
ﭿ
Üstünüze de sapasağlam yedi kat bina ettik.
Verse 13
ﮀﮁﮂ
ﮃ
Işık saçan bir de lamba yarattık.
Verse 14
ﮄﮅﮆﮇﮈ
ﮉ
Ve o sıkıştıranlardan/bulutlardan şarıl şarıl bir su indirdik.
Verse 15
ﮊﮋﮌﮍ
ﮎ
Onunla taneler ve bitkiler çıkaralım diye.
Verse 16
ﮏﮐ
ﮑ
Ve birbirine girmiş sarmaş dolaş bahçeler...
Verse 17
ﮒﮓﮔﮕﮖ
ﮗ
Ayırım/fasl günü belirlenmiş bir vakittir.
Verse 18
ﮘﮙﮚﮛﮜﮝ
ﮞ
Sur’a üflendiği gün bölük bölük geleceksiniz.
Verse 19
ﮟﮠﮡﮢ
ﮣ
(O gün) gök açılıp, kapı kapı olmuştur.
Verse 20
ﮤﮥﮦﮧ
ﮨ
Dağlar yürütülüp, serap olmuştur.
Verse 21
ﮩﮪﮫﮬ
ﮭ
Cehennem de gözlemektedir.
Verse 22
ﮮﮯ
ﮰ
Azgınların varacağı sığınak,
Verse 23
ﮱﯓﯔ
ﯕ
Orada çağlar boyu kalacaklardır.
Verse 24
ﯖﯗﯘﯙﯚﯛ
ﯜ
Orada ne serinlik tadacaklar, ne de bir içecek.
Verse 25
ﯝﯞﯟ
ﯠ
Kaynar su ve irinden başka...
Verse 26
ﯡﯢ
ﯣ
Uygun bir ceza!
Verse 27
ﯤﯥﯦﯧﯨ
ﯩ
Çünkü onlar, hesabı ummuyorlardı.
Verse 28
ﯪﯫﯬ
ﯭ
Ayetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.
Verse 29
ﯮﯯﯰﯱ
ﯲ
Her şeyi bir kitapta sayıp yazmışızdır.
Verse 30
ﯳﯴﯵﯶﯷ
ﯸ
İşte, tadına bakın, size azaptan başka bir şey artırmayacağız.
Verse 31
ﭑﭒﭓ
ﭔ
Muttakiler için kurtuluş...
Verse 32
ﭕﭖ
ﭗ
Bahçeler ve bağlar,
Verse 33
ﭘﭙ
ﭚ
Göğüsleri olgun, yaşıt kızlar,
Verse 34
ﭛﭜ
ﭝ
Dolu dolu kadehler.
Verse 35
ﭞﭟﭠﭡﭢﭣ
ﭤ
Orada boş ve yalan söz işitmezler.
Verse 36
ﭥﭦﭧﭨﭩ
ﭪ
(Bunlar) Rabbinden bir karşılık, bol bir bağıştır.
Verse 37
(Bunlar) göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbindendir. O, Rahman'dır. Ona hitap etmeye güç yetiremezler.
Verse 38
Ruh/Cebrail ve meleklerin saf halinde durdukları gün, ancak Rahman’ın kendisine izin verdiği konuşabilir. O da doğruyu konuşur.
Verse 39
İşte bu, hak olan gündür. Dileyen Rabbine dönüş yolu tutar.
Verse 40
Biz, sizi yakın bir azap ile uyardık. Kişi o gün, elleri ile ne sunduğuna bakar. Kâfir olan da: "Keşke toprak olsaydım!" der.
تقدم القراءة