سورة المؤمنون

الترجمة التركية - شعبان بريتش

الترجمة التركية - شعبان بريتش kitabından التركية dilinde Müminun Suresi suresinin çevirisi

الترجمة التركية - شعبان بريتش

Verse 4
Onlar zekâtı ifa eder (kendilerini maddeten ve manen arındırırlar).
Nuh: "Rabbim, beni yalanlamalarına karşılık bana yardım et" dedi.
Derken onları hak (olan) bir çığlık yakaladı. Onları bir (sel) süprüntüsü haline getirdik. Helak olup gitti zalim kavim!
Firavun’a ve çevresine. Ama onlar, büyüklendiler. Zaten (insanlara) üstünlük taslayan bir kavim idiler.
Dediler ki: Bizim gibi iki insana mı iman edeceğiz, üstelik onların kavmi de bize ibadet ederken?
Verse 48
Bu sebeple onları yalanladılar da helak edilenlerden oldular.
En sonunda onların refaha dalıp gitmiş (zengin ve liderler) olanlarını azapla yakaladığımız zaman, hemen feryadı basarlar.
Verse 67
Bununla (Kabe ile) başkalarına karşı büyüklük taslıyor, gece vakti de (Kur'an hakkında) batıl sözler söylüyordunuz.
Eğer hak onların arzularına/hevalarına uysaydı; gökler, yer ve her ikisinin de içindekiler bozulup giderdi. Hayır, biz onlara şan ve şerefleri olan (Kur’an’ı) verdik. Fakat, onlar (Kur'an'ın) zikrinden yüz çeviriyorlar.
Gerçekten biz onları azap ile yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler, O'na dua edip yalvarmadılar.
“Allah’tır” diyecekler. Öyleyse nasıl olup da büyüye kapılıp, aldatılıyorsunuz de!
O, gizliyi de açığı da bilendir, onların koştukları şirklerden çok yücedir.
Şeytanların yanımda hazır bulunmalarından da sana sığınırım Rabbim!
Ateş onların yüzlerini bürüyüp, yakar ve (dudakları da yanar da) dişleri sırıtıp öylece kalır.
Rabbimiz! Bizi ateşten çıkar. Eğer (sapıklığa) tekrardan dönersek, biz gerçekten zalimleriz, derler.
Verse 108
Allah, aşağılık içinde kalın orada, artık benimle konuşmayın! der.
تقدم القراءة