سورة العنكبوت

الترجمة التركية - شعبان بريتش

الترجمة التركية - شعبان بريتش kitabından التركية dilinde Ankebut Suresi suresinin çevirisi

الترجمة التركية - شعبان بريتش

Nuh’u ve gemide bulunanları kurtardık; bunu insanlığa bir ayet/ibret kıldık.
Ama onu yalanladılar, bunun üzerine onları korkunç bir sarsıntı yakaladı ve oldukları yerde diz üstü çöküp kaldılar.
Ad ve Semud kavimlerini (helak ettik). Onların meskenlerinden bu apaçık size belli olmuştur. Şeytan, onlara yaptıklarını güzel göstermiş ve onları (hak) yoldan alı koymuştur. Oysa onlar basiret sahibi kimselerdi.
Karun'u, Firavun’u ve Haman’ı (helak etti.) Musa, onlara apaçık delillerle gelmişti. Fakat yeryüzünde büyüklendiler. Onlar kaçıp kurtulamazlar. Onlardan her birini günahı sebebiyle yakaladık.
Senden acele azap istiyorlar. Eğer belirlenmiş bir süre olmasaydı elbette onlara hemen azap geliverirdi. Azap onlara haberleri olmadıkları bir sırada ansızın gelecektir.
Senden azabın acele gelmesini istiyorlar. Oysa, Cehennem kâfirleri çepeçevre kuşatacaktır.
Eğer onlara: Gökleri ve yeri kim yarattı? Güneşe ve Ay'a kim boyun eğdirdi? diye sorsan, elbette: Allah! derler. De ki: O halde (iman etmekten) nasıl çevrilip döndürülüyorlar?
Kendilerine verdiklerimize nankörlük edip, dünyada geçinip gitsinler bakalım, yakında öğrenecekler.
Bizim uğrumuzda cihad edenler (var ya), biz mutlaka onları yollarımıza hidayet ederiz. Şüphesiz Allah, iyi kimselerle beraberdir.
تقدم القراءة