سورة الشعراء

الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة

الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة kitabından التركية dilinde Şuara Suresi suresinin çevirisi

الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة

Onlar (Allah’ın ayetlerini) yalanladılar. Fakat alay edegeldikleri şeylerin haberleri başlarına gelecek.
Musa, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Muhakkak ki ben, beni yalanlamalarından korkuyorum.”
“Bir de onların benim aleyhimde bir suç (davaları) var. Dolayısıyla beni öldürmelerinden korkuyorum.”
Firavun, şöyle dedi: “Seni biz küçük bir çocuk olarak alıp aramızda büyütüp, yetiştirmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin.”
Musa, şöyle dedi: “Ben onu yaptığım zaman ne yaptığını bilmezlerdendim.”
Musa: “O; sizin de Rabbiniz, geçmiş atalarınızın da Rabbidir.” dedi.
(Musa) bunun üzerine asasını bıraktı. O da hemen apaçık bir yılan oluverdi.
Böylece sihirbazlar, belli bir günün belirlenen bir vaktinde bir araya getirildiler.
Firavun: “Evet! Hem o takdirde mutlaka bana yakın kimselerden olacaksınız.” dedi.
Bunun üzerine onlar iplerini ve asalarını attılar ve; “Firavun’un gücüyle elbette bizler üstün geleceğiz.” dediler.
Verse 46
Bunun üzerine sihirbazlar derhal secdeye kapandılar.
Verse 54
“Şüphesiz bunlar azınlık olan bir topluluktur (dediler).”
Verse 56
Biz ise şüphesiz uyanık, ihtiyatlı bir topluluğuz."
Verse 57
(Allah Teâlâ buyurdu ki): Böylece onları bahçelerden ve pınarlardan çıkardık.
İşte böyle yaptık ve onlara İsrailoğulları'nı mirasçı kıldık.
Verse 60
Firavun ve adamları gün doğarken onları takibe koyuldular.
Şüphesiz ki senin Rabbin elbette mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
“Putlara ibadet ediyoruz ve onlara ibadet etmeye devam edeceğiz.” demişlerdi.
İbrahim, dedi ki: “Onlara dua ettiğinizde sizi işitiyorlar mı?”
İbrahim, şöyle dedi: “Gördünüz mü şu sizin (ve önceki atalarınızın) neye ibadet ettiklerini?”
Verse 76
Siz ve çok daha önce gelip geçen atalarınız.
Verse 81
“O, benim canımı alacak ve sonra diriltecek olandır.”
Verse 87
“(Kulların yeniden) diriltilecekleri gün beni utandırma!”
Verse 90
O gün cennet takva sahiplerine yaklaştırılır.
Verse 91
Cehennem de azgınlar için ortaya çıkarılıverir.
Allah'ın dışında (edindiğiniz ilahların), size yardımları dokunuyor mu veya kendilerine yardımları oluyor mu?
Verse 104
Şüphesiz senin Rabbin mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.
Verse 107
“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir rasûlüm.''
Verse 108
Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin.
Verse 110
“O halde, Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”
Dediler ki: “Sana, sıradan aşağılık insanlar uymuşken(biz) sana îmân eder miyiz?”
Verse 125
“Şüphesiz ben, size gönderilmiş güvenilir bir rasûlüm.”
Verse 126
"Öyle ise Allah'tan sakının ve bana itaat edin."
Verse 128
"Siz her yüksek yerde eğlenmek için koca bir bina mı inşa edip durursunuz?"
Verse 129
"Ve ebedi kalırsınız ümidi ile sapasağlam kaleler mi yapar durursunuz?"
Verse 130
"Yakaladığınız zaman da zorbaca mı davranırsınız?"
Verse 131
"Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin."
Verse 132
"Bilmekte olduğunuz şeylerle size yardım edenden korkup sakının."
Verse 133
"Size hayvanlar ve çocuklar (vererek) yardım etti."
Verse 134
Hem de bahçeler ve pınarlar da (vermiştir).
Verse 144
"O halde Allah’tan korkun ve bana itaat edin."
Verse 146
"Siz burada güven içinde bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz?"
Verse 148
Ekinler ve meyveleri olgunlaşmış güzel hurma ağaçları arasında,
Verse 150
"Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin."
"Ki onlar, yeryüzünde bozgunculuk çıkarır ve (hiçbir şeyi) ıslah etmezler."
Verse 153
Dediler ki: “Sen muhakkak aşırı bir şekilde büyülenmişlerdensin.
Salih, şöyle dedi: “İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var, sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır.”
“Sakın ona bir kötülükle dokunmayın. Yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalar.”
Verse 157
Derken onu boğazladılar da pişman oluverdiler.
Verse 162
“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir rasûlüm.”
Verse 163
“Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin.”
Dediler ki: "Ey Lut! Eğer sen (bu işe) son vermezsen muhakkak ki (buradan) çıkarılanlardan olacaksın."
Verse 168
(Lut) dedi ki: "Doğrusu ben sizin yaptığınıza çok kızanlardanım.
Verse 169
“Ey Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıkları çirkin işten kurtar.”
Verse 170
Bunun üzerine onu ve bütün ailesini kurtardık.
Verse 171
Ancak o yaşlı kadın müstesna. O, geride kalanlardan oldu.
Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kadar da kötü idi!
Verse 176
Eyke halkı da peygamberleri (Şuayb'ı) yalanlamıştı.
Verse 178
"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir rasûlüm."
Verse 179
"Artık, Allah'tan sakının ve bana itaat edin."
Verse 185
Dediler ki: "Sen ancak aşırı bir şekilde büyülenmişlerdensin."
Verse 192
"Muhakkak ki bu (Kur'an) alemlerin Rabbinin indirmesidir."
Verse 196
Şüphesiz bu (Kur’an) öncekilerin kitaplarında da vardı.
Verse 202
İşte (bu azap) onlara ansızın gelecek ve farkında bile olmayacaklar.
Verse 204
Onlar yine de azabımızın çarçabuk gelmesini mi istiyorlar?
Verse 205
(Ey Muhammed!) Ne dersin? Biz onları yıllarca (dünya nimetlerinden) yararlandırsak...
Verse 206
Sonra kendilerine vaadedilen başlarına gelse, (halleri nice olurdu?)
Verse 212
Çünkü onlar (vahyedileni) duymaktan kesinlikle uzak tutulmuşlardır.
Eğer sana karşı gelirlerse, de ki; “Şüphesiz ben sizin yaptığınız şeylerden uzağım.”
Verse 219
Secde edenler ile (secdeye) yatıp kalktığın zaman da görür.
Verse 223
Bunlar, (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdırlar.
تقدم القراءة