الترجمة التركية - مجمع الملك فهد kitabından التركية dilinde Mürselat Suresi suresinin çevirisi
Verse 1
ﮑﮒ
ﮓ
Yemin olsun, (iyiliklerle) birbiri peşinden gönderilenlere;
Verse 2
ﮔﮕ
ﮖ
Şiddetle eserek (zararlıları) savurup atanlara;
Verse 3
ﮗﮘ
ﮙ
(Hakikat ve hayırları) yaydıkça yayanlara;
Verse 4
ﮚﮛ
ﮜ
(Hak ile batılı) birbirinden iyice ayıranlara;
Verse 5
ﮝﮞ
ﮟ
öğüt telkin edenlere;
Verse 6
ﮠﮡﮢ
ﮣ
(Allah'a yönelenleri) arıtmak, (kötüleri) sakındırmak için.
Verse 7
ﮤﮥﮦ
ﮧ
Bilin ki size vadolunan şey gerçekleşecek!
Verse 8
ﮨﮩﮪ
ﮫ
Yıldızların ışığı söndürüldüğü,
Verse 9
ﮬﮭﮮ
ﮯ
gökkubbe yarıldığı,
Verse 10
ﮰﮱﯓ
ﯔ
dağlar ufalanıp savrulduğu
Verse 11
ﯕﯖﯗ
ﯘ
ve peygamberlerin (ümmetleri hakkında şahitlik) vakti tayin edildiği zaman (artık kıyamet kopmuştur).
Verse 12
ﯙﯚﯛ
ﯜ
(Bu alâmetler) hangi vakte ertelenmiştir?
Verse 13
ﯝﯞ
ﯟ
Hüküm gününe.
Verse 14
ﯠﯡﯢﯣﯤ
ﯥ
(Rasûlüm!) Hüküm gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin! (O gün insanlar amellerine göre Cennet yahut Cehennem'e sevkedilirler)
Verse 15
ﯦﯧﯨ
ﯩ
O gün (Peygamber'i ve ahireti) yalan sayanların vay haline!
Verse 16
ﯪﯫﯬ
ﯭ
Biz, (bunlar gibi inkârcı olan) öncekileri helâk etmedik mi?
Verse 17
ﯮﯯﯰ
ﯱ
Sonra arkadakileri de onların ardına takacağız.
Verse 18
ﯲﯳﯴ
ﯵ
İşte biz suçlulara böyle yaparız!
Verse 19
ﯶﯷﯸ
ﯹ
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
Verse 20
ﭑﭒﭓﭔﭕ
ﭖ
(Ey insanlar!) Biz sizi dayanıksız bir sudan yaratmadık mı?
Verse 21
ﭗﭘﭙﭚ
ﭛ
İşte o suyu, sağlam bir yere yerleştirdik.
Verse 22
ﭜﭝﭞ
ﭟ
Belli bir süreye kadar…
Verse 23
ﭠﭡﭢ
ﭣ
Biz buna güç yetirmişizdir. Ve bizim gücümüz ne büyüktür!
Verse 24
ﭤﭥﭦ
ﭧ
O gün (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
Verse 25
ﭨﭩﭪﭫ
ﭬ
Biz, yeryüzünü toplanma yeri yapmadık mı?
Verse 26
ﭭﭮ
ﭯ
Dirilere ve ölülere.
Verse 27
Yeryüzünde haşmetli dağlar yarattık, sizlere tatlı sular içirdik.
Verse 28
ﭸﭹﭺ
ﭻ
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
Verse 29
ﭼﭽﭾﭿﮀﮁ
ﮂ
(İnkarcılara o gün şöyle denilir:) yalan sayageldiğiniz azaba doğru gidin!
Verse 30
ﮃﮄﮅﮆﮇﮈ
ﮉ
Üç kola ayrılmış, (ama) bir gölgeye gidin.
Verse 31
ﮊﮋﮌﮍﮎﮏ
ﮐ
Ne gölgelendiren, ne de alevden koruyan.
Verse 32
ﮑﮒﮓﮔ
ﮕ
O, saray gibi kocaman kıvılcım saçar.
Verse 33
ﮖﮗﮘ
ﮙ
Her bir kıvılcım, sanki birer sarı deve gibidir.
Verse 34
ﮚﮛﮜ
ﮝ
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
Verse 35
ﮞﮟﮠﮡ
ﮢ
Bu, (kâfirlerin) konuşamayacağı bir gündür.
Verse 36
ﮣﮤﮥﮦ
ﮧ
Onlara izin de verilmez ki (sözde) mazeretlerini beyan etsinler.
Verse 37
ﮨﮩﮪ
ﮫ
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
Verse 38
ﮬﮭﮮﮯﮰﮱ
ﯓ
(O zaman şöyle denir:) Bu, ayırım günüdür. Sizi ve sizden öncekileri bir araya getirdik.
Verse 39
ﯔﯕﯖﯗﯘ
ﯙ
(Azaptan kurtulmanız için) bir hileniz varsa, gösterin bana hilenizi!
Verse 40
ﯚﯛﯜ
ﯝ
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
Verse 41
ﯞﯟﯠﯡﯢ
ﯣ
Şüphesiz (o gün) takvâ sahipleri, gölgeliklerde ve pınar başlarında,
Verse 42
ﯤﯥﯦ
ﯧ
canlarının çektiğinden çeşit çeşit meyveler (arasında olacaklardır.)
Verse 43
ﯨﯩﯪﯫﯬﯭ
ﯮ
(Kendilerine:) «İşlediklerinizin karşılığı olarak şimdi âfîyetle yiyin için» (denir).
Verse 44
ﯯﯰﯱﯲ
ﯳ
İşte, biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.
Verse 45
ﯴﯵﯶ
ﯷ
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
Verse 46
ﯸﯹﯺﯻﯼ
ﯽ
(Ey inkârcılar!) yiyiniz, (dünyadan) faydalanınız biraz! Gerçek şu ki, sizler suçlusunuz!
Verse 47
ﯾﯿﰀ
ﰁ
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
Verse 48
ﰂﰃﰄﰅﰆﰇ
ﰈ
Onlar, kendilerine: «Allah'ın huzurunda eğilin!» denildiği vakit eğilmezler.
Verse 49
ﰉﰊﰋ
ﰌ
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
Verse 50
ﰍﰎﰏﰐ
ﰑ
Onlar artık bundan (Kur'an'dan) sonra hangi söze inanacaklar?
تقدم القراءة