سورة المرسلات

الترجمة التركية - مجمع الملك فهد

الترجمة التركية - مجمع الملك فهد kitabından التركية dilinde Mürselat Suresi suresinin çevirisi

الترجمة التركية - مجمع الملك فهد

الناشر

مجمع الملك فهد

Verse 1
Yemin olsun, (iyiliklerle) birbiri peşinden gönderilenlere;
Verse 2
Şiddetle eserek (zararlıları) savurup atanlara;
Verse 3
(Hakikat ve hayırları) yaydıkça yayanlara;
Verse 4
(Hak ile batılı) birbirinden iyice ayıranlara;
Verse 6
(Allah'a yönelenleri) arıtmak, (kötüleri) sakındırmak için.
Verse 11
ve peygamberlerin (ümmetleri hakkında şahitlik) vakti tayin edildiği zaman (artık kıyamet kopmuştur).
(Rasûlüm!) Hüküm gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin! (O gün insanlar amellerine göre Cennet yahut Cehennem'e sevkedilirler)
Verse 15
O gün (Peygamber'i ve ahireti) yalan sayanların vay haline!
Verse 16
Biz, (bunlar gibi inkârcı olan) öncekileri helâk etmedik mi?
Verse 17
Sonra arkadakileri de onların ardına takacağız.
Verse 19
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline! 
Verse 23
Biz buna güç yetirmişizdir. Ve bizim gücümüz ne büyüktür!
Verse 24
O gün (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
Verse 28
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
Verse 33
Her bir kıvılcım, sanki birer sarı deve gibidir.
Verse 34
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
Verse 36
Onlara izin de verilmez ki (sözde) mazeretlerini beyan etsinler.
Verse 37
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
(O zaman şöyle denir:) Bu, ayırım günüdür. Sizi ve sizden öncekileri bir araya getirdik.
(Azaptan kurtulmanız için) bir hileniz varsa, gösterin bana hilenizi!
Verse 40
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
Şüphesiz (o gün) takvâ sahipleri, gölgeliklerde ve pınar başlarında,
Verse 42
canlarının çektiğinden çeşit çeşit meyveler (arasında olacaklardır.)
(Kendilerine:) «İşlediklerinizin karşılığı olarak şimdi âfîyetle yiyin için» (denir).
Verse 44
İşte, biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.
Verse 45
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
(Ey inkârcılar!) yiyiniz, (dünyadan) faydalanınız biraz! Gerçek şu ki, sizler suçlusunuz!
Verse 47
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
Onlar, kendilerine: «Allah'ın huzurunda eğilin!» denildiği vakit eğilmezler.
Verse 49
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
Verse 50
Onlar artık bundan (Kur'an'dan) sonra hangi söze inanacaklar? 
تقدم القراءة