-Ey insanlar!- Bir örnek veriliyor, onu iyice dinleyin! Sizin Allah’ın dışında dua ettikleriniz (ilahlar) bir araya gelseler bile bir sinek dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, onu ondan kurtaramazlar. İsteyen de, istenen de zayıftır.
الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Ey insanlar! Bir örnek veriliyor, onu dinleyin! Sizin Allah’ın dışında dua ettikleriniz (ilahlar) bir araya gelseler bile bir sinek dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, onu ondan kurtaramazlar. İsteyen de, istenen de zayıftır.
الترجمة التركية - شعبان بريتش
Ey insanlar! (Size) bir misal verildi; şimdi onu dinleyin: Allah'ı bırakıp da yalvardıklarınız (taptıklarınız) bunun için bir araya gelseler bile bir sineği dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan geri de alamazlar. İsteyen de âciz, kendinden istenen de!
الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
-Ey İnsanlar!- size bir misal verildi, onu iyice dinleyin ve ondan ibret alın. Şüphesiz Allah'tan başka ibadet ettiğiniz putlar ve diğerleri, acizliklerinden dolayı küçücük bir sineği dahi yaratamazlar. Onların hepsi sineği yaratmak için bir araya gelse onu yaratamazlar. Sinek onların üzerinde olan kokudan ya da benzeri bir şeyden kapsa, onu ondan kurtaramazlar. Sineği yaratmaktan ve ondan birşey kurtarmaktan aciz oldukları için ondan daha büyük birşeyi yaratmaktan da aciz oldukları ortaya çıkmıştır. -Onlar aciz olmalarına rağmen- nasıl olur da Allah Teâlâ'dan başkasına ibadet ederler? İsteyen zayıftır. O, sineğin kendisinden aldığını kurtarmaya güç yetiremeyen ve kendisine ibadet edilen puttur. Kendisinden istenilen de zayıftır. O da sinektir.
الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ضُرِبَ مَثَلٞ فَٱسۡتَمِعُواْ لَهُۥٓۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَن يَخۡلُقُواْ ذُبَابٗا وَلَوِ ٱجۡتَمَعُواْ لَهُۥۖ وَإِن يَسۡلُبۡهُمُ ٱلذُّبَابُ شَيۡـٔٗا لَّا يَسۡتَنقِذُوهُ مِنۡهُۚ ضَعُفَ ٱلطَّالِبُ وَٱلۡمَطۡلُوبُ
Ey insanlar! Bir misal verilmektedir, simdi ona iyi kulak verin: Sizin Allah'i birakip taptiklariniz bir araya gelseler, bir sinek bile yaratamayacaklardir. Sinek onlardan bir sey kapsa onu kurtaramazlar. Isteyen de, istenen de âcizdir.
Turkish - Turkish translation
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ضُرِبَ مَثَلٞ فَٱسۡتَمِعُواْ لَهُۥٓۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَن يَخۡلُقُواْ ذُبَابٗا وَلَوِ ٱجۡتَمَعُواْ لَهُۥۖ وَإِن يَسۡلُبۡهُمُ ٱلذُّبَابُ شَيۡـٔٗا لَّا يَسۡتَنقِذُوهُ مِنۡهُۚ ضَعُفَ ٱلطَّالِبُ وَٱلۡمَطۡلُوبُ
Ey insanlar! Bir misal verilmektedir, şimdi onu dinleyin: Sizlerin Allah'ı bırakıp taptıklarınız bir araya gelseler, bir sinek bile yaratamıyacaklardır. Sinek onlardan bir şey kapsa, onu kurtaramazlar; isteyen de, istenen de aciz!
Diyanet Isleri - Turkish translation