الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم kitabından التركية dilinde Tarık Suresi suresinin çevirisi
الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
الناشر
مركز تفسير للدراسات القرآنية
Verse 1
ﭑﭒ
ﭓ
Yüce Allah, gökyüzüne ve gece doğan yıldıza yemin etmiştir.
Verse 2
ﭔﭕﭖﭗ
ﭘ
-Ey Peygamber!- Bu büyük yıldızın durumunu sana ne öğretti?
Verse 3
ﭙﭚ
ﭛ
O, parıldayan ışığıyla gökyüzünü delen bir yıldızdır.
Verse 4
ﭜﭝﭞﭟﭠﭡ
ﭢ
Allah Teâlâ, kıyamet günü hesap vermesi için her bir kişiye amellerini kaydeden bir melek görevlendirmiştir.
Verse 5
ﭣﭤﭥﭦ
ﭧ
Öyleyse insan, Allah’ın kudreti ve insanoğlunun acizliği ortaya çıksın diye Allah'ın onu neyden yarattığını bir düşünsün.
Verse 6
ﭨﭩﭪﭫ
ﭬ
Allah; onu, fışkırarak rahme akıtılan bir sudan yarattı.
Verse 7
ﭭﭮﭯﭰﭱ
ﭲ
Bu su, erkeğin omurilik kemiğiyle göğüs kemiklerinin arasından çıkar.
Verse 8
ﭳﭴﭵﭶ
ﭷ
Allah -Subhânehu ve Teâlâ- onu, bu hakir sudan yaratabiliyorsa, elbette ölümünün ardından hesaba çekmek için onu diri olarak yeniden yaratmaya da kadirdir.
Verse 9
ﭸﭹﭺ
ﭻ
O gün bütün sırlar sınanır, kalplerin gizlediği niyetler, inançlar ve bunların dışında diğer şeyler ortaya çıkarılır ve salih olanların fasit olanlardan ayrılır.
Verse 10
ﭼﭽﭾﭿﮀﮁ
ﮂ
O gün, insanın Allah’ın azabından imtina edebileceği bir gücü ve kendisine yardım edebilecek hiçbir yardımcısı yoktur.
Verse 11
ﮃﮄﮅ
ﮆ
Allah Teâlâ yağmurlu gökyüzüne yemin etmiştir. Çünkü yağmur, her seferinde o cihetten yağar.
Verse 12
ﮇﮈﮉ
ﮊ
Ve içinde bulunan bitki, ürün/meyve ve ağaçlardan ötürü yarılan toprağa yemin etmiştir.
Verse 13
ﮋﮌﮍ
ﮎ
Şüphesiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’e indirilmiş olan bu Kur’an, hakkı batıldan ve doğruyu yanlışı birbirinden ayıran bir sözdür.
Verse 14
ﮏﮐﮑ
ﮒ
O, bir eğlence ve yalan değildir, bilâkis bir ciddiyet ve gerçektir.
Verse 15
ﮓﮔﮕ
ﮖ
Peygamberlerinin getirdiğini yalanlayanlar, onun davetine engel olmak ve ortadan kaldırmak için bir çok tuzaklar kuruyorlar.
Verse 16
ﮗﮘ
ﮙ
Ve ben de, hak dinin ortaya çıkması ve batılın çürüyüp yok olması için bir tuzak kuruyorum.
Verse 17
ﮚﮛﮜﮝ
ﮞ
-Ey Peygamber!- Bu kâfirlere mühlet ver ve onlara biraz zaman tanı! Onların azap görmesi ve helâk olması için acele etme.
تقدم القراءة