الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم kitabından التركية dilinde Insan Suresi suresinin çevirisi
الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
الناشر
مركز تفسير للدراسات القرآنية
Verse 1
İnsanoğlunun henüz var olmadığı ve bu dönemde kendisinden bahsedilmeyen çok uzun bir zaman geçti.
Verse 2
Biz insanı, erkek ve kadının meni karışımından olan bir damla sudan yarattık. Üzerine yüklediğimiz sorumluluklarla onu imtihan ederiz. Din olarak onu mükellef kıldıklarımızı yerine getirsin diye onu işiten ve gören bir kimse kıldık.
Verse 3
Biz ona, peygamberlerimizin dilleriyle hidayet yolunu açıkladık. Bundan sonra o, ya dosdoğru yolu bularak Allah’a şükreden Mü'min bir kul olur ya da yoldan saparak Allah’ın ayetlerini inkâr eden kâfir bir kul olur.
Verse 4
ﯻﯼﯽﯾﯿﰀ
ﰁ
Elbette biz, Allah’a ve peygamberlerine karşı inkârcı olanlara, Cehennem ateşine sürüklenecekleri zincirler, orada boyunlarına vurulacak prangalar ve tutuşturulmuş bir ateş hazırladık.
Verse 5
Allah’a karşı itaatkâr olan Mü'minler ise kıyamet günü güzel kokması için kâfûr karıştırılmış içki dolu bardaklardan içecekler.
Verse 6
Bu içecek; itaatkâr kimseler için hazırlanmış, içimi kolay, suyu bol, kurumayan bir pınardandır. Onun suyundan Allah’a kulluk edenler içer. Onu, diledikleri gibi akıtır ve diledikleri yere taşıyıp götürürler.
Verse 7
O pınardan su içecek olan kulların özellikleri ise, onlar kendilerine zorunlu kıldıkları ibadetlere vefa gösterirler. Kötülüğü her yana yayılmış acımasız bir gün olan kıyamet gününden de korkarlar.
Verse 8
Ona ihtiyaç duymaları ve açlıklarından ötürü yemeği sevdikleri halde onu fakir, yetim ve esir olan ihtiyaç sahibi kimselere yedirirler.
Verse 9
Onlar, kendi içlerinden yalnız Allah’ın rızası için doyurduklarını bilirler. Onlardan herhangi bir karşılık istemez veya onları doyurmalarına karşılık bir övgü beklemezler.
Verse 10
"Doğrusu biz, şiddeti ve dayanılmaz olması sebebiyle bedbaht kimselerin yüzlerinin asıldığı o günde, Rabbimizden korkuyoruz."
Verse 11
Yüce Allah, keremiyle o büyük günün şerrinden onları koruyacak ve onlara ikram olarak yüzlerine parlaklık ve aydınlık, kalplerine de mutluluk verecektir.
Verse 12
ﮅﮆﮇﮈﮉ
ﮊ
Yüce Allah'a itaat etmeye sabır göstermeleri, Allah’ın takdirlerine sabretmeleri ve günahlardan uzak durmaya karşı sabırlı olmaları sebebiyle onları içinde nimetlenecekleri bir Cennet ve giyecekleri ipeklerle ödüllendirmiştir.
Verse 13
Orada süslü döşekler üzerinde uzanmışlardır. Cennet'te ışınları sıkıntı veren bir Güneş ve de şiddetli bir soğuk görmezler. Aksine onlar, sıcağın ve soğuğun olmadığı devamlı bir gölgeliktedirler.
Verse 14
ﮗﮘﮙﮚﮛﮜ
ﮝ
Onun gölgelikleri onlara çok yakındır. Meyveleri, yemek isteyenlerin hizmetindedir. Uzanmış yatan, oturan ve ayakta duranların ulaşabileceği bir şekilde onları kolayca ve rahat rahat yerler.
Verse 15
İçmek istedikleri zaman, etraflarında gümüşten kapları ve billur renkli bardaklarıyla hizmetçiler dolanır.
Verse 16
ﮧﮨﮩﮪﮫ
ﮬ
O kâseler, gümüşten fakat cam gibi billur renktedir. Onlar; ne fazla ne eksik, isteyenlerin tam istediği miktarda takdir edilmiştir.
Verse 17
ﮭﮮﮯﮰﮱﯓ
ﯔ
İkram edilen bu kimselere zencefille karıştırılmış kadehlerde içkiler sunulur.
Verse 18
ﯕﯖﯗﯘ
ﯙ
Onlar Cennet'te, Selsebil olarak isimlendirilen bir pınardan içerler.
Verse 19
Cennet'te onların etraflarında sürekli genç kalacak hizmetçiler dolanır. Onları görsen, yüzlerinin parlaklığından, renklerinin güzelliğinden, sayılarının çokluğundan ve farklılıklarından dolayı onları saçılmış inci taneleri zannedersin.
Verse 20
Cennet'te bulunanları bir görsen, tarifi mümkün olmayan nimetler ve hiçbir zenginliğin kendisi ile kıyaslanamayacağı kadar büyük bir zenginlik görürsün.
Verse 21
Bedenlerine ince ipekten ve parlak atlastan yeşil lüks elbiseler giymişlerdir. Orada onlara gümüş bilezikler giydirilir ve Yüce Allah onlara, rahatsızlık veren her şeyden arınmış bir içecek sunar.
Verse 22
Onurlandırmak için onlara şöyle denir: "Şüphesiz bu nimetler, sizlere salih amellerinizin karşılığı olarak verilen mükâfatlardır. Amelleriniz, Allah’ın katında makbuldür."
Verse 23
ﰅﰆﰇﰈﰉﰊ
ﰋ
-Ey Peygamber!- Şüphesiz Kur'an’ı sana bölüm bölüm indiren biziz. Onu sana tek bir seferde indirmedik.
Verse 24
Allah’ın kader ve şeriat olarak takdir ettiği hükümlere sabret! Sakın günaha davet eden günahkârlara ve küfre davet eden kâfirlere itaat etme!
Verse 25
ﰖﰗﰘﰙﰚ
ﰛ
Rabbini sabahın başında sabah namazıyla, öğle namazıyla ve sonunda ikindi namazıyla zikret.
Verse 26
Onu, akşam ve yatsı namazı olan iki gece namazıyla zikret. Bu ikisinin sonrasında ise gece namazı kıl.
Verse 27
Şüphesiz bu müşrikler, dünya hayatını seviyorlar ve ona karşı çok hırslı davranıyorlar. Ardından gelecek olan kıyamet gününü ise arkalarında geride bırakıyorlar. O gün, içinde bulunan sıkıntılar ve musibetler sebebiyle çok ağır bir gündür.
Verse 28
Onları biz yarattık. Sonra da eklemlerini, organlarını ve diğer azalarını güçlendirerek onların yaratılışını pekiştirdik. Onları helâk ederek benzerleriyle yerlerini değiştirmek istersek, onları helâk eder ve onları benzerleriyle değiştiririz.
Verse 29
Şüphesiz bu sure, size bir öğüt ve hatırlatmadır. Artık her kim, onu Rabbinin rızasına ulaştıran bir yolu tutabilirse onu yol edinsin.
Verse 30
Allah sizin için bunu dilemedikçe, siz Allah’ın rızasına ulaşan yolu tutmayı dileyemezsiniz. Her şey ona bağlıdır. Şüphesiz Allah, kulları için neyin doğru olduğunu ve neyin olmadığını en iyi bilendir. Yaratmasında, takdirinde ve hükümlerinde hikmet sahibidir.
Verse 31
Kullarından dilediğini rahmetinin içine alıverir ve onları imana ve salih amellere muvaffak kılar. Küfür ve günahlarla kendilerine zulmeden kimseler için ise ahirette acı veren bir azap olan Cehennem azabını hazırlamıştır.
تقدم القراءة