Akrabaya, düşküne ve yolda kalmışa hakkını ver. Fakat, saçıp savurma!
الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Akrabaya, düşküne ve yolda kalmışa hakkını ver. Fakat, saçıp savurma!
الترجمة التركية - شعبان بريتش
Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma.
الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
-Ey Mü'min!- Akrabalık bağı olana, ihtiyaç sahibi fakire ve yolda kalmışa hakkını ver. Malını (Allah'a) isyan edilen bir yolda harcama veya israf ederek gereksiz yere saçıp savurma.
الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
وَءَاتِ ذَا ٱلۡقُرۡبَىٰ حَقَّهُۥ وَٱلۡمِسۡكِينَ وَٱبۡنَ ٱلسَّبِيلِ وَلَا تُبَذِّرۡ تَبۡذِيرًا
Akrabaya, yoksula ve yolda kalmisa hakkini ver. Bununla beraber malini saçip savurma.
Turkish - Turkish translation
وَءَاتِ ذَا ٱلۡقُرۡبَىٰ حَقَّهُۥ وَٱلۡمِسۡكِينَ وَٱبۡنَ ٱلسَّبِيلِ وَلَا تُبَذِّرۡ تَبۡذِيرًا
Yakınına, düşküne, yolcuya hakkını ver; elindekileri saçıp savurma.
Diyanet Isleri - Turkish translation