O halde kâfirlere itaat etme ve onlara karşı Kur’an’la büyük bir mücadele ver.
الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
O halde sen, kâfirlere itaat etme ve onlara karşı Kur’an’la büyük bir cihatla mücadele et.
الترجمة التركية - شعبان بريتش
(Fakat evrensel uyarıcılık görevini sana verdik.) O halde, kâfirlere boyun eğme ve bununla (Kuran ile) onlara karşı olanca gücünle büyük bir savaş ver!
الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
İsteklerine ses çıkarmayıp, sunmuş oldukları şeylere onay vererek sakın kâfirlere itaat edeyim deme. Sana verdikleri eziyete sabrederek ve onları Yüce Allah'a davet ederken karşıkarşıya kaldığın zorluklara tahammül ederek indirilen bu Kur'an ile onlarla büyük bir mücadelede bulun.
الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
فَلَا تُطِعِ ٱلۡكَٰفِرِينَ وَجَٰهِدۡهُم بِهِۦ جِهَادٗا كَبِيرٗا
(Madem ki yalniz seni gönderdik) Öyleyse kâfirlere boyun egme ve bununla (Kur'ân ile) onlara karsi olanca gücünle büyük bir savas ver!
Turkish - Turkish translation
فَلَا تُطِعِ ٱلۡكَٰفِرِينَ وَجَٰهِدۡهُم بِهِۦ جِهَادٗا كَبِيرٗا
Sen, inkarcılara uyma, onlara karşı olanca gücünle mücadele et.
Diyanet Isleri - Turkish translation