Hani sen Mü’minleri (Uhud’da) savaş mevzilerine yerleştirmek için, sabah erken ailenden (evinden) ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Hani sen, savaş için müminleri elverişli yerlere yerleştirmek üzere evinden ayrılmıştın. Allah işiten ve bilendir.
الترجمة التركية - شعبان بريتش
Hani sen, sabah erkenden müminleri savaş mevzilerine yerleştirmek için ailenden ayrılmıştın... Allah, hakkıyle işiten ve bilendir.
الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
-Ey Peygamber- Uhud'da müşriklerle savaşmak için günün ilk vakti Medine'den çıktığını hatırla! Öyle ki, Müminleri mevzilere yerleştirdin ve her birine duracağı yeri açıkladın. Allah, söylediklerinizi ve yaptıklarınızı hakkıyla bilendir.
الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
وَإِذۡ غَدَوۡتَ مِنۡ أَهۡلِكَ تُبَوِّئُ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ مَقَٰعِدَ لِلۡقِتَالِۗ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
Hani sen sabah erkenden müminleri savas mevzilerine yerlestirmek için ailenden ayrilmistin. Allah, hakkiyla isiten ve bilendir.
Turkish - Turkish translation
وَإِذۡ غَدَوۡتَ مِنۡ أَهۡلِكَ تُبَوِّئُ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ مَقَٰعِدَ لِلۡقِتَالِۗ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
Sen inananları savaş için duracakları yerlere yerleştirmek üzere, erkenden evinden ayrılmıştın. Allah işitir ve bilir.
Diyanet Isleri - Turkish translation