ترجمة معاني سورة لقمان باللغة التركية من كتاب الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مركز تفسير للدراسات القرآنية
الترجمة الإنجليزية - صحيح انترناشونال
المنتدى الإسلامي
الترجمة الإنجليزية
الترجمة الفرنسية - المنتدى الإسلامي
نبيل رضوان
الترجمة الإسبانية
محمد عيسى غارسيا
الترجمة الإسبانية - المنتدى الإسلامي
الترجمة الإسبانية (أمريكا اللاتينية) - المنتدى الإسلامي
المنتدى الإسلامي
الترجمة البرتغالية
حلمي نصر
الترجمة الألمانية - بوبنهايم
عبد الله الصامت
الترجمة الألمانية - أبو رضا
أبو رضا محمد بن أحمد بن رسول
الترجمة الإيطالية
عثمان الشريف
الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
فريق مركز رواد الترجمة بالتعاون مع موقع دار الإسلام
الترجمة التركية - شعبان بريتش
شعبان بريتش
الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
مجموعة من العلماء
الترجمة الإندونيسية - شركة سابق
شركة سابق
الترجمة الإندونيسية - المجمع
وزارة الشؤون الإسلامية الأندونيسية
الترجمة الإندونيسية - وزارة الشؤون الإسلامية
وزارة الشؤون الإسلامية الأندونيسية
الترجمة الفلبينية (تجالوج)
مركز رواد الترجمة بالتعاون مع موقع دار الإسلام
الترجمة الفارسية - دار الإسلام
فريق عمل اللغة الفارسية بموقع دار الإسلام
الترجمة الفارسية - حسين تاجي
حسين تاجي كله داري
الترجمة الأردية
محمد إبراهيم جوناكري
الترجمة البنغالية
أبو بكر محمد زكريا
الترجمة الكردية
حمد صالح باموكي
الترجمة البشتوية
زكريا عبد السلام
الترجمة البوسنية - كوركت
بسيم كوركورت
الترجمة البوسنية - ميهانوفيتش
محمد مهانوفيتش
الترجمة الألبانية
حسن ناهي
الترجمة الأوكرانية
ميخائيلو يعقوبوفيتش
الترجمة الصينية
محمد مكين الصيني
الترجمة الأويغورية
محمد صالح
الترجمة اليابانية
روايتشي ميتا
الترجمة الكورية
حامد تشوي
الترجمة الفيتنامية
حسن عبد الكريم
الترجمة الكازاخية - مجمع الملك فهد
خليفة الطاي
الترجمة الكازاخية - جمعية خليفة ألطاي
جمعية خليفة الطاي الخيرية
الترجمة الأوزبكية - علاء الدين منصور
علاء الدين منصور
الترجمة الأوزبكية - محمد صادق
محمد صادق محمد
الترجمة الأذرية
علي خان موساييف
الترجمة الطاجيكية - عارفي
فريق متخصص مكلف من مركز رواد الترجمة بالشراكة مع موقع دار الإسلام
الترجمة الطاجيكية
خوجه ميروف خوجه مير
الترجمة الهندية
مولانا عزيز الحق العمري
الترجمة المليبارية
عبد الحميد حيدر المدني
الترجمة الغوجراتية
رابيلا العُمري
الترجمة الماراتية
محمد شفيع أنصاري
الترجمة التلجوية
مولانا عبد الرحيم بن محمد
الترجمة التاميلية
عبد الحميد الباقوي
الترجمة السنهالية
فريق مركز رواد الترجمة بالتعاون مع موقع دار الإسلام
الترجمة الأسامية
رفيق الإسلام حبيب الرحمن
الترجمة الخميرية
جمعية تطوير المجتمع الاسلامي الكمبودي
الترجمة النيبالية
جمعية أهل الحديث المركزية
الترجمة التايلاندية
مجموعة من جمعية خريجي الجامعات والمعاهد بتايلاند
الترجمة الصومالية
محمد أحمد عبدي
الترجمة الهوساوية
الترجمة الأمهرية
محمد صادق
الترجمة اليورباوية
أبو رحيمة ميكائيل أيكوييني
الترجمة الأورومية
الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مركز تفسير للدراسات القرآنية
الترجمة الفرنسية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مركز تفسير للدراسات القرآنية
الترجمة الإندونيسية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مركز تفسير للدراسات القرآنية
الترجمة الفيتنامية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مركز تفسير للدراسات القرآنية
الترجمة البوسنية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مركز تفسير للدراسات القرآنية
الترجمة الإيطالية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مركز تفسير للدراسات القرآنية
الترجمة الفلبينية (تجالوج) للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مركز تفسير للدراسات القرآنية
الترجمة الفارسية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مركز تفسير للدراسات القرآنية
Dr. Ghali - English translation
Muhsin Khan - English translation
Pickthall - English translation
Yusuf Ali - English translation
Azerbaijani - Azerbaijani translation
Sadiq and Sani - Amharic translation
Farsi - Persian translation
Finnish - Finnish translation
Muhammad Hamidullah - French translation
Korean - Korean translation
Maranao - Maranao translation
Abdul Hameed and Kunhi Mohammed - Malayalam translation
Salomo Keyzer - Flemish (Dutch) translation
Norwegian - Norwegian translation
Samir El - Portuguese translation
Polish - Polish translation
Romanian - Romanian translation
Elmir Kuliev - Russian translation
Albanian - Albanian translation
Tatar - Tatar translation
Japanese - Japanese translation
محمد جوناگڑھی - Urdu translation
Ma Jian - Chinese translation
Turkish - Turkish translation
King Fahad Quran Complex - Thai translation
Ali Muhsin Al - Swahili translation
Abdullah Muhammad Basmeih - Malay translation
Hamza Roberto Piccardo - Italian translation
Indonesian - Indonesian translation
Bubenheim & Elyas - German / Deutsch translation
Bosnian - Bosnian translation
Hasan Efendi Nahi - Albanian translation
Sherif Ahmeti - Albanian translation
Sahih International - English translation
Czech - Czech translation
Abul Ala Maududi(With tafsir) - English translation
Tajik - Tajik translation
Alikhan Musayev - Azerbaijani translation
Muhammad Saleh - Uighur; Uyghur translation
Abdul Haleem - English translation
Mufti Taqi Usmani - English translation
Muhammad Karakunnu and Vanidas Elayavoor - Malayalam translation
Sheikh Isa Garcia - Spanish; Castilian translation
Divehi - Divehi; Dhivehi; Maldivian translation
Abubakar Mahmoud Gumi - Hausa translation
Mahmud Muhammad Abduh - Somali translation
Knut Bernström - Swedish translation
Jan Trust Foundation - Tamil translation
Mykhaylo Yakubovych - Ukrainian translation
Uzbek - Uzbek translation
Diyanet Isleri - Turkish translation
Ministry of Awqaf, Egypt - Russian translation
Abu Adel - Russian translation
Burhan Muhammad - Kurdish translation
Dr. Mustafa Khattab, The Clear Quran - English translation
Dr. Mustafa Khattab - English translation
الترجمة الإنجليزية - مركز رواد الترجمة
الترجمة الفرنسية - محمد حميد الله
الترجمة البوسنية - مركز رواد الترجمة
الترجمة الصربية - مركز رواد الترجمة - جار العمل عليها
الترجمة الألبانية - مركز رواد الترجمة - جار العمل عليها
الترجمة اليابانية - سعيد ساتو
الترجمة الفيتنامية - مركز رواد الترجمة
الترجمة التاميلية - عمر شريف
الترجمة السواحلية - عبد الله محمد وناصر خميس
الترجمة اللوغندية - المؤسسة الإفريقية للتنمية
الترجمة الإنكو بامبارا - ديان محمد
الترجمة العبرية
الترجمة الإنجليزية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
الترجمة الروسية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
الترجمة البنغالية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
الترجمة الصينية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
الترجمة اليابانية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
ترجمة معاني القرآن الكريم - عادل صلاحي
عادل صلاحي
الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مركز تفسير للدراسات القرآنية
الناشر
مركز تفسير للدراسات القرآنية
ﰡ
آية رقم 1
ﭑ
ﭒ
Bu hususta benzer bir açıklama Bakara Suresi'nin başında zikredilmiştir.
آية رقم 2
ﭓﭔﭕﭖ
ﭗ
-Ey Rasûl!- Sana indirilen bu ayetler, hikmet ile konuşan kitabın ayetleridir.
آية رقم 3
ﭘﭙﭚ
ﭛ
O; amellerini en iyi şekilde yapan, Rablerinin ve onun kullarının haklarını yerine getirenler için bir hidayet ve rahmettir.
آية رقم 4
Onlar namazlarını en mükemmel şekilde eda eden ve mallarının zekâtını veren kimselerdir. Ve onlar ahirette yeniden dirilmeye, hesaba çekilmeye, sevaba ve cezaya kesin olarak iman ederler.
آية رقم 5
İşte bu özellikler ile vasıflandırılan kimseler, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler. Ve onlar talep ettiklerini elde ederek ve korktukları şeyden uzak olarak kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
آية رقم 6
İnsanlardan bazıları -Nadr b. Hâris- gibi insanları Allah'ın dininden çevirmek için ilimsizce boş sözler seçerler. Allah'ın ayetlerini eğlence edinip onlarla alay ederler. Bu özelliklerle vasıflanan kimseler için ahirette alçaltıcı bir azap vardır.
آية رقم 7
Ona ayetlerimiz okunduğunda sanki onu duymuyormuş gibi kibirlenerek dinlemeden arkasını döner. Sanki kulaklarında sesleri duymaya karşı sağırlık vardır. -Ey Rasûl!- Onu, bekleyen elem dolu bir azap ile müjdele.
آية رقم 8
Şüphesiz ki Allah'a iman eden ve salih amel işleyenler için Naim Cennetleri vardır. Orada Allah'ın onlar için hazırladığı nimetlerden bol bol istifade ederler.
آية رقم 9
Orada (ebedî) kalacaklardır. Bu, üzerinde şüphe olmayan hak bir vaaddir. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- hiç kimsenin kendisiyle mücadele edemeyeceği mutlak galiptir. Yaratmasında, takdir etmesinde ve din olarak hüküm koymasında hikmet sahibidir.
آية رقم 10
Allah -Subhanehu ve Teâlâ- gökleri direksiz bir şekilde yarattı. Yeryüzüne de sabit dağlar yerleştirdi ki sarsılmayasınız. Yeryüzüne çeşit çeşit hayvanlar yaydı. Gökten yağmur suyunu biz indirdik. Bunun akabinde yeryüzünde insanların ve hayvanların faydalanması için hoş manzarası olan her çeşit bitki bitirdik.
آية رقم 11
Bu zikredilenler Yüce Allah'ın yarattıklarıdır. -Ey müşrikler!- Allah'ı bırakıp da taptıklarınız neler yarattı gösterin bana? Hayır! Zalimler, haktan uzak apaçık bir sapıklık içindedirler. Öyle ki, onlar hiçbir şey yaratamayan ve kendileri yaratılmış olan şeyleri Rablerine ortak koşuyorlar.
آية رقم 12
Andolsun biz, Lokman'ı dinde fıkıh sahibi ve işlerde doğru karar veren birisi kıldık. Ona şöyle buyurduk: -Ey Lokman!- İtaatine seni muvaffak kılma nimetinden dolayı Rabbine şükret. Kim Rabbine şükrederse, bu şükrü kendisine fayda sağlar. Allah, kulunun şükretmesinden müstağnidir. Kim Allah'ın kendisine bahşettiği nimetine nankörlük edip, Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'yı inkâr ederse, bu küfrünün zararı kendisinedir. Allah'a hiçbir şekilde zarar veremez. O, bütün mahlûkatından müstağnidir, her halükârda övülmeye layıktır.
آية رقم 13
-Ey Rasûl!- Hani Lokman'ın oğluna, hayırda teşvik ederken ve şerden sakındırırken söylediklerini hatırla! "Ey Yavrucuğum! Allah ile birlikte başkasına ibadet etme. Allah ile başkasına yapılan ibadet büyük bir zulümdür. Kişinin işlediği en büyük günahtır. Zira bu günâh ebedi olarak Cehennem'de kalmaya götürür."
آية رقم 14
İnsana, Allah'a masiyet olmayan hususlarda ana-babasına itaat edip, onlara iyilikte bulunmasını emrettik. Annesi onu karnında meşakkat üstüne meşakkatle taşımıştır. Sütten kesilmesi de iki yıl içindedir. İnsana şöyle buyurduk: "Allah'ın sana bahşetmiş olduğu nimetlerden dolayı O'na şükret. Sonra da seni yetiştirip özen göstermelerinden dolayı ana-babana teşekkür et. Dönüş ancak banadır. Herkese, hak ettiğinin karşılığını vereceğim."
آية رقم 15
Eğer ana-baban, Allah'a ortak koşman konusunda seni zorlarlarsa, asla bu hususta onlara itaat etme. Çünkü Allah'a isyanın söz konusu olduğu yerde kula itaat yoktur. İyilik, güzellik ve onlarla olan bağlarını gözeterek dünyada onlarla iyi geçin. Tevhit ve itaat ile bana yönelenlerin yoluna uy. Sonra kıyamet günü hepinizin dönüşü yalnız banadır. Size dünyada yapmış olduğunuz amelleri haber vereceğim. Bunların karşılığını size vereceğim.
آية رقم 16
Ey Oğlum! İyilik ya da kötülük, hardal tanesi kadar küçük dahi olsa ve bu ister hiçbir kimsenin görmediği bir kayanın içinde ya da gökyüzünün herhangi bir yerinde veyahut da yeryüzünde olsa; Yüce Allah bunu kıyamet günü getirecektir. Bunun karşılığını kuluna verecektir. Şüphesiz Allah Latîf'tir, ince ayrıntılar bile O'na gizli kalmaz. Eşyanın hakikatinden ve yerinden hakkıyla haberdardır.
آية رقم 17
"Ey Yavrum! Namazı eksiksiz olarak tam bir şekilde eda et. İyiliği emret ve münkerden sakındır. Eğer bu hususta sana bir kötülük isabet ederse de ona sabret. Bu emredildiğin hususlar, Yüce Allah'ın sana yapmanı emrettiği şeylerdir. Bunları yapıp yapmamakta seçme hakkın yoktur."
آية رقم 18
Kibirlenerek insanlardan yüz çevirme. Kendini beğenmiş bir şekilde yeryüzünde yürüme. Şüphesiz Allah; böbürlenerek yürüyen, kendisine verilen nimet ile insanlara karşı büyüklük taslayıp övünen ve bu nimetlerden dolayı Allah'a şükretmeyen hiçbir kimseyi sevmez.
آية رقم 19
Yürüyüşün çok yavaş ile hızlı olmak arasında ağırbaşlı bir yürüyüş olsun. Sesini alçalt, eziyet verecek derecede yükseltme. Şüphesiz seslerin en çirkini yüksek olmasından dolayı eşeklerin sesidir.
آية رقم 20
-Ey İnsanlar!- Yüce Allah'ın göklerdeki; Güneş, Ay ve yıldızları, aynı zamanda yeryüzünde hayvan, ağaç ve bitkileri hizmetinize sunduğuna şahit olup görmez misiniz? Güzel şekil ve iyi görünümlü açıkça görülen nimetlerini, akıl ve ilim gibi soyut olan nimetlerini sizin üzerinize tamamlamıştır. Bu nimetleri bahşetmiş olmasına rağmen insanlardan bazıları Allah'ın vahyine dayanmadan, ilimsizce ya da kendisine ışık tutacak akıl yahut Allah katından indirilen açık bir kitap olmadan Allah'ın tevhidi hakkında tartışırlar.
آية رقم 21
Allah'ın birliği hususunda tartışan bu kimselere, "Allah'ın Rasûlüne indirdiği vahye tabi olun" denildiğinde, Onlar da şöyle cevap verirler: "Ona tabi olmayız. Bilâkis ilahlarımıza ibadet ederken bulduğumuz atalarımıza tabi oluruz." Şayet Şeytan onların atalarını Şeytan -yoldan çıkarıp putlara ibadet ederek- kıyamet günü Cehennem'e davet ediyor olsa bile mi?
آية رقم 22
Kim ihlaslı bir şekilde ibadet ederek ve amelini en güzel şekilde yaparak Yüce Allah'a yönelirse; kurtuluşa ermesi umulan en sağlam kulpa sarılmış olur ki, tutmuş olduğu şeyin kopmasından korkmaz. İşlerin akıbeti yalnızca Allah'a varır. Allah, herkese hak ettiğinin karşılığı verecektir.
آية رقم 23
-Ey Rasûl!- Kim Allah'a (iman etmeyip) küfrederse, onun küfrü seni üzmesin. Kıyamet günü onların dönüşü ancak bizedir. Dünyada işlemiş oldukları günahları onlara haber vereceğiz. Yaptıkları tüm amellerin karşılığını da vereceğiz. Şüphesiz Allah, kalplerde olanı hakkıyla bilir. Onda olan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.
آية رقم 24
Dünyada vermiş olduğumuz lezzetlerden az bir zaman onları faydalandırırız. Sonra kıyamet günü onları çetin bir azaba; Cehennem azabına sürükleriz.
آية رقم 25
-Ey Rasûl!- "Bu müşriklere, gökyüzünü ve yeryüzünü kim yarattı?" diye sorsan, onlar: “Allah” diyeceklerdir. De ki: "Size delili gösteren o Allah'a hamdolsun. Bilâkis onların çoğu cahil oldukları için hamd edilmeyi, kimin hak ettiğini bilmiyorlar."
آية رقم 26
Yaratma, sahip olma ve yönetme bakımından göklerde ve yerdeki her şey Allah'a aittir. Şüphesiz Yüce Allah, bütün kullarından müstağnidir, dünya ve ahirette övülmeye layıktır.
آية رقم 27
Eğer yeryüzündeki ağaçlar kesilip kalem haline getirilse, deniz de mürekkep olsa ve buna yedi deniz daha eklense, Yüce Allah'ın sözlerinin, sonsuz olmasından dolayı (yazmakla) bitip tükenmezdi. Şüphesiz ki Allah; Azîz'dir, kimse O'na galip gelemez. Yaratmasında ve idare etmesinde hikmet sahibidir.
آية رقم 28
-Ey İnsanlar!- Yaratılmanız, kıyamet günü hesap ve karşılık için yeniden diriltilmeniz, kolaylık bakımından ancak bir insanın yeniden yaratılıp diriltilmesi gibidir. Şüphesiz Yüce Allah; hakkıyla işitendir, bir sesi işitmesi başka bir sesi işitmesine mani olmaz. O; hakkıyla görendir, bir şeyi görmesi başka bir şeyi görmesine mani olmaz. İşte böyle bir insanı yaratması ve yeniden diriltmesi, başka bir insanı yaratıp diriltmesine mani değildir.
آية رقم 29
Yüce Allah'ın gündüzü arttırmak için geceden kısalttığını, geceyi uzatmak için gündüzden kısalttığını, Güneş ve Ay'ın yörüngesini takdir ettiğini görmez misin? Öyle ki, her biri kendi yörüngesinde belirli bir vakte kadar akıp gider. Şüphesiz Yüce Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak sizi mükâfatlandıracaktır.
آية رقم 30
İşte bu yönetme ve takdir etme, Yüce Allah'ın hakkın ta kendisi olduğuna şahitlik eder. O; zatında, sıfatlarında ve fiillerinde hak olandır. Müşriklerin O'ndan başka ibadet ettikleri ise aslı olmayan batılın ta kendisidir. Şüphesiz Yüce Allah; zatı, galip gelmesi ve yüceliği ile bütün mahlûkatın üstünde olandır. O'ndan daha üstün kimse yoktur. O her şeyden büyüktür.
آية رقم 31
Gemilerin denizde Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın kudret ve lütfu ile yüzüp gitmekte olduğunu görmez misin? -Ey İnsanlar!- Bu, size kudretine ve lütfuna delalet eden ayetlerinden bazısını göstermek içindir. Şüphesiz bunda kendisine isabet eden sıkıntıya hakkıyla sabreden, kendisine verilmiş olan nimetlere hakkıyla şükreden kimse için Allah'ın kudretine delalet eden deliller vardır.
آية رقم 32
Onları her yönden dağlar gibi dalgalar ve bulutlar kuşattığında, ibadeti ve duayı yalnızca Allah'a has kılarak O'na yalvarırlar. Allah, onların duasına icabet edip onları karaya çıkarıp boğulmaktan selamette kıldığında, onlardan bazısı üzerine gerekli olan şükrü tam manası ile yerine getirmemiş, bazısı da Allah'ın nimetine nankörlük etmiştir. Ayetlerimizi ancak vefasız olan -kendisini kurtardığında Allah'a şükredenlerden olacağına dair söz veren kimse - Allah'ın nimetlerine nankörlük eden, kendisine nimetleri ile rızık veren Rabbine şükretmeyen kimse inkâr eder.
آية رقم 33
Ey İnsanlar! Emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak Rabbinizden korkun. Babanın evladı, evladın da babası için hiçbir fayda veremeyeceği o günün azabından korkun. Yüce Allah'ın, kıyamet günü karşılıkları verme vaadi haktır, gerçekleşeceğinde hiçbir şüphe yoktur. Dünya hayatı içindeki şehvet ve eğlence sizi aldatmasın. Aynı şekilde Allah'ın sizi cezalandırmada acele etmemesi ve sizden azabı ertelemesi ile de Şeytan sizi kandırmasın.
آية رقم 34
Şüphesiz kıyamet saatinin ilmi yalnızca Allah'ın katındadır. Ne zaman kopacağını O bilir. Yağmuru ne zaman dilerse indirir ve rahimlerdeki erkek mi, dişi mi, mutlu mu, betbaht mı? Onu da bilir. Hiçbir nefis hayır mı, şer mi kazanacak, hangi yerde ölecek bilemez. Bilâkis bunların hepsini Yüce Allah bilir. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilen her şeyden hakkıyla haberdar olandır. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.
تقدم القراءة