ترجمة معاني سورة البروج باللغة التركية من كتاب الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مركز تفسير للدراسات القرآنية
الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مركز تفسير للدراسات القرآنية
الناشر
مركز تفسير للدراسات القرآنية
ﰡ
آية رقم 1
ﭛﭜﭝ
ﭞ
Allah Teâlâ, Güneş’in, Ay’ın ve diğer yıldızların yörüngelerini barındıran gökyüzüne yemin etmiştir.
آية رقم 2
ﭟﭠ
ﭡ
Yüce Allah içinde bütün varlıkları toplayacağını vadettiği kıyamet gününe yemin etmiştir.
آية رقم 3
ﭢﭣ
ﭤ
Ve ümmeti hakkında şahitlik eden peygamberler gibi, bütün şahitlere ve peygamberi hakkında şahitlik eden ümmetler gibi bütün şahit olunanlara yemin etmiştir.
آية رقم 4
ﭥﭦﭧ
ﭨ
Toprağa büyük bir çukur kazan o kimselere lanet olsun.
آية رقم 5
ﭩﭪﭫ
ﭬ
Onlar hendeklerin içinde ateş yakıp, Mü'minleri canlı canlı ateşe attılar.
آية رقم 6
ﭭﭮﭯﭰ
ﭱ
Onlar ateşle dolu o çukurun kenarında oturmuşlardı.
آية رقم 7
ﭲﭳﭴﭵﭶﭷ
ﭸ
Orada hazır bulunarak, Mü'minlere yapılan işkence ve kötü muameleyi seyretmekte idiler.
آية رقم 8
O kâfirler, Mü'minleri hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Aziz/mutlak galip olan, her konuda övülen Allah'a iman etmeleri dışında başka bir şeyden dolayı kınamadılar.
آية رقم 9
Göklerin ve yeryüzünün mülkü bir tek O'na aittir. O her şeyden haberdardır. Kullarının yaptıklarından hiçbir şey O'na gizli kalmaz.
آية رقم 10
Mü'min erkek ve kadınlara; onları bir olan Allah’a iman etmekten döndürmek için ateşle işkence edip, sonra da günahlarından Allah’a tevbe etmeyenler için kıyamet günü Cehennem azabı vardır. Mü'minleri ateşte yakmalarının bir karşılığı olarak onları yakacak olan ateşin azabı vardır.
آية رقم 11
Allah’a iman eden ve salih amel işleyenler için saraylarının ve ağaçlarının altından ırmaklar akan Cennetler vardır. Onlara hazırlanmış olan bu karşılık başka hiçbir başarının yaklaşamadığı en büyük başarıdır.
آية رقم 12
ﮮﮯﮰﮱ
ﯓ
-Ey Peygamber!- Bazen zalime belli bir mühlet veriyor olsa da, şüphesiz Rabbinin onu tutup, yakalaması çok kuvvetlidir.
آية رقم 13
ﯔﯕﯖﯗ
ﯘ
Şüphesiz ilk olarak O, yaratmaya ve azap etmeye başlamıştır. Bu ikisini (yaratmayı ve azabı) tekrar O döndürecektir.
آية رقم 14
ﯙﯚﯛ
ﯜ
Elbette O, kullarından tevbe edenlerin günahlarını bağışlar ve takva sahibi veli kullarını sever.
آية رقم 15
ﯝﯞﯟ
ﯠ
Yüce Arş'ın sahibidir.
آية رقم 16
ﯡﯢﯣ
ﯤ
Günahlarını affetmek istediğini affederek ve cezalandırmak istediğini de cezalandırarak dilediğini yapandır. Bütün noksanlıklardan münezzeh olan Allah'a zorla bir şey yaptıracak hiç kimse yoktur.
آية رقم 17
ﯥﯦﯧﯨ
ﯩ
-Ey Peygamber!- Hakla savaşmak ve ona engel olmak için silahlanan o askerlerin haberi sana geldi mi?
آية رقم 18
ﯪﯫ
ﯬ
Firavun ve Salih -aleyhisselam-'ın ashabı Semud'un askerleri.
آية رقم 19
ﯭﯮﯯﯰﯱ
ﯲ
Yalanlayan ümmetlerin haberlerinin kendilerine ulaşmaması ve helâk olmaları onların iman etmemesine mani değildir. Bilâkis onlar, hevalarına ittiba ederek peygamberlerinin onlara getirdiklerini yalanlıyorlar.
آية رقم 20
ﯳﯴﯵﯶ
ﯷ
Oysa Allah, onların sayılı amellerini çok iyi bilmektedir. Yapmakta oldukları hiçbir şeyi kaçırmaz. Onlara bu amellerinin karşılığını verecektir.
آية رقم 21
ﯸﯹﯺﯻ
ﯼ
Kur'an, o yalanlayanların söylediği gibi bir şiir veya kafiyeli sözler değildir. Bilâkis o, çok değerli olan Kur'an'dır.
آية رقم 22
ﯽﯾﯿ
ﰀ
Değiştirilmekten ve tahrif edilmekten, eksiltilmekten ve arttırılmaktan muhafaza edilen bir levhadadır.
تقدم القراءة