Nihayet onu da ordularını da yakalayıp denize attık. O (küfründen dolayı) kınanmış bir kimseydi.
الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Biz de onu ve askerlerini yakalamış ve denize atmıştık. O kınanacak işler yapıp durmaktaydı.
الترجمة التركية - شعبان بريتش
Nihayet onu da ordularını da yakalayıp denize attık, bu sırada kendini kınayıp duruyordu.
الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Onu ve askerlerinin hepsini yakalamış ve denize atmıştık. Bunun akabinde boğulup helâk oldular. Firavun kendini ilah olarak atfetmesinden ve yalanlamasından dolayı suçlu olarak kınanmış bir şekilde gelecektir.
الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
فَأَخَذۡنَٰهُ وَجُنُودَهُۥ فَنَبَذۡنَٰهُمۡ فِي ٱلۡيَمِّ وَهُوَ مُلِيمٞ
Nihayet biz onu ve ordularini yakalayip hepsini denize attik. Firavun ise o sirada (inadindan dolayi pismanlik duyarak) kendi kendini kiniyordu.
Turkish - Turkish translation
فَأَخَذۡنَٰهُ وَجُنُودَهُۥ فَنَبَذۡنَٰهُمۡ فِي ٱلۡيَمِّ وَهُوَ مُلِيمٞ
Sonunda onu ve ordularını yakalayıp denize attık. O, kınanmayı haketmişti.
Diyanet Isleri - Turkish translation