ترجمة معاني سورة الطور باللغة التركية من كتاب الترجمة التركية - مجمع الملك فهد

مجموعة من العلماء

الترجمة التركية - مجمع الملك فهد

مجموعة من العلماء

الناشر

مجمع الملك فهد

آية رقم 2
yayılmış satır satır yazılmış Kitab'a,
آية رقم 17
Şüphesiz (kötülüklerden) korunanlar cennetlerde ve nimet içindedirler.
آية رقم 18
Rablerinin kendilerine verdikleriyle sevinerek (Zira) Rableri onları, cehennem azabından korumuştur.
آية رقم 20
Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak. Ayrıca biz onları, ceylan gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
آية رقم 23
Orada karşılıklı kadeh tokuştururlar, ama burada (içki yüzünden) ne saçmalama vardır, ne de günaha girme.
آية رقم 24
Hizmetlerine verilmiş, (kabuğunda) saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.
آية رقم 26
Derler ki: «Daha önce biz, aile çevremiz içinde bile (İlâhî azaptan) korkardık.»
آية رقم 30
Yoksa onlar: (O,) bir şairdir; onun, zamanın felâketlerine uğramasını bekliyoruz mu diyorlar?
آية رقم 35
Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar?
آية رقم 37
Yahut Rabbinin hâzineleri onların yanında mıdır? Ya da her şeye hakim olan kendileri midir?
Yoksa onların, üzerine çıkıp gizli sırları dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri, açık bir delil getirsinler.
آية رقم 40
Yoksa sen kendilerinden bir ücret istiyorsun da, bu yüzden onlar ağır bir borç altında eziliyorlar mı?
آية رقم 41
Yoksa gayba ait bilgiler kendi yanlarında da, onlar mı yazıyorlar?
آية رقم 45
Artık çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar onları kendi hallerine bırak.
آية رقم 49
Gecenin bir kısmında ve yıldızların batışından sonra da O’nu tesbih et.
تقدم القراءة