ترجمة معاني سورة الذاريات باللغة التركية من كتاب الترجمة التركية - مجمع الملك فهد

مجموعة من العلماء

الترجمة التركية - مجمع الملك فهد

مجموعة من العلماء

الناشر

مجمع الملك فهد

آية رقم 2
yağmur bulutlarını taşıyan,
آية رقم 3
gemileri kolayca yüzdüren
آية رقم 4
ve yağmurları taksim eden rüzgârlara yemin olsun ki
آية رقم 7
İçinde yörüngeleri olan göğe andolsun ki
آية رقم 9
Ondan (Kur'an'dan veya imandan ancak) döndürülebilen döndürülür.
آية رقم 10
Kahrolsun o koyu yalancılar!
آية رقم 15
Şüphesiz ki Allah'a isyandan sakınanlar, cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar.
آية رقم 18
Seher vakitlerinde de istiğfar ederlerdi.
آية رقم 20
Kesin olarak inananlar için yeryüzünde âyetler vardır.
آية رقم 22
Semada da rızkınız ve size vâdedilen başka şeyler vardır.
آية رقم 24
İbrahim'in ağırlanan misafirlerinin haberi sana geldi mi? (Bunlar meleklerdi.)
Onlar İbrahim’in yanına girmişler, selam vermişlerdi. İbrahim de selamı almış, içinden, «Bunlar, yabancılar» demişti.
آية رقم 34
(Bu taşlar,) aşın gidenler için Rabbinin katında işaretlenmiş (taşlardır).
آية رقم 39
Firavun ordusuyla birlikte yüz çevirmiş: «O, bir büyücüdür veya bir delidir» demişti.
آية رقم 40
Nihayet onu da ordularını da yakalayıp denize attık, bu sırada kendini kınayıp duruyordu.
آية رقم 44
Rablerinin emrine karşı geldiler. Bu yüzden, bakıp dururlarken onları yıldırım çarpıverdi.
آية رقم 47
Göğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz (onu) elbette genişleticiyiz.
آية رقم 53
Bunu (nesilden nesile) birbirlerine vasiyet mi ettiler? Doğrusu onlar azgın bir topluluktur.
آية رقم 54
Artık onlara aldırma. (Davete uymamalarından dolayı) sen kınanacak değilsin.
آية رقم 55
Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt müminlere fayda verir.
Muhakkak ki bu zulmedenlerin de, geçmişlerinin payı gibi (azaptan) bir payları vardır! O halde acele etmesinler!
تقدم القراءة