ترجمة معاني سورة المعارج باللغة التركية من كتاب الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
مجموعة من العلماء
ﰡ
آية رقم 1
ﮮﮯﮰﮱ
ﯓ
Birisi, gelecek azabı istedi!
آية رقم 2
ﯔﯕﯖﯗ
ﯘ
İnkârcılara olan ve hiç kimsenin savamayacağı,
آية رقم 3
ﯙﯚﯛﯜ
ﯝ
yükselme derecelerinin sahibi olan Allah katından
آية رقم 4
Melekler ve Rûh (Cebrail), oraya, miktarı (dünya senesi ile) ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkar.
آية رقم 5
ﯪﯫﯬ
ﯭ
(Rasûlüm!) Şimdi sen güzelce sabret.
آية رقم 6
ﯮﯯﯰ
ﯱ
Doğrusu onlar, o azabı (ihtimalden) uzak görüyorlar.
آية رقم 7
ﯲﯳ
ﯴ
Biz ise onu yakın görmekteyiz.
آية رقم 8
ﯵﯶﯷﯸ
ﯹ
O gün gökyüzü, erimiş maden gibi olur.
آية رقم 9
ﯺﯻﯼ
ﯽ
Dağlar da atılmış yüne döner.
آية رقم 10
ﯾﯿﰀﰁ
ﰂ
Dost, dostu sormaz.
آية رقم 11
Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından (kurtuluş için), oğullarını, hepsini fidye olarak versin de
آية رقم 12
ﭜﭝ
ﭞ
karısını, kardeşini,
آية رقم 13
ﭟﭠﭡ
ﭢ
kendisini koruyup barındıran
آية رقم 14
ﭣﭤﭥﭦﭧﭨ
ﭩ
tüm ailesini ve yeryüzünde kim varsa, tek kendini kurtarsın.
آية رقم 15
ﭪﭫﭬﭭ
ﭮ
Fakat ne mümkün! Bilinmeli ki, o (cehennem) alevlenen bir ateştir.
آية رقم 16
ﭯﭰ
ﭱ
Derileri kavurup soyar.
آية رقم 17
ﭲﭳﭴﭵ
ﭶ
Yüz çevirip geri dönen, kimseyi (kendine) çağırır!
آية رقم 18
ﭷﭸ
ﭹ
(servet) toplayıp yığan.
آية رقم 19
ﭺﭻﭼﭽﭾ
ﭿ
Gerçekten insan, pek hırslı (ve sabırsız) yaratılmıştır.
آية رقم 20
ﮀﮁﮂﮃ
ﮄ
Kendisine fenalık dokunduğunda sızlanır, feryat eder.
آية رقم 21
ﮅﮆﮇﮈ
ﮉ
Ona imkân verildiğinde ise pinti kesilir.
آية رقم 22
ﮊﮋ
ﮌ
Ancak şunlar öyle değildir: Namaz kılanlar,
آية رقم 23
ﮍﮎﮏﮐﮑ
ﮒ
ki onlar namazlarında devamlıdırlar (ihmal göstermezler);
آية رقم 24
ﮓﮔﮕﮖﮗ
ﮘ
mallarında, kalmışa belli bir hak tanıyanlar;
آية رقم 25
ﮙﮚ
ﮛ
isteyene ve (isteyemediği için) mahrum,
آية رقم 26
ﮜﮝﮞﮟ
ﮠ
ceza (ve hesap) gününün doğruluğuna inananlar;
آية رقم 27
ﮡﮢﮣﮤﮥﮦ
ﮧ
Rablerinin azabından korkanlar,
آية رقم 28
ﮨﮩﮪﮫﮬ
ﮭ
ki Rablerinin azabı(na karşı) emin olunamaz;
آية رقم 29
ﮮﮯﮰﮱ
ﯓ
ırzlarını koruyanlar,
آية رقم 30
ancak eşlerine ve cariyelerine karşı müstesna; çünkü onlar kınanmaz.
آية رقم 31
Bundan öteye (geçmek) isteyenler ise, onlar taşkınların ta kendileridir.
آية رقم 32
ﯧﯨﯩﯪﯫ
ﯬ
Emanetlerine ve ahitlerine riayet edenler;
آية رقم 33
ﯭﯮﯯﯰ
ﯱ
Şahitliklerini (dosdoğru) yapanlar;
آية رقم 34
ﯲﯳﯴﯵﯶ
ﯷ
Namazlarını koruyanlar;
آية رقم 35
ﯸﯹﯺﯻ
ﯼ
işte bunlar, cennetlerde ağırlanırlar.
آية رقم 36
ﯽﯾﯿﰀﰁ
ﰂ
(Rasûlüm!) O kâfirlere ne oluyor ki, sana doğru koşuyorlar.
آية رقم 37
ﰃﰄﰅﰆﰇ
ﰈ
Bölük bölük sağından ve solundan.
آية رقم 38
Onlardan her biri nimet cennetine sokulacağını mı umuyor?
آية رقم 39
ﰒﰓﰔﰕﰖﰗ
ﰘ
Hayır (hiç ummasınlar!) Şüphesiz biz onları, kendilerinin de bildikleri şeyden yarattık (fakat ibret almadılar, imana gelmediler).
آية رقم 40
Şu halde (işin gerçeği) öyle (umdukları gibi) değil! Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, bizim gücümüz yeter.
آية رقم 41
Şüphesiz onların yerine daha hayırlılarını getirmeye elbette kadiriz ve kimse bizim önümüze geçemez.
آية رقم 42
Ama sen onları (şimdilik) bırak da, tehdit edildikleri günlerine kavuşuncaya dek dalsınlar, oynayadursunlar.
آية رقم 43
O gün onlar, sanki dikili bir şeye koşuyorlar gibi, bir halde kabirlerinden fırlaya fırlaya çıkarlar.
آية رقم 44
Gözleri horluktan aşağı düşmüş ve kendileri zillete bürünmüş. İşte bu, onların tehdit edilegeldikleri gündür!
تقدم القراءة