Bunun üzerine asâsını (yere) bıraktı. (Asâ) hemen apaçık bir ejderha oluverdi.
الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Bunu üzerine Musa asâsını attı. Birden o apaçık bir ejderha oluverdi.
الترجمة التركية - شعبان بريتش
Bunun üzerine Mûsâ asasını yere atmış, o da birden apaçık bir yılan haline gelivermişti.
الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Musa asâsını yere attı ve o bizzat izleyenler için hemen büyük bir yılana dönüştü.
الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
فَأَلۡقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعۡبَانٞ مُّبِينٞ
Bunun üzerine Musa, asâsini yere birakiverdi, o da birdenbire kocaman bir ejderha kesiliverdi.
Turkish - Turkish translation
فَأَلۡقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعۡبَانٞ مُّبِينٞ
Musa, asasını yere atar atmaz apaçık bir yılan (ejderha) oluverdi; elini çıkardı, bakanlar bembeyaz olduğunu gördüler.
Diyanet Isleri - Turkish translation