İbrahim: “Andolsun siz de, atalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz.” dedi.
الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Hiç kuşkusuz siz ve atalarınız apaçık bir sapıklık içinde bulunuyorsunuz, dedi.
الترجمة التركية - شعبان بريتش
Doğrusu, siz de, babalarınız da açık bir sapıklık içindesiniz, dedi.
الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
İbrahim onlara şöyle dedi: -Ey Tabi olanlar!- Andolsun ki siz ve atalarınız apaçık yoldan ayrılıp sapkınlığı takip eden kimselersiniz.
الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
قَالَ لَقَدۡ كُنتُمۡ أَنتُمۡ وَءَابَآؤُكُمۡ فِي ضَلَٰلٖ مُّبِينٖ
Ibrahim: "And olsun ki sizler de, atalariniz da apaçik bir sapiklik içindesiniz" dedi.
Turkish - Turkish translation
قَالَ لَقَدۡ كُنتُمۡ أَنتُمۡ وَءَابَآؤُكُمۡ فِي ضَلَٰلٖ مُّبِينٖ
İbrahim: "And olsun ki sizler de babalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz" deyince:
Diyanet Isleri - Turkish translation