Yahudi ve Hıristiyan olun ki, doğru yolu bulasınız, demektedirler. Sen de ki: "Hayır! Hanif olarak, İbrahim’in dinine (tabi oluruz). O, müşriklerden değildi."
الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Yahudi ve Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız, demektedirler; sen de ki: Hayır, hanif olarak, İbrahim’in dinine (tabi oluruz). O, müşriklerden değildi.
الترجمة التركية - شعبان بريتش
(Yahûdiler ve hristiyanlar müslümanlara:) Yahûdi ya da hristiyan olun ki, doğru yolu bulasınız, dediler. De ki: Hayır! Biz, hanîf olan İbrâhim'in (dosdoğru) dinine uyarız. O, müşriklerden değildi.
الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Yahudiler bu ümmet için: "Yahudi olun ki hidayet yolunu tutmuş olursunuz" dediler. Hristiyanlar da: "Hristiyan olun ki hidayet yolunu tutmuş olursunuz" dediler. -Ey Peygamber!- onlara cevap olarak de ki: "Bilakis biz batıl dinlerden hak dine yönelen İbrahim'in dinine ittiba ederiz." O, Allah'la beraber başkasını (ilahlıkta) ortak koşanlardan olmadı.
الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
وَقَالُواْ كُونُواْ هُودًا أَوۡ نَصَٰرَىٰ تَهۡتَدُواْۗ قُلۡ بَلۡ مِلَّةَ إِبۡرَٰهِـۧمَ حَنِيفٗاۖ وَمَا كَانَ مِنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ
Bir de: "yahudi veya hiristiyan olunuz ki, hidayet bulasiniz." dediler. Sen onlara de ki: "Hayir! Hanif olarak hakka tapan Ibrahim'in dinine (uyariz) ki, o hiçbir zaman müsriklerden olmadi."
Turkish - Turkish translation
وَقَالُواْ كُونُواْ هُودًا أَوۡ نَصَٰرَىٰ تَهۡتَدُواْۗ قُلۡ بَلۡ مِلَّةَ إِبۡرَٰهِـۧمَ حَنِيفٗاۖ وَمَا كَانَ مِنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ
"Yahudi veya Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız" dediler. "Doğruya yönelmiş olan ve Allah'a eş koşanlardan olmayan İbrahim'in dinine uyarız" de.
Diyanet Isleri - Turkish translation