Doğrusu biz dağlara boyun eğdirdik. Akşam ve sabah onlar kendisiyle (Davud ile) birlikte (Allah'ı) tesbih ederlerdi.
الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Doğrusu biz dağlara boyun eğdirdik, akşam ve sabah onlar kendisiyle (Davud ile) birlikte (Allah'ı) tesbih ederlerdi.
الترجمة التركية - شعبان بريتش
Doğrusu biz akşam sabah onunla beraber tesbih eden dağları,
الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Doğrusu biz dağları boyun eğdirdik. Günün başında ve günün sonunda Davut'un tesbihi ile birlikte tesbih ederlerdi.
الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
إِنَّا سَخَّرۡنَا ٱلۡجِبَالَ مَعَهُۥ يُسَبِّحۡنَ بِٱلۡعَشِيِّ وَٱلۡإِشۡرَاقِ
Biz, daglari onun emrine vermistik. Aksam-sabah onunla birlikte tesbih ederlerdi.
Turkish - Turkish translation
إِنَّا سَخَّرۡنَا ٱلۡجِبَالَ مَعَهُۥ يُسَبِّحۡنَ بِٱلۡعَشِيِّ وَٱلۡإِشۡرَاقِ
Doğrusu Biz, akşam sabah onunla beraber tesbih eden dağları, kuşları da toplu halde onun buyruğu altına vermiştik. Her biri ona yönelmekteydi.
Diyanet Isleri - Turkish translation