Üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül ediyordu.
الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu çürümüş bir hale getiriyordu.
الترجمة التركية - شعبان بريتش
Üzerinden geçtiği şeyi canlı bırakmıyor, onu kül edip savuruyordu.
الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Uğradığı hiçbir canlıyı ve malı yok etmeden gitmiyordu ve paramparça çürümüş hale getiriyordu.
الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مَا تَذَرُ مِن شَيۡءٍ أَتَتۡ عَلَيۡهِ إِلَّا جَعَلَتۡهُ كَٱلرَّمِيمِ
O rüzgar üzerine ugradigi hiçbir seyi birakmiyor, mutlaka onu kül gibi dagitiyordu.
Turkish - Turkish translation
مَا تَذَرُ مِن شَيۡءٍ أَتَتۡ عَلَيۡهِ إِلَّا جَعَلَتۡهُ كَٱلرَّمِيمِ
Ad milletinin başından geçende de ibret vardır: Onların üzerine, uğradığı her şeyi bırakmayıp toza çeviren kuru bir rüzgar gönderdik.
Diyanet Isleri - Turkish translation