ترجمة معاني سورة الصافات باللغة التركية من كتاب Diyanet Isleri - Turkish translation
الترجمة الإنجليزية - صحيح انترناشونال
المنتدى الإسلامي
الترجمة الإنجليزية
الترجمة الفرنسية - المنتدى الإسلامي
نبيل رضوان
الترجمة الإسبانية
محمد عيسى غارسيا
الترجمة الإسبانية - المنتدى الإسلامي
الترجمة الإسبانية (أمريكا اللاتينية) - المنتدى الإسلامي
المنتدى الإسلامي
الترجمة البرتغالية
حلمي نصر
الترجمة الألمانية - بوبنهايم
عبد الله الصامت
الترجمة الألمانية - أبو رضا
أبو رضا محمد بن أحمد بن رسول
الترجمة الإيطالية
عثمان الشريف
الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
فريق مركز رواد الترجمة بالتعاون مع موقع دار الإسلام
الترجمة التركية - شعبان بريتش
شعبان بريتش
الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
مجموعة من العلماء
الترجمة الإندونيسية - شركة سابق
شركة سابق
الترجمة الإندونيسية - المجمع
وزارة الشؤون الإسلامية الأندونيسية
الترجمة الإندونيسية - وزارة الشؤون الإسلامية
وزارة الشؤون الإسلامية الأندونيسية
الترجمة الفلبينية (تجالوج)
مركز رواد الترجمة بالتعاون مع موقع دار الإسلام
الترجمة الفارسية - دار الإسلام
فريق عمل اللغة الفارسية بموقع دار الإسلام
الترجمة الفارسية - حسين تاجي
حسين تاجي كله داري
الترجمة الأردية
محمد إبراهيم جوناكري
الترجمة البنغالية
أبو بكر محمد زكريا
الترجمة الكردية
حمد صالح باموكي
الترجمة البشتوية
زكريا عبد السلام
الترجمة البوسنية - كوركت
بسيم كوركورت
الترجمة البوسنية - ميهانوفيتش
محمد مهانوفيتش
الترجمة الألبانية
حسن ناهي
الترجمة الأوكرانية
ميخائيلو يعقوبوفيتش
الترجمة الصينية
محمد مكين الصيني
الترجمة الأويغورية
محمد صالح
الترجمة اليابانية
روايتشي ميتا
الترجمة الكورية
حامد تشوي
الترجمة الفيتنامية
حسن عبد الكريم
الترجمة الكازاخية - مجمع الملك فهد
خليفة الطاي
الترجمة الكازاخية - جمعية خليفة ألطاي
جمعية خليفة الطاي الخيرية
الترجمة الأوزبكية - علاء الدين منصور
علاء الدين منصور
الترجمة الأوزبكية - محمد صادق
محمد صادق محمد
الترجمة الأذرية
علي خان موساييف
الترجمة الطاجيكية - عارفي
فريق متخصص مكلف من مركز رواد الترجمة بالشراكة مع موقع دار الإسلام
الترجمة الطاجيكية
خوجه ميروف خوجه مير
الترجمة الهندية
مولانا عزيز الحق العمري
الترجمة المليبارية
عبد الحميد حيدر المدني
الترجمة الغوجراتية
رابيلا العُمري
الترجمة الماراتية
محمد شفيع أنصاري
الترجمة التلجوية
مولانا عبد الرحيم بن محمد
الترجمة التاميلية
عبد الحميد الباقوي
الترجمة السنهالية
فريق مركز رواد الترجمة بالتعاون مع موقع دار الإسلام
الترجمة الأسامية
رفيق الإسلام حبيب الرحمن
الترجمة الخميرية
جمعية تطوير المجتمع الاسلامي الكمبودي
الترجمة النيبالية
جمعية أهل الحديث المركزية
الترجمة التايلاندية
مجموعة من جمعية خريجي الجامعات والمعاهد بتايلاند
الترجمة الصومالية
محمد أحمد عبدي
الترجمة الهوساوية
الترجمة الأمهرية
محمد صادق
الترجمة اليورباوية
أبو رحيمة ميكائيل أيكوييني
الترجمة الأورومية
الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مركز تفسير للدراسات القرآنية
الترجمة الفرنسية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مركز تفسير للدراسات القرآنية
الترجمة الإندونيسية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مركز تفسير للدراسات القرآنية
الترجمة الفيتنامية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مركز تفسير للدراسات القرآنية
الترجمة البوسنية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مركز تفسير للدراسات القرآنية
الترجمة الإيطالية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مركز تفسير للدراسات القرآنية
الترجمة الفلبينية (تجالوج) للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مركز تفسير للدراسات القرآنية
الترجمة الفارسية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مركز تفسير للدراسات القرآنية
Dr. Ghali - English translation
Muhsin Khan - English translation
Pickthall - English translation
Yusuf Ali - English translation
Azerbaijani - Azerbaijani translation
Sadiq and Sani - Amharic translation
Farsi - Persian translation
Finnish - Finnish translation
Muhammad Hamidullah - French translation
Korean - Korean translation
Maranao - Maranao translation
Abdul Hameed and Kunhi Mohammed - Malayalam translation
Salomo Keyzer - Flemish (Dutch) translation
Norwegian - Norwegian translation
Samir El - Portuguese translation
Polish - Polish translation
Romanian - Romanian translation
Elmir Kuliev - Russian translation
Albanian - Albanian translation
Tatar - Tatar translation
Japanese - Japanese translation
محمد جوناگڑھی - Urdu translation
Ma Jian - Chinese translation
Turkish - Turkish translation
King Fahad Quran Complex - Thai translation
Ali Muhsin Al - Swahili translation
Abdullah Muhammad Basmeih - Malay translation
Hamza Roberto Piccardo - Italian translation
Indonesian - Indonesian translation
Bubenheim & Elyas - German / Deutsch translation
Bosnian - Bosnian translation
Hasan Efendi Nahi - Albanian translation
Sherif Ahmeti - Albanian translation
Sahih International - English translation
Czech - Czech translation
Abul Ala Maududi(With tafsir) - English translation
Tajik - Tajik translation
Alikhan Musayev - Azerbaijani translation
Muhammad Saleh - Uighur; Uyghur translation
Abdul Haleem - English translation
Mufti Taqi Usmani - English translation
Muhammad Karakunnu and Vanidas Elayavoor - Malayalam translation
Sheikh Isa Garcia - Spanish; Castilian translation
Divehi - Divehi; Dhivehi; Maldivian translation
Abubakar Mahmoud Gumi - Hausa translation
Mahmud Muhammad Abduh - Somali translation
Knut Bernström - Swedish translation
Jan Trust Foundation - Tamil translation
Mykhaylo Yakubovych - Ukrainian translation
Uzbek - Uzbek translation
Diyanet Isleri - Turkish translation
Ministry of Awqaf, Egypt - Russian translation
Abu Adel - Russian translation
Burhan Muhammad - Kurdish translation
Dr. Mustafa Khattab, The Clear Quran - English translation
Dr. Mustafa Khattab - English translation
الترجمة الإنجليزية - مركز رواد الترجمة
الترجمة الفرنسية - محمد حميد الله
الترجمة البوسنية - مركز رواد الترجمة
الترجمة الصربية - مركز رواد الترجمة - جار العمل عليها
الترجمة الألبانية - مركز رواد الترجمة - جار العمل عليها
الترجمة اليابانية - سعيد ساتو
الترجمة الفيتنامية - مركز رواد الترجمة
الترجمة التاميلية - عمر شريف
الترجمة السواحلية - عبد الله محمد وناصر خميس
الترجمة اللوغندية - المؤسسة الإفريقية للتنمية
الترجمة الإنكو بامبارا - ديان محمد
الترجمة العبرية
الترجمة الإنجليزية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
الترجمة الروسية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
الترجمة البنغالية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
الترجمة الصينية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
الترجمة اليابانية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
ترجمة معاني القرآن الكريم - عادل صلاحي
عادل صلاحي
ﰡ
آية رقم 1
ﭑﭒ
ﭓ
Saffet Suresi
Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
آية رقم 2
ﭔﭕ
ﭖ
Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
آية رقم 3
ﭗﭘ
ﭙ
Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
آية رقم 4
ﭚﭛﭜ
ﭝ
Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
آية رقم 5
Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
آية رقم 6
ﭦﭧﭨﭩﭪﭫ
ﭬ
Şüphesiz Biz, yakın göğü bir süsle, yıldızlarla süsledik.
آية رقم 7
ﭭﭮﭯﭰﭱ
ﭲ
Onu, inatçı her türlü şeytandan koruduk.
آية رقم 8
Onlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır.
آية رقم 9
ﭽﭾﭿﮀﮁ
ﮂ
Onlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır.
آية رقم 10
Hele bir tek söz kapan olsun; delici bir alev onun peşine düşüverir.
آية رقم 11
Allah'a eş koşanlara sor: Kendilerini yaratmak mı daha zordur, yoksa Bizim yarattığımız gökleri yaratmak mı? Aslında Biz kendilerini özlü ve yapışkan çamurdan yaratmışızdır.
آية رقم 12
ﮙﮚﮛ
ﮜ
Evet; sen onlara şaşıyorsun, onlar da seni alaya alıyorlar.
آية رقم 13
ﮝﮞﮟﮠ
ﮡ
Onlara öğüt verildiğinde öğüt dinlemezler.
آية رقم 14
ﮢﮣﮤﮥ
ﮦ
Bir mucize gördüklerinde onu eğlenceye alırlar.
آية رقم 15
ﮧﮨﮩﮪﮫﮬ
ﮭ
"Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler.
آية رقم 16
"Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler.
آية رقم 17
ﯗﯘ
ﯙ
"Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler.
آية رقم 18
ﯚﯛﯜﯝ
ﯞ
De ki: "Evet hem de zelil ve hakir olarak."
آية رقم 19
Tek bir çığlık. Hemen bakıp kalırlar.
آية رقم 20
ﯧﯨﯩﯪﯫ
ﯬ
Şöyle derler: "Vay bize! İşte bu ceza günüdür."
آية رقم 21
Onlara: "İşte bu, yalanladığınız hüküm günüdür" denir.
آية رقم 22
İlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun."
آية رقم 23
İlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun."
آية رقم 24
ﰆﰇﰈﰉ
ﰊ
"Onları durdurun; çünkü kendilerinden daha da sorulacaktır."
آية رقم 25
ﭑﭒﭓﭔ
ﭕ
Şöyle sorulur: "Size ne oldu ki birbirinizle yardımlaşmıyorsunuz?"
آية رقم 26
ﭖﭗﭘﭙ
ﭚ
Hayır; bugün onların hepsi teslim olmuşlardır.
آية رقم 27
ﭛﭜﭝﭞﭟ
ﭠ
Birbirlerine dönüp soruşurlar.
آية رقم 28
ﭡﭢﭣﭤﭥﭦ
ﭧ
İleri gelenlerine: "Doğrusu siz bize sureti hakdan görünürdünüz" derler.
آية رقم 29
ﭨﭩﭪﭫﭬ
ﭭ
Onlar da şöyle derler: "Hayır; siz inanmış kimseler değildiniz."
آية رقم 30
"Bizim sizin üstünüzde bir nüfuzumuz yoktu. Bilakis, azmış bir millettiniz."
آية رقم 31
"Bu sebeple, Rabbimizin sözü aleyhimizde gerçekleşti. şüphesiz azabı tadacağız."
آية رقم 32
ﮂﮃﮄﮅ
ﮆ
"Sizi biz azdırmıştık, çünkü kendimiz azgındık".
آية رقم 33
ﮇﮈﮉﮊﮋ
ﮌ
O gün hepsi azabda birleşirler.
آية رقم 34
ﮍﮎﮏﮐ
ﮑ
Doğrusu suçlulara böyle yaparız.
آية رقم 35
Onlara: "Allah'tan başka tanrı yoktur" denildiği zaman şüphesiz büyüklenirler.
آية رقم 36
ﮝﮞﮟﮠﮡﮢ
ﮣ
"Deli bir şair yüzünden tanrılarımızı mı bırakalım?" derlerdi.
آية رقم 37
ﮤﮥﮦﮧﮨ
ﮩ
Hayır; o, gerçeği getirmiş ve peygamberleri doğrulamıştı.
آية رقم 38
ﮪﮫﮬﮭ
ﮮ
Şüphesiz siz can yakıcı azabı tadacaksınız.
آية رقم 39
ﮯﮰﮱﯓﯔﯕ
ﯖ
Yaptığınızdan başka birşeyle cezalanmayacaksınız.
آية رقم 40
ﯗﯘﯙﯚ
ﯛ
Ancak Allah'a içten bağlı kullar bunun dışındadır.
آية رقم 41
ﯜﯝﯞﯟ
ﯠ
İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.
آية رقم 42
ﯡﯢﯣ
ﯤ
İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.
آية رقم 43
ﯥﯦﯧ
ﯨ
İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.
آية رقم 44
ﯩﯪﯫ
ﯬ
İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.
آية رقم 45
ﯭﯮﯯﯰﯱ
ﯲ
Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.
آية رقم 46
ﯳﯴﯵ
ﯶ
Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.
آية رقم 47
Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.
آية رقم 48
ﯿﰀﰁﰂ
ﰃ
Yanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır.
آية رقم 49
ﰄﰅﰆ
ﰇ
Yanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır.
آية رقم 50
ﰈﰉﰊﰋﰌ
ﰍ
Birbirlerine dönüp sorarlar:
آية رقم 51
İçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi."
آية رقم 52
ﭑﭒﭓﭔ
ﭕ
İçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi."
آية رقم 53
İçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi."
آية رقم 54
ﭞﭟﭠﭡ
ﭢ
Yanındakilere: "Siz onu bilir misiniz?" der.
آية رقم 55
ﭣﭤﭥﭦﭧ
ﭨ
Bir bakar onu cehennemin ortasında görür.
آية رقم 56
ﭩﭪﭫﭬﭭ
ﭮ
Ona der ki: "Allah'a and olsun ki, az kalsın beni de mahvedecektin."
آية رقم 57
ﭯﭰﭱﭲﭳﭴ
ﭵ
"Eğer Rabbimin lütfu olmasaydı ben de oraya götürülenlerden olurdum."
آية رقم 58
ﭶﭷﭸ
ﭹ
"Birinci ölümden sonra bir daha ölmeyeceğiz değil mi? Azap da görmeyeceğiz ha?"
آية رقم 59
ﭺﭻﭼﭽﭾﭿ
ﮀ
"Birinci ölümden sonra bir daha ölmeyeceğiz değil mi? Azap da görmeyeceğiz ha?"
آية رقم 60
ﮁﮂﮃﮄﮅ
ﮆ
İşte büyük kurtuluş şüphesiz budur.
آية رقم 61
ﮇﮈﮉﮊ
ﮋ
Çalışanlar bunun için çalışsın.
آية رقم 62
ﮌﮍﮎﮏﮐﮑ
ﮒ
Konukluk olarak bu mu iyidir, yoksa zakkum ağacı mı?
آية رقم 63
ﮓﮔﮕﮖ
ﮗ
Biz o ağacı, zalimler için bir dert yaptık.
آية رقم 64
ﮘﮙﮚﮛﮜﮝ
ﮞ
O, cehennemin dibinde çıkan bir ağaçtır.
آية رقم 65
ﮟﮠﮡﮢ
ﮣ
Tomurcukları şeytan başı gibidir.
آية رقم 66
ﮤﮥﮦﮧﮨﮩ
ﮪ
İşte cehennemlikler bundan yerler, karınlarını onunla doldururlar.
آية رقم 67
Sonra, üzerine kaynar su katılmış içki şüphesiz onlar içindir.
آية رقم 68
ﯔﯕﯖﯗﯘ
ﯙ
Doğrusu sonra dönecekleri yer yine cehennemdir.
آية رقم 69
ﯚﯛﯜﯝ
ﯞ
Onlar babalarını şüphesiz sapık kimseler olarak bulmuşlardı.
آية رقم 70
ﯟﯠﯡﯢ
ﯣ
Öyleyken yine de onların izlerinden kovalanırcasına koşturuyorlardı.
آية رقم 71
ﯤﯥﯦﯧﯨ
ﯩ
Onlardan önce, evvelki ümmetlerin çoğu, and olsun ki sapıtmıştı.
آية رقم 72
ﯪﯫﯬﯭ
ﯮ
And olsun ki, içlerine uyarıcılar göndermiştik.
آية رقم 73
ﯯﯰﯱﯲﯳ
ﯴ
Uyarıldığı halde yola gelmeyenlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!
آية رقم 74
ﯵﯶﯷﯸ
ﯹ
Allah'ın, O'na içten bağlanan kulları bunun dışındadır.
آية رقم 75
ﯺﯻﯼﯽﯾ
ﯿ
And olsun ki, Nuh Bize seslenmişti de duasına ne güzel icabet etmiştik.
آية رقم 76
ﰀﰁﰂﰃﰄ
ﰅ
Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
آية رقم 77
ﭑﭒﭓﭔ
ﭕ
Ancak onun soyunu sürekli kıldık.
آية رقم 78
ﭖﭗﭘﭙ
ﭚ
Sonra gelenler içinde "Alemlerde, Nuh'a selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.
آية رقم 79
ﭛﭜﭝﭞﭟ
ﭠ
Sonra gelenler içinde "Alemlerde, Nuh'a selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.
آية رقم 80
ﭡﭢﭣﭤ
ﭥ
İşte Biz iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.
آية رقم 81
ﭦﭧﭨﭩ
ﭪ
Doğrusu o, bizim inanmış kullarımızdandı.
آية رقم 82
ﭫﭬﭭ
ﭮ
Sonra, diğerlerini suda boğduk.
آية رقم 83
ﭯﭰﭱﭲﭳ
ﭴ
İbrahim de şüphesiz O'nun yolunda olanlardandı.
آية رقم 84
ﭵﭶﭷﭸﭹ
ﭺ
Nitekim Rabbine temiz bir kalple geldi.
آية رقم 85
ﭻﭼﭽﭾﭿﮀ
ﮁ
İbrahim babasına ve milletine şöyle demişti: "Nelere kulluk ediyorsunuz?"
آية رقم 86
ﮂﮃﮄﮅﮆ
ﮇ
"Allah'ı bırakıp uydurma tanrılar mı istiyorsunuz?"
آية رقم 87
ﮈﮉﮊﮋ
ﮌ
"Alemlerin Rabbi hakkındaki sanınız nedir?"
آية رقم 88
ﮍﮎﮏﮐ
ﮑ
İbrahim yıldızlara bir göz attı ve "Ben rahatsızım" dedi.
آية رقم 89
ﮒﮓﮔ
ﮕ
İbrahim yıldızlara bir göz attı ve "Ben rahatsızım" dedi.
آية رقم 90
ﮖﮗﮘ
ﮙ
Onu bırakıp gittiler.
آية رقم 91
ﮚﮛﮜﮝﮞﮟ
ﮠ
O da onların tanrılarına gizlice yönelip: "Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?" dedi.
آية رقم 92
ﮡﮢﮣﮤ
ﮥ
O da onların tanrılarına gizlice yönelip: "Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?" dedi.
آية رقم 93
ﮦﮧﮨﮩ
ﮪ
Sonunda, üzerlerine yürüyüp kuvvetle vurdu.
آية رقم 94
ﮫﮬﮭ
ﮮ
Bunun üzerine putperestler koşarak ona geldiler.
آية رقم 95
ﮯﮰﮱﯓ
ﯔ
İbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır."
آية رقم 96
ﯕﯖﯗﯘ
ﯙ
İbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır."
آية رقم 97
Putperestler: "Onun için bir yapı yapın da onu oradan ateşin içine atın" dediler.
آية رقم 98
ﯢﯣﯤﯥﯦ
ﯧ
Ona düzen kurmak istediler, ama Biz onları altettik.
آية رقم 99
ﯨﯩﯪﯫﯬﯭ
ﯮ
İbrahim: "Doğrusu ben Rabbim uğrunda sizi bırakıp gidiyorum; O beni doğru yola eriştirir" dedi.
آية رقم 100
ﯯﯰﯱﯲﯳ
ﯴ
"Rabbim! Bana iyilerden olacak bir çocuk ver" diye yalvardı.
آية رقم 101
ﯵﯶﯷ
ﯸ
Biz de ona yumuşak huylu bir oğlan müjdeledik.
آية رقم 102
Çocuk kendisinin yanısıra yürümeye başlayınca: "Ey oğulcuğum! Doğrusu ben uykuda iken seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?" dedi. "Ey babacığım! Ne ile emrolundunsa yap, Allah dilerse, sabredenlerden olduğumu göreceksin" dedi.
آية رقم 103
ﭑﭒﭓﭔ
ﭕ
Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.
آية رقم 104
ﭖﭗﭘ
ﭙ
Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.
آية رقم 105
Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.
آية رقم 106
ﭣﭤﭥﭦﭧ
ﭨ
Doğrusu bu apaçık bir deneme idi.
آية رقم 107
ﭩﭪﭫ
ﭬ
Ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.
آية رقم 108
ﭭﭮﭯﭰ
ﭱ
Sonra gelenler içinde "İbrahim'e selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.
آية رقم 109
ﭲﭳﭴ
ﭵ
Sonra gelenler içinde "İbrahim'e selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.
آية رقم 110
ﭶﭷﭸ
ﭹ
İşte iyileri böylece mükafatlandırırız.
آية رقم 111
ﭺﭻﭼﭽ
ﭾ
Doğrusu o, inanmış kullarımızdandı.
آية رقم 112
ﭿﮀﮁﮂﮃ
ﮄ
Ona, iyilerden olan İshak'ı peygamber olarak müjdeledik.
آية رقم 113
Kendisini ve İshak'ı mübarek kıldık; ikisinin soyundan iyi olan da vardır, açıktan açığa kendisine yazık eden de vardır.
آية رقم 114
ﮑﮒﮓﮔﮕ
ﮖ
And olsun ki Musa ve Harun'a da iyilikte bulunmuştuk.
آية رقم 115
ﮗﮘﮙﮚﮛ
ﮜ
İkisini ve milletlerini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.
آية رقم 116
ﮝﮞﮟﮠ
ﮡ
Onlara yardım etmiştik de üstün gelmişlerdi.
آية رقم 117
ﮢﮣﮤ
ﮥ
Her ikisine de, apaçık anlaşılan bir Kitap vermiştik.
آية رقم 118
ﮦﮧﮨ
ﮩ
Her ikisini de doğru yola eriştirmiştik.
آية رقم 119
ﮪﮫﮬﮭ
ﮮ
Sonra gelenler içinde "Musa ve Harun'a selam olsun" diye iyi birer ün bıraktık.
آية رقم 120
ﮯﮰﮱﯓ
ﯔ
Sonra gelenler içinde "Musa ve Harun'a selam olsun" diye iyi birer ün bıraktık.
آية رقم 121
ﯕﯖﯗﯘ
ﯙ
Doğrusu Biz, iyileri böylece mükafatlandırırız.
آية رقم 122
ﯚﯛﯜﯝ
ﯞ
İkisi de şüphesiz inanmış kullarımızdandı.
آية رقم 123
ﯟﯠﯡﯢ
ﯣ
Doğrusu İlyas da peygamberlerdendir.
آية رقم 124
ﯤﯥﯦﯧﯨ
ﯩ
Milletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti.
آية رقم 125
ﯪﯫﯬﯭﯮ
ﯯ
Milletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti.
آية رقم 126
ﯰﯱﯲﯳﯴ
ﯵ
Milletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti.
آية رقم 127
ﭑﭒﭓ
ﭔ
Bunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah'ın O'na içten bağlı kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi.
آية رقم 128
ﭕﭖﭗﭘ
ﭙ
Bunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah'ın O'na içten bağlı kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi.
آية رقم 129
ﭚﭛﭜﭝ
ﭞ
Sonra gelenler içinde, "İlyas'a selam olsun" diye bir ün bıraktık.
آية رقم 130
ﭟﭠﭡﭢ
ﭣ
Sonra gelenler içinde, "İlyas'a selam olsun" diye bir ün bıraktık.
آية رقم 131
ﭤﭥﭦﭧ
ﭨ
Doğrusu Biz iyileri böylece mükafatlandırırız.
آية رقم 132
ﭩﭪﭫﭬ
ﭭ
O, inanmış kullarımızdandı.
آية رقم 133
ﭮﭯﭰﭱ
ﭲ
Şüphesiz Lut da peygamberlerdendir.
آية رقم 134
ﭳﭴﭵﭶ
ﭷ
Geridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut'u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık.
آية رقم 135
ﭸﭹﭺﭻ
ﭼ
Geridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut'u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık.
آية رقم 136
ﭽﭾﭿ
ﮀ
Sonra diğerlerini yok etmiştik.
آية رقم 137
ﮁﮂﮃﮄ
ﮅ
Sabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz?
آية رقم 138
ﮆﮇﮈﮉ
ﮊ
Sabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz?
آية رقم 139
ﮋﮌﮍﮎ
ﮏ
Doğrusu Yunus da peygamberlerdendir.
آية رقم 140
ﮐﮑﮒﮓﮔ
ﮕ
Dolu bir gemiye kaçmıştı.
آية رقم 141
ﮖﮗﮘﮙ
ﮚ
Gemide olanlarla karşılıklı kura çekmişti de yenilenlerden olmuştu, bu sebeple denize atılmıştı.
آية رقم 142
ﮛﮜﮝﮞ
ﮟ
Kendini kınarken onu bir balık yutmuştu.
آية رقم 143
ﮠﮡﮢﮣﮤ
ﮥ
Eğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı.
آية رقم 144
ﮦﮧﮨﮩﮪﮫ
ﮬ
Eğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı.
آية رقم 145
ﮭﮮﮯﮰﮱ
ﯓ
Halsiz bir halde iken kendisini sahile çıkardık.
آية رقم 146
ﯔﯕﯖﯗﯘ
ﯙ
Onun için, geniş yapraklı bir bitki yetiştirdik.
آية رقم 147
ﯚﯛﯜﯝﯞﯟ
ﯠ
Onu, yüzbin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik.
آية رقم 148
ﯡﯢﯣﯤ
ﯥ
Sonunda ona inandılar, bunun üzerine Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
آية رقم 149
ﯦﯧﯨﯩﯪ
ﯫ
Putperestlere sor, kızlar senin Rabbinin de erkekler onların mı?
آية رقم 150
ﯬﯭﯮﯯﯰﯱ
ﯲ
Yoksa melekleri kız olarak yarattığımızda onlar hazır mı idiler?
آية رقم 151
ﯳﯴﯵﯶﯷ
ﯸ
Dikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.
آية رقم 152
ﯹﯺﯻﯼ
ﯽ
Dikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.
آية رقم 153
ﯾﯿﰀﰁ
ﰂ
Allah kızları, oğullara tercih mi etmiş?
آية رقم 154
ﭑﭒﭓﭔ
ﭕ
Ne oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz?
آية رقم 155
ﭖﭗ
ﭘ
Hiç düşünmez misiniz?
آية رقم 156
ﭙﭚﭛﭜ
ﭝ
Yoksa apaçık bir deliliniz mi var?
آية رقم 157
ﭞﭟﭠﭡﭢ
ﭣ
Doğru sözlülerden iseniz, kitabınızı getirin bakalım.
آية رقم 158
Allah'la cinler (melekler) arasında da bir soy bağı icadettiler. And olsun ki, cinler de, kendilerinin (bunu söyleyenlerin) hesap yerine götürüleceklerini bilirler.
آية رقم 159
ﭰﭱﭲﭳ
ﭴ
Allah onların vasıflandırmalarından münezzehtir.
آية رقم 160
ﭵﭶﭷﭸ
ﭹ
Allah'ın içten bağlı kulları bunların dışındadır.
آية رقم 161
ﭺﭻﭼ
ﭽ
Sizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.
آية رقم 162
ﭾﭿﮀﮁ
ﮂ
Sizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.
آية رقم 163
ﮃﮄﮅﮆﮇ
ﮈ
Sizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.
آية رقم 164
ﮉﮊﮋﮌﮍﮎ
ﮏ
Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."
آية رقم 165
ﮐﮑﮒ
ﮓ
Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."
آية رقم 166
ﮔﮕﮖ
ﮗ
Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."
آية رقم 167
ﮘﮙﮚ
ﮛ
Putperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.
آية رقم 168
ﮜﮝﮞﮟﮠﮡ
ﮢ
Putperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.
آية رقم 169
ﮣﮤﮥﮦ
ﮧ
Putperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.
آية رقم 170
ﮨﮩﮪﮫﮬ
ﮭ
Böyleyken O'nu inkar ettiler. Ama bileceklerdir.
آية رقم 171
ﮮﮯﮰﮱﯓ
ﯔ
And olsun ki, peygamber kullarımıza söz vermişizdir.
آية رقم 172
ﯕﯖﯗ
ﯘ
Onlar şüphesiz yardım göreceklerdir.
آية رقم 173
ﯙﯚﯛﯜ
ﯝ
Bizim ordumuz şüphesiz üstün gelecektir.
آية رقم 174
ﯞﯟﯠﯡ
ﯢ
Bir süreye kadar onlara aldırış etme.
آية رقم 175
ﯣﯤﯥ
ﯦ
Onlara inecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
آية رقم 176
ﯧﯨ
ﯩ
Azabımıza uğramakta acele mi ediyorlar?
آية رقم 177
ﯪﯫﯬﯭﯮﯯ
ﯰ
O azap, yurtlarına indiğinde, uyarılan fakat yola gelmeyenlerin sabahı ne kötü olur!
آية رقم 178
ﯱﯲﯳﯴ
ﯵ
Bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
آية رقم 179
ﯶﯷﯸ
ﯹ
İnecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
آية رقم 180
ﯺﯻﯼﯽﯾﯿ
ﰀ
Senin güçlü olan Rabbin, onların vasıflandırmalarından münezzehtir.
آية رقم 181
ﰁﰂﰃ
ﰄ
Ve selam, peygamberleredir.
آية رقم 182
ﰅﰆﰇﰈ
ﰉ
Hamd de Alemlerin Rabbi Allah'adır.
تقدم القراءة