ترجمة معاني سورة الصافات باللغة التركية من كتاب الترجمة التركية - شعبان بريتش

شعبان بريتش

الترجمة التركية - شعبان بريتش

شعبان بريتش

آية رقم 1
Andolsun saf saf dizilenlere.
آية رقم 12
Belki sen buna hayret ediyorsun, onlar da alay ediyorlar.
آية رقم 13
Onlara öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.
آية رقم 14
Bir ayet gördükleri zaman onunla alay ediyorlar.
آية رقم 17
Veya önceki atalarımız mı?
آية رقم 26
Hayır! Onlar, bugün artık teslim olmuşlardır.
آية رقم 29
Diğerleri de derler ki: Hayır! Siz iman eden kimseler değildiniz.
آية رقم 31
Artık Rabbimizin hakkımızdaki sözü gerçekleşti. Kesinlikle biz onu/azabı tadacağız.
آية رقم 32
Evet sizi saptırdık, çünkü biz de sapkın kimseler idik.
آية رقم 42
Meyveler (vardır) ve onlar ikrama layık olanlardır.
آية رقم 45
Etraflarında pınardan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.
آية رقم 46
Berrak bir kaynaktan, içenlere lezzet verir.
آية رقم 48
Yanlarında da, gözlerini sadece kendisine çevirmiş, güzel gözlü eşler.
آية رقم 50
İşte o zaman birbirlerine dönerek (dünyadaki hallerini) soracaklar:
آية رقم 52
Bana derdi ki: Sen gerçekten tasdik edenlerden misin?
آية رقم 54
(Cennet'e giren) Ona ne olduğunu görüyor musunuz? der.
آية رقم 56
Allah’a yemin ederim ki, sen neredeyse beni de helak edecektin! der.
آية رقم 57
Eğer Rabbimin nimeti olmasaydı, şimdi ben de (Cehennem'e) getirilenlerden olurdum, dedi.
آية رقم 58
Şimdi, artık biz ölmeyeceğiz değil mi?
آية رقم 61
Çalışıp amel edenler, böylesi için çalışsınlar.
آية رقم 65
Tomurcukları (ürünleri) sanki Şeytanlar'ın başları gibidir.
آية رقم 69
Onlar, babalarını, atalarını sapık kimseler olarak bulmuşlardı.
آية رقم 71
Andolsun ki, onlardan önce eski milletlerin çoğu dalalete düştü.
آية رقم 75
Şüphesiz Nuh bize seslenmişti de, doğrusu biz pek güzel icabet edenleriz!
آية رقم 78
Sonradan gelenler arasında (güzel bir) nam bıraktık.
آية رقم 84
Hani O, Rabbine (şirkten) selamette olan bir kalp ile gelmişti.
آية رقم 87
Alemlerin Rabbi hakkında ne düşünüyorsunuz ki (O'na şirk koştunuz)?
آية رقم 93
Sonra, üzerlerine gelip sağ eliyle (kuvvetle) vurdu.
آية رقم 94
Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.
آية رقم 95
İbrahim, onlara; (Ellerinizle) Yonttuğunuz şeylere mi ibadet ediyorsunuz? dedi.
آية رقم 96
Oysa sizi de yapmakta olduklarınızı da Allah yaratmıştır.
آية رقم 101
Biz de ona yumuşak huylu bir erkek çocuk müjdesi verdik.
آية رقم 103
Her ikisi de teslimiyet gösterip, İbrahim oğlunu alnı üzerine yatırdığı zaman...
آية رقم 107
Ona fidye/bedel olarak büyük bir kurbanlık (koç) vermiştik.
آية رقم 108
Sonradan gelenler arasında (güzel bir) nam bıraktık.
آية رقم 110
İşte iyileri böyle ödüllendiririz.
آية رقم 112
O’na salihlerden bir peygamber olacak İshak’ı müjdeledik.
آية رقم 115
O ikisini ve kavimlerini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.
آية رقم 116
Onlara yardım etmiştik de onlar galip gelmişlerdi.
آية رقم 117
O ikisine açıkça anlaşılan kitabı vermiştik.
آية رقم 118
Onlara dosdoğru olan yola hidayet ettik.
آية رقم 119
Sonradan gelenler arasında (güzel bir) nam bıraktık.
آية رقم 125
Yaratıcıların en iyisini bırakıp Ba’l (adlı puta) mi dua ediyorsunuz?
آية رقم 126
Sizin Rabbinizin de, daha önceki atalarınızın Rabbi de Allah’tır.
آية رقم 127
Onu yalanladılar, bundan dolayı gerçekten onlar, (azap için getirilip) hazır bulundurulacak olanlardır.
آية رقم 129
Sonradan gelenler arasında (güzel bir) nam bıraktık.
آية رقم 135
Sadece geride kalanlardan olan yaşlı bir kadın dışında.
آية رقم 136
Sonra da diğerlerini helak etmiştik.
آية رقم 137
Siz sabah vakti onların üstünden (yanından) muhakkak geçip gidiyorsunuz.
آية رقم 144
İnsanların tekrar diriltilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.
آية رقم 145
Ama biz onu bitkin (hasta) olduğu halde boş bir yere çıkardık.
آية رقم 146
Onun üzerine de (geniş yapraklı) bir bal kabağı bitkisi bitirdik.
آية رقم 148
Ona iman ettiler, biz de onlara bir süreye kadar geçimlik verdik.
آية رقم 150
Yoksa bizim melekleri dişi olarak yarattığımıza mı şahitlik ettiler?
آية رقم 152
“Allah'ın erkek bir çocuğu oldu” diyorlar. Gerçekten onlar yalancıdırlar.
آية رقم 155
Hiç düşünmüyor musunuz?
آية رقم 159
Allah, onların vasıflandırdıkları (sıfatlardan) münezzehtir.
آية رقم 162
Hiçbiriniz, (Allah'a karşı) başka kimseyi fitneye düşürüp yoldan çıkaramazsınız.
آية رقم 165
Şüphesiz biziz o saf saf dizilenler.
آية رقم 171
Andolsun ki, (peygamber) gönderilmiş kullarım için Bizim (onlara yardım) sözümüz geçmiştir.
آية رقم 175
Ve onlara (gelecek azabı) gözetleyedur. Onlar da yakında görecekler.
آية رقم 176
Azabımızı mı acele istiyorlar?
آية رقم 177
Fakat (azap) onların sahasına indiği zaman, uyarılıp korkutulanların sabahı pek de kötü olacak!
آية رقم 179
Ve onlara (gelecek azabı) gözetleyedur. Onlar da yakında görecekler.
آية رقم 180
İzzet/güç sahibi olan senin Rabbin, onların nitelendirmekte olduklarından münezzehtir.
تقدم القراءة