ترجمة معاني سورة الصافات باللغة التركية من كتاب الترجمة التركية - شعبان بريتش
شعبان بريتش
ﰡ
آية رقم 1
ﭑﭒ
ﭓ
Andolsun saf saf dizilenlere.
آية رقم 2
ﭔﭕ
ﭖ
Sürüp sevk edenlere.
آية رقم 3
ﭗﭘ
ﭙ
Zikir okumakta olanlara.
آية رقم 4
ﭚﭛﭜ
ﭝ
İlahınız tek birdir!
آية رقم 5
O, göklerin, yerin ve arasındakilerin Rabbidir. O, doğuların da Rabbidir.
آية رقم 6
ﭦﭧﭨﭩﭪﭫ
ﭬ
Biz, en yakın göğü yıldızlarla süsledik.
آية رقم 7
ﭭﭮﭯﭰﭱ
ﭲ
Her inatçı şeytandan koruyarak.
آية رقم 8
Onlar, artık mele-i a'la'ya kulak veremezler. Her taraftan kendilerine (ateş topları) atılır.
آية رقم 9
ﭽﭾﭿﮀﮁ
ﮂ
Uzaklaştırılarak... Onlar için devamlı bir azap vardır.
آية رقم 10
Ancak, tek bir söz kapan olursa, hemen onu delip geçen bir alev takip eder.
آية رقم 11
Şimdi onlara sor: Yaratılışça onlar mı daha çetin/zor yoksa bizim yarattıklarımız mı? Biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.
آية رقم 12
ﮙﮚﮛ
ﮜ
Belki sen buna hayret ediyorsun, onlar da alay ediyorlar.
آية رقم 13
ﮝﮞﮟﮠ
ﮡ
Onlara öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.
آية رقم 14
ﮢﮣﮤﮥ
ﮦ
Bir ayet gördükleri zaman onunla alay ediyorlar.
آية رقم 15
ﮧﮨﮩﮪﮫﮬ
ﮭ
Bu, apaçık bir sihirden başka bir şey değil! diyorlar.
آية رقم 16
Ölüp, toprak ve kemik olduğumuz zaman mı, biz yeniden diriltileceğiz?
آية رقم 17
ﯗﯘ
ﯙ
Veya önceki atalarımız mı?
آية رقم 18
ﯚﯛﯜﯝ
ﯞ
De ki: Evet! Hem de hor ve hakir olarak!
آية رقم 19
Çünkü o, korkunç bir sesten ibarettir. O zaman derhal bakıp, dururlar.
آية رقم 20
ﯧﯨﯩﯪﯫ
ﯬ
Eyvah bize, işte hesap günü!
آية رقم 21
İşte sizin yalanladığınız hüküm günü!
آية رقم 22
Zalimleri, onlara eşlik edenleri ve Allah'tan başka ibadet etmiş olduklarını toplayın.
آية رقم 23
Allah'tan başka (ibadet etmiş oldukları) onları Cehennem yoluna iletin!
آية رقم 24
ﰆﰇﰈﰉ
ﰊ
Durdurun onları! Çünkü hesaba çekilecekler.
آية رقم 25
ﭑﭒﭓﭔ
ﭕ
Size ne oldu da birbirinize yardım etmiyorsunuz?
آية رقم 26
ﭖﭗﭘﭙ
ﭚ
Hayır! Onlar, bugün artık teslim olmuşlardır.
آية رقم 27
ﭛﭜﭝﭞﭟ
ﭠ
Birbirlerine dönüp, sorarlar.
آية رقم 28
ﭡﭢﭣﭤﭥﭦ
ﭧ
Siz bize sağdan geliyordunuz, derler.
آية رقم 29
ﭨﭩﭪﭫﭬ
ﭭ
Diğerleri de derler ki: Hayır! Siz iman eden kimseler değildiniz.
آية رقم 30
Bizim sizin üzerinizde zorlayıcı bir gücümüz de yoktu. Fakat siz, zaten azgın bir toplum idiniz.
آية رقم 31
Artık Rabbimizin hakkımızdaki sözü gerçekleşti. Kesinlikle biz onu/azabı tadacağız.
آية رقم 32
ﮂﮃﮄﮅ
ﮆ
Evet sizi saptırdık, çünkü biz de sapkın kimseler idik.
آية رقم 33
ﮇﮈﮉﮊﮋ
ﮌ
Doğrusu onlar, o gün azapta müşterektirler.
آية رقم 34
ﮍﮎﮏﮐ
ﮑ
Biz, günahkârlara işte böyle yaparız.
آية رقم 35
Çünkü onlar, kendilerine: Allah’tan başka (hak) ilah yoktur, denildiği zaman büyüklenirlerdi.
آية رقم 36
ﮝﮞﮟﮠﮡﮢ
ﮣ
Bir mecnun şair için ilahlarımızı terk mi edeceğiz? derlerdi.
آية رقم 37
ﮤﮥﮦﮧﮨ
ﮩ
Hayır! O, hakkı getirdi ve peygamberleri doğruladı.
آية رقم 38
ﮪﮫﮬﮭ
ﮮ
Siz ise, o acı veren azabı tadacaksınız.
آية رقم 39
ﮯﮰﮱﯓﯔﯕ
ﯖ
Ancak yaptıklarınızın cezasını göreceksiniz.
آية رقم 40
ﯗﯘﯙﯚ
ﯛ
Ancak Allah’ın ihlaslı kulları hariç.
آية رقم 41
ﯜﯝﯞﯟ
ﯠ
Onlar için bilinen rızıklar vardır.
آية رقم 42
ﯡﯢﯣ
ﯤ
Meyveler (vardır) ve onlar ikrama layık olanlardır.
آية رقم 43
ﯥﯦﯧ
ﯨ
Nimet cennetlerinde.
آية رقم 44
ﯩﯪﯫ
ﯬ
Karşılıklı koltuklar üzerinde.
آية رقم 45
ﯭﯮﯯﯰﯱ
ﯲ
Etraflarında pınardan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.
آية رقم 46
ﯳﯴﯵ
ﯶ
Berrak bir kaynaktan, içenlere lezzet verir.
آية رقم 47
O, ne baş ağrısı/sersemliği verir, ne de ondan sarhoş olurlar.
آية رقم 48
ﯿﰀﰁﰂ
ﰃ
Yanlarında da, gözlerini sadece kendisine çevirmiş, güzel gözlü eşler.
آية رقم 49
ﰄﰅﰆ
ﰇ
Sanki onlar, saklı bir yumurta...
آية رقم 50
ﰈﰉﰊﰋﰌ
ﰍ
İşte o zaman birbirlerine dönerek (dünyadaki hallerini) soracaklar:
آية رقم 51
Onlardan biri: Benim bir yakın arkadaşım vardı, der.
آية رقم 52
ﭑﭒﭓﭔ
ﭕ
Bana derdi ki: Sen gerçekten tasdik edenlerden misin?
آية رقم 53
Ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra, biz hesap mı vereceğiz?
آية رقم 54
ﭞﭟﭠﭡ
ﭢ
(Cennet'e giren) Ona ne olduğunu görüyor musunuz? der.
آية رقم 55
ﭣﭤﭥﭦﭧ
ﭨ
Bir de bakar ki onun ateşin ortasında olduğunu görür.
آية رقم 56
ﭩﭪﭫﭬﭭ
ﭮ
Allah’a yemin ederim ki, sen neredeyse beni de helak edecektin! der.
آية رقم 57
ﭯﭰﭱﭲﭳﭴ
ﭵ
Eğer Rabbimin nimeti olmasaydı, şimdi ben de (Cehennem'e) getirilenlerden olurdum, dedi.
آية رقم 58
ﭶﭷﭸ
ﭹ
Şimdi, artık biz ölmeyeceğiz değil mi?
آية رقم 59
ﭺﭻﭼﭽﭾﭿ
ﮀ
İlk ölümümüzden başka. Biz, azaba da çarptırılmayacağız.
آية رقم 60
ﮁﮂﮃﮄﮅ
ﮆ
İşte bu, en büyük kurtuluştur.
آية رقم 61
ﮇﮈﮉﮊ
ﮋ
Çalışıp amel edenler, böylesi için çalışsınlar.
آية رقم 62
ﮌﮍﮎﮏﮐﮑ
ﮒ
Bu mu daha hayırlı nimet olarak, yoksa zakkum ağacı mı?
آية رقم 63
ﮓﮔﮕﮖ
ﮗ
Biz onu zalimler için bir fitne kıldık.
آية رقم 64
ﮘﮙﮚﮛﮜﮝ
ﮞ
O, Cehennem'in dibinden çıkan bir ağaçtır.
آية رقم 65
ﮟﮠﮡﮢ
ﮣ
Tomurcukları (ürünleri) sanki Şeytanlar'ın başları gibidir.
آية رقم 66
ﮤﮥﮦﮧﮨﮩ
ﮪ
İşte onlar, bundan yerler ve karınlarını onunla doldururlar.
آية رقم 67
Sonra onlar için, bunun üzerine kaynar bir içecek vardır.
آية رقم 68
ﯔﯕﯖﯗﯘ
ﯙ
Sonra da onların dönüşü yine ateşedir.
آية رقم 69
ﯚﯛﯜﯝ
ﯞ
Onlar, babalarını, atalarını sapık kimseler olarak bulmuşlardı.
آية رقم 70
ﯟﯠﯡﯢ
ﯣ
Onların izinde koşturmuşlardı.
آية رقم 71
ﯤﯥﯦﯧﯨ
ﯩ
Andolsun ki, onlardan önce eski milletlerin çoğu dalalete düştü.
آية رقم 72
ﯪﯫﯬﯭ
ﯮ
İçlerinden uyarıcılar gönderdik.
آية رقم 73
ﯯﯰﯱﯲﯳ
ﯴ
Uyarılanların sonu nasıl oldu bir bak!
آية رقم 74
ﯵﯶﯷﯸ
ﯹ
Allah’ın ihlaslı kullarının dışında...
آية رقم 75
ﯺﯻﯼﯽﯾ
ﯿ
Şüphesiz Nuh bize seslenmişti de, doğrusu biz pek güzel icabet edenleriz!
آية رقم 76
ﰀﰁﰂﰃﰄ
ﰅ
Onu ve ailesini, o büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
آية رقم 77
ﭑﭒﭓﭔ
ﭕ
Onun neslini baki kalanlar kıldık.
آية رقم 78
ﭖﭗﭘﭙ
ﭚ
Sonradan gelenler arasında (güzel bir) nam bıraktık.
آية رقم 79
ﭛﭜﭝﭞﭟ
ﭠ
Alemler içinde Nuh’a selam olsun!
آية رقم 80
ﭡﭢﭣﭤ
ﭥ
İşte biz iyileri böyle ödüllendiririz.
آية رقم 81
ﭦﭧﭨﭩ
ﭪ
Çünkü O, mü’min kullarımızdan idi.
آية رقم 82
ﭫﭬﭭ
ﭮ
Diğerlerini ise suda boğmuştuk.
آية رقم 83
ﭯﭰﭱﭲﭳ
ﭴ
Şüphesiz İbrahim de onun yolunda olanlardan idi.
آية رقم 84
ﭵﭶﭷﭸﭹ
ﭺ
Hani O, Rabbine (şirkten) selamette olan bir kalp ile gelmişti.
آية رقم 85
ﭻﭼﭽﭾﭿﮀ
ﮁ
Hani o, babasına ve kavmine demişti ki: Siz, nelere ibadet ediyorsunuz?
آية رقم 86
ﮂﮃﮄﮅﮆ
ﮇ
Allah’tan başka uydurma ilahlar mı istiyorsunuz?
آية رقم 87
ﮈﮉﮊﮋ
ﮌ
Alemlerin Rabbi hakkında ne düşünüyorsunuz ki (O'na şirk koştunuz)?
آية رقم 88
ﮍﮎﮏﮐ
ﮑ
İbrahim yıldızlara bir göz attı...
آية رقم 89
ﮒﮓﮔ
ﮕ
Ve “Ben hastayım.” dedi.
آية رقم 90
ﮖﮗﮘ
ﮙ
Arkalarını dönüp, gittiler.
آية رقم 91
ﮚﮛﮜﮝﮞﮟ
ﮠ
İbrahim, onların ilahlarıyla baş başa kaldı. Yemez misiniz? dedi.
آية رقم 92
ﮡﮢﮣﮤ
ﮥ
Size ne oldu da konuşmuyorsunuz?
آية رقم 93
ﮦﮧﮨﮩ
ﮪ
Sonra, üzerlerine gelip sağ eliyle (kuvvetle) vurdu.
آية رقم 94
ﮫﮬﮭ
ﮮ
Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.
آية رقم 95
ﮯﮰﮱﯓ
ﯔ
İbrahim, onlara; (Ellerinizle) Yonttuğunuz şeylere mi ibadet ediyorsunuz? dedi.
آية رقم 96
ﯕﯖﯗﯘ
ﯙ
Oysa sizi de yapmakta olduklarınızı da Allah yaratmıştır.
آية رقم 97
Onun için bir bina yapın, onu ateşin içine atın! dediler.
آية رقم 98
ﯢﯣﯤﯥﯦ
ﯧ
Ona tuzak kurmak istediler. Ama biz onları alçalttık.
آية رقم 99
ﯨﯩﯪﯫﯬﯭ
ﯮ
İbrahim dedi ki: Ben Rabbime gidiyorum. O bana doğru yolu gösterecek.
آية رقم 100
ﯯﯰﯱﯲﯳ
ﯴ
Rabbim, bana salihlerden bir evlat bağışla.
آية رقم 101
ﯵﯶﯷ
ﯸ
Biz de ona yumuşak huylu bir erkek çocuk müjdesi verdik.
آية رقم 102
Çocuk, onunla yürüyüp, dolaşacak bir yaşa gelince, ona dedi ki; Oğulcuğum, ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Bir bak, sen ne görüyorsun? Oğlu: Babacığım! Sana emrolunanı yap! dedi. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın!
آية رقم 103
ﭑﭒﭓﭔ
ﭕ
Her ikisi de teslimiyet gösterip, İbrahim oğlunu alnı üzerine yatırdığı zaman...
آية رقم 104
ﭖﭗﭘ
ﭙ
Ey İbrahim! diye seslendik.
آية رقم 105
Sen rüyanı gerçekten tasdik ettin. Biz, iyileri böyle mükafatlandırırız.
آية رقم 106
ﭣﭤﭥﭦﭧ
ﭨ
Bu, elbette apaçık bir imtihandı.
آية رقم 107
ﭩﭪﭫ
ﭬ
Ona fidye/bedel olarak büyük bir kurbanlık (koç) vermiştik.
آية رقم 108
ﭭﭮﭯﭰ
ﭱ
Sonradan gelenler arasında (güzel bir) nam bıraktık.
آية رقم 109
ﭲﭳﭴ
ﭵ
İbrahim’e selam olsun!
آية رقم 110
ﭶﭷﭸ
ﭹ
İşte iyileri böyle ödüllendiririz.
آية رقم 111
ﭺﭻﭼﭽ
ﭾ
Çünkü o, mü’min kullarımızdan idi.
آية رقم 112
ﭿﮀﮁﮂﮃ
ﮄ
O’na salihlerden bir peygamber olacak İshak’ı müjdeledik.
آية رقم 113
Onu da İshak’ı da mübarek kıldık. İkisinin soyundan iyi davranan da var, açıkça kendi nefsine zulmetmekte olan da.
آية رقم 114
ﮑﮒﮓﮔﮕ
ﮖ
Musa ve Harun’a da lütufda bulunmuştuk.
آية رقم 115
ﮗﮘﮙﮚﮛ
ﮜ
O ikisini ve kavimlerini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.
آية رقم 116
ﮝﮞﮟﮠ
ﮡ
Onlara yardım etmiştik de onlar galip gelmişlerdi.
آية رقم 117
ﮢﮣﮤ
ﮥ
O ikisine açıkça anlaşılan kitabı vermiştik.
آية رقم 118
ﮦﮧﮨ
ﮩ
Onlara dosdoğru olan yola hidayet ettik.
آية رقم 119
ﮪﮫﮬﮭ
ﮮ
Sonradan gelenler arasında (güzel bir) nam bıraktık.
آية رقم 120
ﮯﮰﮱﯓ
ﯔ
Musa ve Harun’a selam olsun!
آية رقم 121
ﯕﯖﯗﯘ
ﯙ
İşte iyileri böyle ödüllendiririz.
آية رقم 122
ﯚﯛﯜﯝ
ﯞ
Çünkü ikisi de mü’min kullarımızdan idi.
آية رقم 123
ﯟﯠﯡﯢ
ﯣ
İlyas da peygamberlerden idi.
آية رقم 124
ﯤﯥﯦﯧﯨ
ﯩ
Halkına şöyle demişti: Sakınmıyor musunuz?
آية رقم 125
ﯪﯫﯬﯭﯮ
ﯯ
Yaratıcıların en iyisini bırakıp Ba’l (adlı puta) mi dua ediyorsunuz?
آية رقم 126
ﯰﯱﯲﯳﯴ
ﯵ
Sizin Rabbinizin de, daha önceki atalarınızın Rabbi de Allah’tır.
آية رقم 127
ﭑﭒﭓ
ﭔ
Onu yalanladılar, bundan dolayı gerçekten onlar, (azap için getirilip) hazır bulundurulacak olanlardır.
آية رقم 128
ﭕﭖﭗﭘ
ﭙ
Allah’ın ihlaslı kulları başka.
آية رقم 129
ﭚﭛﭜﭝ
ﭞ
Sonradan gelenler arasında (güzel bir) nam bıraktık.
آية رقم 130
ﭟﭠﭡﭢ
ﭣ
İlyas’a selam olsun!
آية رقم 131
ﭤﭥﭦﭧ
ﭨ
İşte iyileri böyle ödüllendiririz.
آية رقم 132
ﭩﭪﭫﭬ
ﭭ
Çünkü o, mü’min kullarımızdan idi.
آية رقم 133
ﭮﭯﭰﭱ
ﭲ
Lût da elbette peygamber idi.
آية رقم 134
ﭳﭴﭵﭶ
ﭷ
Onu ve ailesini topluca kurtarmıştık.
آية رقم 135
ﭸﭹﭺﭻ
ﭼ
Sadece geride kalanlardan olan yaşlı bir kadın dışında.
آية رقم 136
ﭽﭾﭿ
ﮀ
Sonra da diğerlerini helak etmiştik.
آية رقم 137
ﮁﮂﮃﮄ
ﮅ
Siz sabah vakti onların üstünden (yanından) muhakkak geçip gidiyorsunuz.
آية رقم 138
ﮆﮇﮈﮉ
ﮊ
Ve akşam da, aklınızı kullanmıyor musunuz?
آية رقم 139
ﮋﮌﮍﮎ
ﮏ
Yunus da peygamberlerden idi.
آية رقم 140
ﮐﮑﮒﮓﮔ
ﮕ
Hani o, kaçıp, yüklü bir gemiye binmişti.
آية رقم 141
ﮖﮗﮘﮙ
ﮚ
Kura çekmişler ve kaybedenlerden olmuştu.
آية رقم 142
ﮛﮜﮝﮞ
ﮟ
O, kınanmış iken bir balık onu yuttu.
آية رقم 143
ﮠﮡﮢﮣﮤ
ﮥ
Eğer Allah’ı tesbih edenlerden olmasaydı.
آية رقم 144
ﮦﮧﮨﮩﮪﮫ
ﮬ
İnsanların tekrar diriltilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.
آية رقم 145
ﮭﮮﮯﮰﮱ
ﯓ
Ama biz onu bitkin (hasta) olduğu halde boş bir yere çıkardık.
آية رقم 146
ﯔﯕﯖﯗﯘ
ﯙ
Onun üzerine de (geniş yapraklı) bir bal kabağı bitkisi bitirdik.
آية رقم 147
ﯚﯛﯜﯝﯞﯟ
ﯠ
Sonra da onu yüz bin kişiye veya daha fazlasına göndermiştik.
آية رقم 148
ﯡﯢﯣﯤ
ﯥ
Ona iman ettiler, biz de onlara bir süreye kadar geçimlik verdik.
آية رقم 149
ﯦﯧﯨﯩﯪ
ﯫ
Onlara sor, kızlar Allah’ın da, oğlanlar onların mı?
آية رقم 150
ﯬﯭﯮﯯﯰﯱ
ﯲ
Yoksa bizim melekleri dişi olarak yarattığımıza mı şahitlik ettiler?
آية رقم 151
ﯳﯴﯵﯶﯷ
ﯸ
Bak, onlar nasıl da uydurarak,
آية رقم 152
ﯹﯺﯻﯼ
ﯽ
“Allah'ın erkek bir çocuğu oldu” diyorlar. Gerçekten onlar yalancıdırlar.
آية رقم 153
ﯾﯿﰀﰁ
ﰂ
Allah, kızları oğullara tercih mi etmiş?
آية رقم 154
ﭑﭒﭓﭔ
ﭕ
Size ne oluyor? Nasıl hüküm verebiliyorsunuz?
آية رقم 155
ﭖﭗ
ﭘ
Hiç düşünmüyor musunuz?
آية رقم 156
ﭙﭚﭛﭜ
ﭝ
Yoksa sizin çok açık bir deliliniz mi var?
آية رقم 157
ﭞﭟﭠﭡﭢ
ﭣ
Eğer doğru söylüyorsanız, haydi kitabınızı getirin.
آية رقم 158
Allah ile cinler arasında bir soy bağı icat ettiler. Cinler de elbette (hesaba) götürüleceklerini biliyorlar.
آية رقم 159
ﭰﭱﭲﭳ
ﭴ
Allah, onların vasıflandırdıkları (sıfatlardan) münezzehtir.
آية رقم 160
ﭵﭶﭷﭸ
ﭹ
Allah’ın ihlaslı kulları müstesna.
آية رقم 161
ﭺﭻﭼ
ﭽ
Siz ve ibadet ettikleriniz.
آية رقم 162
ﭾﭿﮀﮁ
ﮂ
Hiçbiriniz, (Allah'a karşı) başka kimseyi fitneye düşürüp yoldan çıkaramazsınız.
آية رقم 163
ﮃﮄﮅﮆﮇ
ﮈ
Cehenneme atılacaklardan başkasını…
آية رقم 164
ﮉﮊﮋﮌﮍﮎ
ﮏ
Biz (meleklerin) her birimizin belli bir makamı vardır.
آية رقم 165
ﮐﮑﮒ
ﮓ
Şüphesiz biziz o saf saf dizilenler.
آية رقم 166
ﮔﮕﮖ
ﮗ
Ve yine biz, tesbih edicileriz.
آية رقم 167
ﮘﮙﮚ
ﮛ
Onlar, şöyle diyorlardı:
آية رقم 168
ﮜﮝﮞﮟﮠﮡ
ﮢ
Öncekilerden yanımızda bir zikir/kitap olsaydı.
آية رقم 169
ﮣﮤﮥﮦ
ﮧ
Elbette Allah’ın ihlaslı kulları olurduk.
آية رقم 170
ﮨﮩﮪﮫﮬ
ﮭ
Şimdi ise O’na küfrettiler. Yakında bilecek onlar.
آية رقم 171
ﮮﮯﮰﮱﯓ
ﯔ
Andolsun ki, (peygamber) gönderilmiş kullarım için Bizim (onlara yardım) sözümüz geçmiştir.
آية رقم 172
ﯕﯖﯗ
ﯘ
Onlara mutlaka yardım edilecektir.
آية رقم 173
ﯙﯚﯛﯜ
ﯝ
Bizim ordularımız galip gelecektir.
آية رقم 174
ﯞﯟﯠﯡ
ﯢ
Öyleyse bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
آية رقم 175
ﯣﯤﯥ
ﯦ
Ve onlara (gelecek azabı) gözetleyedur. Onlar da yakında görecekler.
آية رقم 176
ﯧﯨ
ﯩ
Azabımızı mı acele istiyorlar?
آية رقم 177
ﯪﯫﯬﯭﯮﯯ
ﯰ
Fakat (azap) onların sahasına indiği zaman, uyarılıp korkutulanların sabahı pek de kötü olacak!
آية رقم 178
ﯱﯲﯳﯴ
ﯵ
Bir süreye kadar onlardan uzaklaş.
آية رقم 179
ﯶﯷﯸ
ﯹ
Ve onlara (gelecek azabı) gözetleyedur. Onlar da yakında görecekler.
آية رقم 180
ﯺﯻﯼﯽﯾﯿ
ﰀ
İzzet/güç sahibi olan senin Rabbin, onların nitelendirmekte olduklarından münezzehtir.
آية رقم 181
ﰁﰂﰃ
ﰄ
Selam elçilere!
آية رقم 182
ﰅﰆﰇﰈ
ﰉ
Hamd ise alemlerin Rabbi Allah’adır.
تقدم القراءة