ترجمة معاني سورة الصافات باللغة التركية من كتاب الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
فريق مركز رواد الترجمة بالتعاون مع موقع دار الإسلام
الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
فريق مركز رواد الترجمة بالتعاون مع موقع دار الإسلام
ﰡ
آية رقم 1
ﭑﭒ
ﭓ
Andolsun saf saf dizilenlere.
آية رقم 2
ﭔﭕ
ﭖ
Sürüp sevk edenlere.
آية رقم 3
ﭗﭘ
ﭙ
Zikri okuyanlara.
آية رقم 4
ﭚﭛﭜ
ﭝ
Sizin ilahınız tek bir ilahtır.
آية رقم 5
O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların Rabbidir. O, doğuların da Rabbidir.
آية رقم 6
ﭦﭧﭨﭩﭪﭫ
ﭬ
Biz, en yakın göğü yıldızlarla süsledik.
آية رقم 7
ﭭﭮﭯﭰﭱ
ﭲ
Ve onu (göğü) kovulmuş Şeytanlar'dan koruduk.
آية رقم 8
Onlar, artık mele-i a'la'ya (yüce topluluğa) kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar.
آية رقم 9
ﭽﭾﭿﮀﮁ
ﮂ
Kovularak uzaklaştırılmış (olurlar) ve onlar için elem dolu bir azap vardır.
آية رقم 10
Ancak bir (söz) çalıp kapan olursa onu da parlak bir ateş izler.
آية رقم 11
Şimdi onlara sor: “Yaratılış bakımından onlar mı daha zorlu, yoksa bizim yarattıklarımız mı?” Doğrusu biz onları, yapışkan bir çamurdan yarattık.
آية رقم 12
ﮙﮚﮛ
ﮜ
Hayır, sen şaşırdın kaldın; onlar ise alay edip duruyorlar.
آية رقم 13
ﮝﮞﮟﮠ
ﮡ
Kendilerine öğüt verildiğinde öğüt almazlar.
آية رقم 14
ﮢﮣﮤﮥ
ﮦ
Bir ayet (mucize) gördüklerinde alaya alırlar.
آية رقم 15
ﮧﮨﮩﮪﮫﮬ
ﮭ
"Bu, ancak apaçık bir büyüdür." derler.
آية رقم 16
"Öldüğümüz, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı gerçekten biz mi diriltileceğiz?
آية رقم 17
ﯗﯘ
ﯙ
“Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?”
آية رقم 18
ﯚﯛﯜﯝ
ﯞ
De ki: “Evet! Hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz).”
آية رقم 19
Çünkü o, korkunç bir sesten ibarettir. O zaman etrafa bakıp dururlar.
آية رقم 20
ﯧﯨﯩﯪﯫ
ﯬ
"Eyvah bize! İşte bu, hesap günüdür." derler.
آية رقم 21
“İşte bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm ve ayırım günüdür.” denilir.
آية رقم 22
Zalimleri, onların eşlerini ve tapmakta olduklarını toplayın.
آية رقم 23
Allah'tan başka (ibadet etmiş olduklarını) Cehennem yoluna iletin!
آية رقم 24
ﰆﰇﰈﰉ
ﰊ
Durdurun onları; çünkü onlar sorguya çekileceklerdir.
آية رقم 25
ﭑﭒﭓﭔ
ﭕ
Size ne oldu da birbirinize yardım etmiyorsunuz?
آية رقم 26
ﭖﭗﭘﭙ
ﭚ
Hayır! Onlar, bugün tamamen teslim olmuşlardır.
آية رقم 27
ﭛﭜﭝﭞﭟ
ﭠ
Birbirlerine dönüp sorarlar.
آية رقم 28
ﭡﭢﭣﭤﭥﭦ
ﭧ
"Siz, bize sağdan geliyordunuz." derler.
آية رقم 29
ﭨﭩﭪﭫﭬ
ﭭ
Diğerleri de derler ki: "Hayır! Siz iman eden kimseler değildiniz."
آية رقم 30
Bizim sizin üzerinizde zorlayıcı bir gücümüz yoktu. Fakat siz, zaten azgın bir toplum idiniz.
آية رقم 31
Artık Rabbimizin hakkımızdaki sözü gerçekleşti. Kesinlikle biz onu (azabı) tadacağız.
آية رقم 32
ﮂﮃﮄﮅ
ﮆ
Evet! Sizi saptırdık. Çünkü biz de sapkın kimseler idik.
آية رقم 33
ﮇﮈﮉﮊﮋ
ﮌ
Hiç şüphe yok ki, o gün onlar azapta ortaktırlar.
آية رقم 34
ﮍﮎﮏﮐ
ﮑ
Biz, günahkârlara işte böyle yaparız.
آية رقم 35
Çünkü onlar, kendilerine; "Allah’tan başka (hak) ilah yoktur." denildiği zaman büyüklenirlerdi.
آية رقم 36
ﮝﮞﮟﮠﮡﮢ
ﮣ
"Bir mecnun şair için ilahlarımızı terk mi edeceğiz?" derlerdi.
آية رقم 37
ﮤﮥﮦﮧﮨ
ﮩ
Hayır! O, hakkı getirdi ve peygamberleri doğruladı.
آية رقم 38
ﮪﮫﮬﮭ
ﮮ
Kuşkusuz siz acı azabı tadacaksınız.
آية رقم 39
ﮯﮰﮱﯓﯔﯕ
ﯖ
Siz ancak işlediklerinizin karşılığı ile cezalandırılırsınız.
آية رقم 40
ﯗﯘﯙﯚ
ﯛ
Ancak, Allah’ın ihlaslı kulları müstesna.
آية رقم 41
ﯜﯝﯞﯟ
ﯠ
Onlar için bilinen rızıklar vardır.
آية رقم 42
ﯡﯢﯣ
ﯤ
Çeşitli meyveler. Onlar ikram edilenlerdir.
آية رقم 43
ﯥﯦﯧ
ﯨ
Onlar, Nimet Cennetleri'ndedir.
آية رقم 44
ﯩﯪﯫ
ﯬ
Tahtlar üzerinde karşılıklı otururlar.
آية رقم 45
ﯭﯮﯯﯰﯱ
ﯲ
Etraflarında pınardan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.
آية رقم 46
ﯳﯴﯵ
ﯶ
Bembeyazdır, içenlere lezzet verir.
آية رقم 47
Onda ne baş dönmesi vardır, ne de ondan dolayı sarhoş olurlar.
آية رقم 48
ﯿﰀﰁﰂ
ﰃ
Yanlarında bakışlarını yalnız kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.
آية رقم 49
ﰄﰅﰆ
ﰇ
Sanki onlar örtülü yumurtalar gibi bembeyazdır.
آية رقم 50
ﰈﰉﰊﰋﰌ
ﰍ
Birbirlerine dönüp sorarlar.
آية رقم 51
İçlerinden biri; "Benim bir arkadaşım vardı." der.
آية رقم 52
ﭑﭒﭓﭔ
ﭕ
Bana derdi ki: "Sen gerçekten tasdik edenlerden misin?"
آية رقم 53
"Ölüp toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman yeniden mi diriltileceğiz?"
آية رقم 54
ﭞﭟﭠﭡ
ﭢ
(Cennet'e giren) Ona; "Ne olduğunu görüyor musunuz?" der.
آية رقم 55
ﭣﭤﭥﭦﭧ
ﭨ
Bakar ve onu cehennemin ortasında görür.
آية رقم 56
ﭩﭪﭫﭬﭭ
ﭮ
"Allah’a yemin ederim ki, sen neredeyse beni de helâk edecektin!" der.
آية رقم 57
ﭯﭰﭱﭲﭳﭴ
ﭵ
"Eğer Rabbimin nimeti olmasaydı, şimdi ben de (Cehennem'e) getirilenlerden olurdum."
آية رقم 58
ﭶﭷﭸ
ﭹ
"Şimdi, artık biz ölmeyeceğiz değil mi?"
آية رقم 59
ﭺﭻﭼﭽﭾﭿ
ﮀ
"Nasıl, ilk ölümümüzden başka ölmeyecek miymişiz?Bize azap edilmeyecek miymiş?"
آية رقم 60
ﮁﮂﮃﮄﮅ
ﮆ
İşte bu, en büyük kurtuluştur.
آية رقم 61
ﮇﮈﮉﮊ
ﮋ
Çalışıp amel edenler, böylesi için çalışsınlar.
آية رقم 62
ﮌﮍﮎﮏﮐﮑ
ﮒ
(Nimet olarak) Bu mu daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı?
آية رقم 63
ﮓﮔﮕﮖ
ﮗ
Biz onu zalimler için bir fitne kıldık.
آية رقم 64
ﮘﮙﮚﮛﮜﮝ
ﮞ
O, Cehennem'in dibinden çıkan bir ağaçtır.
آية رقم 65
ﮟﮠﮡﮢ
ﮣ
Tomurcukları (ürünleri) sanki Şeytanlar'ın başları gibidir.
آية رقم 66
ﮤﮥﮦﮧﮨﮩ
ﮪ
İşte onlar, bundan yerler ve karınlarını onunla doldururlar.
آية رقم 67
Sonra, onlar için üzerine kaynar su katılmış içki vardır.
آية رقم 68
ﯔﯕﯖﯗﯘ
ﯙ
Sonra da onların dönüşü yine Cehennem'edir.
آية رقم 69
ﯚﯛﯜﯝ
ﯞ
Onlar; babalarını, atalarını sapık kimseler olarak bulmuşlardı.
آية رقم 70
ﯟﯠﯡﯢ
ﯣ
Kendileri de onların izlerinden koşturuluyorlardı.
آية رقم 71
ﯤﯥﯦﯧﯨ
ﯩ
Andolsun ki, onlardan önce eski milletlerin çoğu dalâlete düştü.
آية رقم 72
ﯪﯫﯬﯭ
ﯮ
Andolsun ki, onlar arasında uyarıp, korkutanlar göndermiştik.
آية رقم 73
ﯯﯰﯱﯲﯳ
ﯴ
Uyarılanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!
آية رقم 74
ﯵﯶﯷﯸ
ﯹ
Allah’ın ihlaslı kulları müstesna.
آية رقم 75
ﯺﯻﯼﯽﯾ
ﯿ
Andolsun, Nuh bize seslenmişti de ne güzel icâbet etmiştik!
آية رقم 76
ﰀﰁﰂﰃﰄ
ﰅ
Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
آية رقم 77
ﭑﭒﭓﭔ
ﭕ
Yalnız onun soyunu sürekli kıldık.
آية رقم 78
ﭖﭗﭘﭙ
ﭚ
Sonradan gelenler arasında onun için (güzel bir) nam bıraktık.
آية رقم 79
ﭛﭜﭝﭞﭟ
ﭠ
Alemler içinde Nuh’a selam olsun!
آية رقم 80
ﭡﭢﭣﭤ
ﭥ
Biz, iyilik yapan ihsan sahiplerini işte böyle ödüllendiririz.
آية رقم 81
ﭦﭧﭨﭩ
ﭪ
Çünkü o, Mü’min kullarımızdan idi.
آية رقم 82
ﭫﭬﭭ
ﭮ
Sonra ötekilerini suda boğduk.
آية رقم 83
ﭯﭰﭱﭲﭳ
ﭴ
Şüphesiz İbrahim de onun yolunda olanlardan idi.
آية رقم 84
ﭵﭶﭷﭸﭹ
ﭺ
Hani O, Rabbine (şirkten) selamette olan bir kalp ile gelmişti.
آية رقم 85
ﭻﭼﭽﭾﭿﮀ
ﮁ
Hani o, babasına ve kavmine; “Neye ibadet ediyorsunuz?” demişti.
آية رقم 86
ﮂﮃﮄﮅﮆ
ﮇ
"Allah’tan başka uydurma ilahlar mı istiyorsunuz?"
آية رقم 87
ﮈﮉﮊﮋ
ﮌ
“Âlemlerin Rabbi hakkında zannınız nedir?”
آية رقم 88
ﮍﮎﮏﮐ
ﮑ
Derken yıldızlara bir göz attı.
آية رقم 89
ﮒﮓﮔ
ﮕ
“Ben hastayım.” dedi.
آية رقم 90
ﮖﮗﮘ
ﮙ
Arkalarını dönüp gittiler.
آية رقم 91
ﮚﮛﮜﮝﮞﮟ
ﮠ
Bunun üzerine gizlice onların ilahlarına varıp; “Yemek yemiyor musunuz?” dedi.
آية رقم 92
ﮡﮢﮣﮤ
ﮥ
"Size ne oldu da konuşmuyorsunuz?"
آية رقم 93
ﮦﮧﮨﮩ
ﮪ
Sonra üzerlerine gelip sağ eliyle (kuvvetle) vurdu.
آية رقم 94
ﮫﮬﮭ
ﮮ
Bunun üzerine hemen koşarak kendisine geldiler.
آية رقم 95
ﮯﮰﮱﯓ
ﯔ
İbrahim onlara: "Ellerinizle yonttuğunuz şeylere mi ibadet ediyorsunuz?" dedi.
آية رقم 96
ﯕﯖﯗﯘ
ﯙ
Oysa sizi de, yapmakta olduklarınızı da Allah yaratmıştır.
آية رقم 97
"Onun için bir bina yapın, onu alevli ateşin içine atın!" dediler.
آية رقم 98
ﯢﯣﯤﯥﯦ
ﯧ
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları en aşağılık kimseler kıldık.
آية رقم 99
ﯨﯩﯪﯫﯬﯭ
ﯮ
Dedi ki: "Ben Rabbime gideceğim. O, beni doğru yola iletecektir."
آية رقم 100
ﯯﯰﯱﯲﯳ
ﯴ
"Rabbim, bana salihlerden bir evlat bağışla."
آية رقم 101
ﯵﯶﯷ
ﯸ
Biz de ona yumuşak huylu bir erkek çocuk müjdeledik.
آية رقم 102
Ne zaman ki o babasının yanı sıra yürümeye başlayınca dedi ki: “Oğulcağızım, gerçekten ben rüyamda seni boğazladığımı görüyorum. Bak, artık sen ne düşünürsün?” Dedi ki: “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın.”
آية رقم 103
ﭑﭒﭓﭔ
ﭕ
Böylece her ikisi de (Allah’ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) alnı üstü yere yatırdı.
آية رقم 104
ﭖﭗﭘ
ﭙ
Biz ona: “Ey İbrahim!” diye seslendik.
آية رقم 105
Sen rüyanı gerçekten tasdik ettin. Biz, iyileri böyle mükâfatlandırırız.
آية رقم 106
ﭣﭤﭥﭦﭧ
ﭨ
Doğrusu bu, apaçık bir imtihandı.
آية رقم 107
ﭩﭪﭫ
ﭬ
Biz ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.
آية رقم 108
ﭭﭮﭯﭰ
ﭱ
Sonradan gelenler arasında onun için (güzel bir) nam bıraktık.
آية رقم 109
ﭲﭳﭴ
ﭵ
İbrahim’e selam olsun!
آية رقم 110
ﭶﭷﭸ
ﭹ
Biz, iyilik yapan ihsan sahiplerini işte böyle ödüllendiririz.
آية رقم 111
ﭺﭻﭼﭽ
ﭾ
Çünkü o, Mü’min kullarımızdan idi.
آية رقم 112
ﭿﮀﮁﮂﮃ
ﮄ
Biz ona, salihlerden bir peygamber olarak İshak'ı müjdeledik.
آية رقم 113
Onu ve İshak’ı mübarek kıldık. İkisinin soyundan iyi davranan da var, açıkça kendi nefsine zulmetmekte olan da.
آية رقم 114
ﮑﮒﮓﮔﮕ
ﮖ
Andolsun ki, biz Musa'ya ve Harun'a da lütufta bulunduk.
آية رقم 115
ﮗﮘﮙﮚﮛ
ﮜ
Onları ve kavimlerini, o büyük sıkıntıdan kurtardık.
آية رقم 116
ﮝﮞﮟﮠ
ﮡ
Onlara yardım ettik. Böylece üstün gelenler onlar oldular.
آية رقم 117
ﮢﮣﮤ
ﮥ
O ikisine apaçık olan kitabı verdik.
آية رقم 118
ﮦﮧﮨ
ﮩ
Her ikisini de doğru yola ilettik.
آية رقم 119
ﮪﮫﮬﮭ
ﮮ
Sonradan gelenler arasında o ikisi için (güzel bir) nam bıraktık.
آية رقم 120
ﮯﮰﮱﯓ
ﯔ
Musa ve Harun’a selam olsun!
آية رقم 121
ﯕﯖﯗﯘ
ﯙ
Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.
آية رقم 122
ﯚﯛﯜﯝ
ﯞ
Çünkü o ikisi, Mü’min kullarımızdan idi.
آية رقم 123
ﯟﯠﯡﯢ
ﯣ
Muhakkak İlyas da gönderilmiş rasullerdendi.
آية رقم 124
ﯤﯥﯦﯧﯨ
ﯩ
Halkına şöyle demişti: “Siz korkup sakınmaz mısınız?”
آية رقم 125
ﯪﯫﯬﯭﯮ
ﯯ
"Yaratıcıların en iyisini bırakıp Ba’l (adlı puta) mi ibadet ediyorsunuz?"
آية رقم 126
ﯰﯱﯲﯳﯴ
ﯵ
Sizin Rabbiniz de, geçmiş atalarınızın da Rabbi Allah'tır.
آية رقم 127
ﭑﭒﭓ
ﭔ
Onu yalanladılar, bundan dolayı gerçekten onlar, (azap için getirilip) hazır bulundurulacak olanlardır.
آية رقم 128
ﭕﭖﭗﭘ
ﭙ
Allah’ın ihlaslı kulları müstesna.
آية رقم 129
ﭚﭛﭜﭝ
ﭞ
Sonradan gelenler arasında (güzel bir) nam bıraktık.
آية رقم 130
ﭟﭠﭡﭢ
ﭣ
İlyas’a selam olsun!
آية رقم 131
ﭤﭥﭦﭧ
ﭨ
Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.
آية رقم 132
ﭩﭪﭫﭬ
ﭭ
Çünkü o, Mü’min kullarımızdan idi.
آية رقم 133
ﭮﭯﭰﭱ
ﭲ
Şüphesiz Lut da gönderilmiş rasullerdendir.
آية رقم 134
ﭳﭴﭵﭶ
ﭷ
Hani biz onu ve aile halkını birlikte kurtarmıştık.
آية رقم 135
ﭸﭹﭺﭻ
ﭼ
Ancak bir kocakarı müstesna. O, geride kalanlardan oldu.
آية رقم 136
ﭽﭾﭿ
ﮀ
Sonra diğerlerini helâk ettik.
آية رقم 137
ﮁﮂﮃﮄ
ﮅ
Siz, sabah vakti onların (diyarından) muhakkak geçip gidiyorsunuz.
آية رقم 138
ﮆﮇﮈﮉ
ﮊ
Ve geceleyin (de onlara uğruyorsunuz). Yine de akıllanmayacak mısınız?
آية رقم 139
ﮋﮌﮍﮎ
ﮏ
Muhakkak Yunus da gönderilmiş rasullerdendi.
آية رقم 140
ﮐﮑﮒﮓﮔ
ﮕ
Hani o, kaçıp yüklü bir gemiye binmişti.
آية رقم 141
ﮖﮗﮘﮙ
ﮚ
Kura çekmişler ve kaybedenlerden olmuştu.
آية رقم 142
ﮛﮜﮝﮞ
ﮟ
Derken onu balık yutmuştu, o kınanır bir davranışta bulunmuştu.
آية رقم 143
ﮠﮡﮢﮣﮤ
ﮥ
Eğer o gerçekten tesbih edenlerden olmasaydı,
آية رقم 144
ﮦﮧﮨﮩﮪﮫ
ﮬ
İnsanların tekrar diriltilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.
آية رقم 145
ﮭﮮﮯﮰﮱ
ﯓ
Biz de onu, hasta bir halde boş bir alana/sahile attık.
آية رقم 146
ﯔﯕﯖﯗﯘ
ﯙ
Üzerine kabak türünden (gölge yapması için) bir ağaç bitirdik.
آية رقم 147
ﯚﯛﯜﯝﯞﯟ
ﯠ
Sonra da onu, yüz bin kişiye hatta daha fazlasına gönderdik.
آية رقم 148
ﯡﯢﯣﯤ
ﯥ
Sonunda ona iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık.
آية رقم 149
ﯦﯧﯨﯩﯪ
ﯫ
Şimdi onlara sor: “Kız çocukları Rabbinin, erkek çocukları da kendilerinin midir?”
آية رقم 150
ﯬﯭﯮﯯﯰﯱ
ﯲ
Yoksa biz melekleri dişi olarak yarattık da onlar buna şahit mi oldular?
آية رقم 151
ﯳﯴﯵﯶﯷ
ﯸ
İyi bilin ki onlar iftiralarından dolayı derler ki:
آية رقم 152
ﯹﯺﯻﯼ
ﯽ
“Allah doğurdu.” (diyorlar) Şüphesiz onlar elbette yalancıdırlar.
آية رقم 153
ﯾﯿﰀﰁ
ﰂ
Allah kızları, oğullara tercih mi etmiş?
آية رقم 154
ﭑﭒﭓﭔ
ﭕ
Size ne oluyor? Nasıl hüküm veriyorsunuz?
آية رقم 155
ﭖﭗ
ﭘ
Düşünüp öğüt almaz mısınız?
آية رقم 156
ﭙﭚﭛﭜ
ﭝ
Yoksa sizin çok açık bir deliliniz mi var?
آية رقم 157
ﭞﭟﭠﭡﭢ
ﭣ
Eğer doğru söylüyorsanız, haydi kitabınızı getirin.
آية رقم 158
Onlar, kendisiyle (Allah ile) cinler arasında bir soy-bağı kurdular. Andolsun ki, melekler de (bunu söyleyenlerin) hesap yerine götürüleceklerini bilirler.
آية رقم 159
ﭰﭱﭲﭳ
ﭴ
Allah; onların yakıştırdıkları şeylerden münezzehtir.
آية رقم 160
ﭵﭶﭷﭸ
ﭹ
Allah’ın ihlaslı kulları müstesna.
آية رقم 161
ﭺﭻﭼ
ﭽ
Artık ne siz ne de ibadet ettikleriniz;
آية رقم 162
ﭾﭿﮀﮁ
ﮂ
O'na karşı hiç kimseyi fitneye düşüremezsiniz.
آية رقم 163
ﮃﮄﮅﮆﮇ
ﮈ
Ancak Cehennem'e girecek olanlar müstesna.
آية رقم 164
ﮉﮊﮋﮌﮍﮎ
ﮏ
(Melekler der ki:) “Bizden her birimiz için belli bir makam vardır.”
آية رقم 165
ﮐﮑﮒ
ﮓ
Muhakkak biz saf saf duranlarız.
آية رقم 166
ﮔﮕﮖ
ﮗ
Ve şüphesiz biz tesbih edenleriz.
آية رقم 167
ﮘﮙﮚ
ﮛ
Muhakkak onlar şöyle diyorlardı:
آية رقم 168
ﮜﮝﮞﮟﮠﮡ
ﮢ
“Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı.”
آية رقم 169
ﮣﮤﮥﮦ
ﮧ
“Gerçekten bizler de, Allah'ın muhlis olan kullarından olurduk.”
آية رقم 170
ﮨﮩﮪﮫﮬ
ﮭ
Fakat ona (iman etmeyip) kâfir oldular, ileride (küfürlerinin akıbetini) bilecekler.
آية رقم 171
ﮮﮯﮰﮱﯓ
ﯔ
Andolsun, peygamber olarak gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmişti:
آية رقم 172
ﯕﯖﯗ
ﯘ
“Onlara mutlaka yardım edilecektir.”
آية رقم 173
ﯙﯚﯛﯜ
ﯝ
Ve galip gelecek olanlar, mutlaka bizim ordumuzdur.
آية رقم 174
ﯞﯟﯠﯡ
ﯢ
Öyleyse sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
آية رقم 175
ﯣﯤﯥ
ﯦ
(Başlarına geleceğini) gözetle. Nitekim onlar da yakında görecekler.
آية رقم 176
ﯧﯨ
ﯩ
Yoksa azabımızın çabuk gelmesini mi istiyorlar?
آية رقم 177
ﯪﯫﯬﯭﯮﯯ
ﯰ
Fakat (azap) onların sahasına indiği zaman, uyarılıp korkutulanların sabahı pek de kötü olacak!
آية رقم 178
ﯱﯲﯳﯴ
ﯵ
Bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
آية رقم 179
ﯶﯷﯸ
ﯹ
Ve (başlarına geleceği) gözetle. Nitekim onlar da yakında görecekler.
آية رقم 180
ﯺﯻﯼﯽﯾﯿ
ﰀ
Üstünlük (izzet) sahibi Rabbin onların nitelemelerinden münezzehtir.
آية رقم 181
ﰁﰂﰃ
ﰄ
Gönderilmiş resûllere selam olsun.
آية رقم 182
ﰅﰆﰇﰈ
ﰉ
Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.
تقدم القراءة