ترجمة معاني سورة القمر باللغة التركية من كتاب الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة

فريق مركز رواد الترجمة بالتعاون مع موقع دار الإسلام

الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة

فريق مركز رواد الترجمة بالتعاون مع موقع دار الإسلام

آية رقم 2
Onlar, bir mucize görseler yüz çevirirler ve; “Süregelen bir sihirdir.” derler.
آية رقم 3
Yalanladılar ve kendi hevalarına uydular; hâlbuki her işin ulaşacağı bir yer vardır.
Onlardan önce Nuh kavmi de yalanladı. Kulumuzu yalanladılar da mecnun (cinlenmiş) dediler. Ve (Nuh, davetten vazgeçmeye) zorlandı.
آية رقم 10
O da Rabbine; “Ey Rabbim! Ben yenilgiye uğradım, yardım et!” diye dua etti.
آية رقم 11
Bunun üzerine biz de göğün kapılarını şiddetle boşanan sulara açtık.
آية رقم 14
İnkâr edilmiş olana (Nuh'a) bir mükâfat olmak üzere gemi, gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.
آية رقم 15
Andolsun, biz onu (tufan olayını) bir ibret olarak bıraktık. Var mı düşünüp öğüt alan?
آية رقم 16
(Bakın) benim azabım ve uyarılarım nasılmış?
آية رقم 17
Andolsun ki, Kur'an'ı öğüt alınması için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alan var mı?
آية رقم 18
Ad (kavmi) de yalanladı. İşte (bakın) benim azabım ve uyarılarım nasılmış?
آية رقم 20
İnsanları koparıp atıyordu. Sanki onlar kökünden kopmuş hurma kütükleri idiler.
آية رقم 21
(Bakın) benim azabım ve uyarılarım nasılmış?
آية رقم 22
Andolsun ki, Kur'an'ı öğüt alınması için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alan var mı?
آية رقم 23
Semûd kavmi de uyarıcıları yalanladı.
آية رقم 26
Yarın kimin kendini beğenmiş yalancı olduğunu bilecekler.
آية رقم 27
Gerçekten onları imtihan etmek için dişi deveyi gönderen biziz. Sen onları gözetle ve sabret.
آية رقم 29
Arkadaşlarını çağırdılar, o da (kılıcı) alıp, deveyi kesti.
آية رقم 30
(Bakın) benim azabım ve uyarılarım nasılmış?
آية رقم 31
Şüphesiz biz, onların üzerine tek bir korkunç ses gönderdik de onlar, ağıldaki (hayvanların çiğneyip ufaladıkları) kuru çöpler gibi oldular.
آية رقم 32
Andolsun ki, Kur'an'ı öğüt alınması için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alan var mı?
آية رقم 33
Lût’un kavmi de uyarıldıkları şeyi yalanladılar.
آية رقم 36
Lut, and olsun ki, onları Bizim yakalamamızla uyarmıştı, ama onlar uyarmaları şüphe ile karşıladılar.
Onlar Lût'un misafirlerini elde etmeye kalkıştılar. Hemen biz onların gözlerini silme kör ettik; "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).
آية رقم 38
Andolsun ki, bir sabah erkenden kalıcı bir azap üzerlerine çöküverdi.
آية رقم 40
Andolsun ki, Kur'an'ı öğüt alınması için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alan var mı?
آية رقم 42
Bütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de onları üstün ve güçlü olanın yakalamasıyla yakalayıverdik.
آية رقم 44
Yoksa onlar, “Biz yardımlaşan (güçlü) bir topluluğuz” mu diyorlar?
آية رقم 45
Yakında o topluluk yenilecek ve arkalarını dönerek kaçacaklardır.
آية رقم 46
Asıl onlara vaat olunan vakit kıyamettir ve o kıyamet daha büyük bela ve daha acıdır.
آية رقم 53
Ve küçük, büyük her şey satır satır yazılmıştır.
تقدم القراءة