ترجمة معاني سورة النازعات باللغة التركية من كتاب Diyanet Isleri - Turkish translation

Diyanet Isleri - Turkish translation

آية رقم 1

Naziat Suresi


Canları boğarcasına şiddetle çekip alanlara and olsun,
آية رقم 2

Canları kolaylıkla alanlara and olsun,
آية رقم 3

Yüzüp yüzüp gidenlere and olsun,
آية رقم 4

Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun
آية رقم 5

Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun
آية رقم 7

Peşinden bir diğeri gelir.
آية رقم 9

İnsanların gözleri yere döner.
آية رقم 14

Hepsi hemen bir düzlüğe dökülecektir.
آية رقم 19

"Rabbine giden yolu göstereyim ki O'na saygı duyup korkasın."
آية رقم 20

Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi.
آية رقم 21

Ama Firavun yalanladı ve baş kaldırdı.
آية رقم 23

Adamlarını toplayıp seslendi:
آية رقم 27

Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.
آية رقم 28

Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.
آية رقم 29

Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.
آية رقم 31

Suyunu ondan çıkarmış ve otlak yer meydana getirmiştir.
آية رقم 32

Dağları yerleştirmiştir.
آية رقم 33

Bunları sizin ve hayvanlarınızın geçinmesi için yapmıştır.
آية رقم 34

Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar.
آية رقم 35

Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar.
آية رقم 36

Cehennem her bakanın göreceği şekilde gösterilir.
آية رقم 37

İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.
آية رقم 38

İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.
آية رقم 39

İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.

Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.
آية رقم 41

Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.

Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar.
تقدم القراءة